| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
imre Süper Moderatör

Kayıt: 15 Nis 2008 Mesajlar: 1514 Konum: Ankara Hast: Ülseratif Kolit
|
Tarih: Pts May 19, 2008 7:48 am Mesaj konusu: 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI TARİHİ |
|
|
Bir "Atatürk Spor Günü" organize etmeye karar veren Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1935 yılı mayıs ayı içinde Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri ile birlikte düzenlediği bir toplantıda bu düşüncesini açıklamış ve bu spor gününe Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin de tüm kadroları ile katılmaları konusunda görüş birliğine varılmıştı.
Nevin Yurdsever Ateş
Mustafa Kemal'in Anadolu'ya ayak bastığı 19 Mayıs gününün ulusal bayram olarak kutlanmaya başlanmasının ilginç bir gelişim süreci olmuştur. Bu konudaki gelişmeleri Cumhuriyet gazetesi arşivinde yaptığımız bir çalışmayla ortaya koymaya çalıştık. Ancak salt Cumhuriyet'le yetinmeyerek, çalışmamızı yan kaynaklarla da destekledik.
BJK'nin Teklifi ile 1935 Kutlamaları
19 Mayıs'ın ulusal bayram olarak ilan edilmesine ilişkin ilk girişimin Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nden geldiğini saptamaktayız. Mustafa Kemal'e beslediği sevgi ve saygıyı dile getirebilmek amacıyla bir "Atatürk Spor Günü" organize etmeye karar veren Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1935 yılı mayıs ayı içinde Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri ile birlikte düzenlediği bir toplantıda bu düşüncesini açıklamış ve bu spor gününe Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin de tüm kadroları ile katılmaları konusunda görüş birliğine varılmıştı. Böylece "Gençlik ve Spor Bayramı", ilk defa 24 Mayıs 1935'te "Atatürk Günü" adı altında tasarlanmış oluyor ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın öncüsü olarak tarihe geçiyordu.
Bu önemli gelişmenin ardından, 1924 yılından beri yapılmakta olan "Spor Kongresi"nin 1935 yılı toplantısında, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kuruluşunda önemli katkıları olan Ahmet Fetgeri Bey, "Atatürk Günü"nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için, “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında her yıl yapılmasını teklif edecek, teklif oybirliği ile kabul edildikten sonra da Mustafa Kemal'e arz edilecektir.
1935'te gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin olarak 24 Mayıs 1935 tarihli Cumhuriyet'te "Atatürk Spor Günü" başlığı altında, törenin saat 10 buçukta Cumhuriyet Abidesi'ne çelenk konulmasıyla başlayacağı bildirilmekteydi. Aynı sütunda, programın öğleden sonraki bölümünde, kapılarını herkese parasız açacak olan Fenerbahçe Stadı'nda, Beşiktaş ve Güneş karmalarının yapacakları futbol maçını Adalet Bakanı Şükrü Saraç ve Bolu saylavının [milletvekili] da izleyecekleri belirtiliyordu. Aktarılan bilgilere göre, Fenerbahçe Stadı'nda farklı spor gösterileri de düzenlenecek, atletizmde birkaç rekor kırma denemesi gerçekleştirilecekti.
Cumhuriyet'in 25 Mayıs 1935 tarihli nüshasında "Atatürk Spor Bayramı Heyecanla Kutlandı" başlığı altında bir haber yer almaktadır. Haberde, Büyük Önder'e hürmetin candan gösterildiği, günün büyük bir bayram olarak kutlandığı, Türk sporculuğunun en heyecanlı günlerinden birini yaşadığı, ayrıca Avcılar Kurumu, Anadoluhisarı İdman Yurdu, Beykoz, Beşiktaş, İstanbulspor, Taksim Yeni Yıldız, Fenerbahçe, Beyoğluspor, Vefa, Güneş, Hilal, Altınordu, İstanbul Su Sporları, Süleymaniye ve Galatasaray'ın çelenkler koyduğu belirtiliyor ve törenin şehir bandosunun İstiklal Marşı ile son bulduğu kaydediliyordu.
Atatürk Spor Bayramı'nın tahmin edilenden fazla rağbet gördüğü söylenebilir. Öyle ki, İstanbul yakasından gelenler için posta vapurları yeterli olmadığından, Akay İdaresi pek çok özel vapur kaldırmıştı. Stadyumda 25 bin kişinin bulunduğu ifade ediliyordu. General Fahrettin Altay, General Halis ve General Salih, orta tribündeki seyirciler arasında yerlerini almış, resm-i geçitten sonra, işlerinin çokluğu nedeniyle törene katılamayan Tüzün [Adalet] Bakanı Şükrü Saraç'ın yerine yapılan konuşmanın ardından sözü alan Bolu Saylavı Abbas Güner'in konuşması bittikten sonra da, Türk sporcuları ant içmeye davet edilmişti.
1935'te Samsun'da yapılan kutlamaların da çok canlı ve coşkulu geçtiğini, Samsunluların bu günü en önemli bayramları olarak kutladıklarını görüyoruz. Ayrıca İzmir'de de19 Mayıs günü Halkevi'nde bir tören yapılmış ve Erkek Öğretmen Okulu Direktörü Bay Refet Tok bir söylev vererek, Mustafa Kemal'e derin saygılarını sunmuştu.
20 Mayıs 1935 tarihli Cumhuriyet, "Her Yerde Bayram" başlığı altında, Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 16. yıldönümü dolayısıyla memleketin her yanında büyük şenlikler yapıldığını aktarıyordu. Günün büyük önemi, halkevlerinde verilen söylevlerle halka anlatılmış ve bu günü canlandıran temsiller verilmişti. Günün her yerde bayram olarak kutlandığı haberi, bir sonraki gün de Cumhuriyet'in 3. sayfasında çıkmıştı.
1936 Kutlamaları
1936 yılı kutlamaları yaklaşırken, İstanbul'a gelen Mustafa Kemal'in vali ve kumandan tarafından karşılandığını9 öğreniyoruz. "Jimnastik Bayramı" başlığını taşıyan haberden, Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı 19 Mayıs günü şerefine, bu gün ortaokul, lise ve spor kulüplerinin katılımı ile bayram yapılacağını öğreniyoruz. Sabah 10'da okulların Cumhuriyet Abidesi'ne çelenk koyacakları ve oradan gidecekleri Taksim Stadı'nda 10:15'te jimnastik şenliklerinin başlayacağı anlatılıyor. Aynı haberde sabah 10:30'da İstanbul'daki spor kulüplerinin Cumhuriyet Abidesi'ne çelenk koyacakları, bunun ardından kulüpler arasında Taksim-İstinye yolunda 60 kilometrelik bisiklet yarışının yapılacağı, saat ikide Fenerbahçe-Galatasaray B takımları arasında Taksim Stadı'nda bir maç oynanacağı, saat 3'te Bebek'te yelken ve kürek yarışlarının gerçekleştirileceği, saat 4'te Karagümrük sahasında gayri federe kulüpler arasında resm-i geçidin ardından maç yapılacağı ve nihayet saat 5'te de Taksim Stadı'nda çeşitli ödüllerin sahiplerine dağıtılacağı belirtiliyor.
19 Mayıs 1936 tarihli Cumhuriyet'te şenlikler için ortaokul ve lise öğrencilerinin aylardan beri çalıştıkları, yapılan provaların iyi sonuçlar verdiği ve hava yağmurlu olsa bile şenliklerin ertelenmeyeceği ilan edilmekteydi. Ayrıca "Üniversitede Yapılacak Tören" başlığı altında Karadeniz Talebe Kurumu tarafından Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı günün bayram olarak kabul edilerek her yıl kutlanmasına karar verildiğinden bu gün saat 3'te üniversitenin konferans salonunda büyük bir tören yapılacağı, gece de Park Otel'de sabaha kadar sürecek bir eğlence düzenleneceği aktarılmaktaydı.
1937 Kutlamaları
18 Mayıs 1937 tarihli Cumhuriyet'te “19 Mayıs Bayramımız" başlığı altında jimnastik yapan bir grup öğrencinin resmini görüyoruz. 6. sayfada "Atatürk'ün Samsun'a Ayak Bastığı Gün-Yeni Bir Tarih Doğuracak Milli Bir Şafağın Temelini Kurdu" başlığı altında, ulusal mücadelenin başlangıcı nedeniyle kaleme alınan bir dizi yazısı yayımlanmaktadır. Aynı sayfanın ikinci sütunundaysa, "Türkiye'ye ve İnkılaplara Remz Olan Kutlu Tarih" başlığı altında, İstanbul'daki19 Mayıs kutlamalarına ilişkin program yer almaktadır.
İlk defa 1937 yılında 19 Mayıs kutlamalarının haber ve fotoğraflarının neredeyse bütün bir gazete sayfasını kapladığını görmekteyiz. "Bütün Türkiye19 Mayısı Kutluyor", "Millete Mal Edilen Gençlik Bayramı" başlıkları altında, Ankara'nın büyük bir tezahürata hazırlandığı, İstanbul'da da Taksim ve Fenerbahçe statlarında törenlerin sabah saat 9:50'de başlayacağı duyurulmaktadır.19 Mayıs 1937 tarihli gazetenin 3. sayfasında, Ankara'da ülkenin ilk heykelini yapan Avusturyalı heykeltıraş Kripel'in ulusal mücadelenin simgesi olan Samsun'daki heykeli ve özellikleri anlatılmakta, "Hem Nalına, Hem Mıhına" köşesinde de 19 Mayıs'ın milli bir bayram olmasının gerekliliğinden bahisle CHP'nin 19 Mayıs'ı jimnastik ve spor bayramı olarak kabul ettiği, fakat, millet ve memleket için bu kadar büyük önemi olan bir günün yalnız jimnastik ve spor bayramı olarak kalmaması gereği üzerinde durulmaktadır. 1937 yılı kutlamalarına ilişkin haber ve fotoğrafları gazetenin diğer sayfalarında da görebiliyoruz.
1938 Kutlamaları
1938 yılı törenleri, 19 Mayıs'ın milli bir bayram olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında kabul edilmesinden önceki son kutlamalardır ve ayrıca Mustafa Kemal'in de katıldığı son törenlerdir. 1938 kutlamalarına ait program, Cumhuriyet'in 3. sayfasında yayımlanmıştır. Gazetede yer alan haberlerden, Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak bastığı tarihi günün 20. yıldönümünün parlak bir biçimde kutlanması ile ilgili hazırlıkların bitmiş olduğunu, son olarak Ankara Şehir Stadı'nda genel bir prova yapılarak idman hareketlerinin tekrarlandığını ve provaların Maarif Vekili Saffet Arıkan tarafından bizzat izlendiğini öğreniyoruz. Bu haberler arasında, Dahiliye Vekili ve Parti Genel Sekreteri Şükrü Kaya'nın resm-i geçitten sonra, şehir stadında halka hitaben önemli bir konuşma yapacağı da duyurulmaktadır. Ayrıca haberlerde, kutlama provalarında maarif camiasına dahil bazı önemli şahsiyetlerle, beden müfettişlerinin de hazır bulunduğu ve kutlamaların geçmiş yıllardan daha da coşkulu olacağı vurgulanmaktadır.
Şükrü Kaya konuşmasında şunları dile getirecektir: Milletin istikbalini temin eden büyük bir günün yıldönümünü, gençlik ve spor bayramı olarak ebedileştirmenin manası da büyüktür. Bugünü gençlik ve spor bayramı yapmakla istiyoruz ki Türk gençliği, kendi bayramında, 19 Mayıs'ın büyüklüğünden, yüceliğinden ilham ve kuvvet alsın; istiyoruz ki yılmamazlık en büyük ümitsizlikten bile ümit yaratmak gibi yüksek vasıflardan örnek ve ibret alsın. Yayımlanan resmi programa göre, 1938 yılı kutlamaları İstanbul'da, Taksim, Fenerbahçe ve Beşiktaş statlarında şu şekilde yapılacaktı: 1- Bayrak çekme, nutuklar, geçit resmi; 2- Okulların jimnastik hareket ve gösterileri; 3- Spor hareket ve gösterileri. Tören 9:30'da İstiklal Marşı ile başlayacak, hükümeti Taksim'de vali, Fenerbahçe'de Kadıköy, Beşiktaş'ta da Beşiktaş kaymakamları temsil edecek ve birer konuşma yapacaklardı. Öğleden sonra ise, halkevlerinin düzenlediği spor şenlikleri yapılacaktı. Fatih Halkevi saat 14:30'da Karagümrük sahasında spor ve idman şenliklerini gerçekleştirecekti. Şehremini Halkevi, Kadıköy Halkevi ve Şişli Halkevi de ayrı ayrı programlar hazırlamıştı. Ayrıca Ankara Stadı'nda saat 14:00'te yapılacak töreni, Ankara ve İstanbul radyoları birlikte vereceklerdi.
20 Mayıs 1938 tarihli Cumhuriyet, “19 Mayıs Dün Bütün Yurtta Sonsuz Heyecanla Kutlandı" başlığı altında, İstanbul'daki kutlamalardan etraflıca söz etmiştir. Gazetede yer alan haberlerden, Taksim, Fenerbahçe ve Karagümrük statlarında ayrı ayrı törenler düzenlendiği, Ankara'da da 19 Mayıs Spor ve Gençlik Bayramının "muazzam olduğu kadar anlamlı coşkular" arasında kutlandığı anlaşılmaktadır. Haber şöyle devam etmektedir:
Mustafa Kemal'in yüz bin kadar vatandaşın akın ettiği şehir stadını teşrifleri ise var olan heyecanı en yüksek noktasına çıkardı. Sabahtan itibaren Ankara'daki tüm resmi ve özel daireler, apartmanlar, evler, dükkânlar, bütün taşıtlar kırmızı-beyaz kurdeleler, defne dalları ve bayraklarla donatılmış, büyük caddelere ve meydanlara tarihi günün büyüklüğünü gösteren levhalar asılmıştı. Ankara Stadı'ndaki gösteriye katılacak olan okullar ve spor kulüpleri 12:30'da Halkevi önünde toplandı. Zafer Abidesi'ne çelenk koyduktan sonra, saat 14:00'te başta Riyaset-i Cumhur Bandosu olduğu halde stadın şeref kulesi altındaki kapıdan yeşil sahaya giren öğrenciler ve sporcular; mızıka ve halkın katılım ile İstiklal Marşı'nı söylediler. Ardından Dahiliye Vekili ve Parti Genel Sekreteri Şükrü Kaya aynı anda radyo yayını ile de bütün yurda ulaşan önemli bir konuşma yapmıştır.
Şükrü Kaya da yaptığı konuşmada, ülkenin bu duruma nasıl geldiğini, milletçe nelerden geçildiğini, Mustafa Kemal'in önemini anlatmış, aynı zamanda 19 Mayıs'ın tüm millet için ne ifade ettiğini hatırlatarak şöyle devam etmiştir:
19 Mayıs, insanlık tarihinin uygarlık lehine olarak gidişatını değiştirdiği gündür. Onu takip eden 18 senenin her günü dünyanın gözü önüne serilmiş ve yayılmış olan eserleri, o devrim gününün ne büyük sonuçlar verdiğini göstermektedir. Ve sürekli bir biçimde gelecekte de göstermeye devam edecektir. Bu geleceğin en kuvvetli kefili, ey Türk gençleri, sizlersiniz. Onun içindir ki, Mustafa Kemal bu 19 Mayıs gününün Türk gençliğine ve Türk sporculuğuna tahsis edilmesini uygun buldular. Milletimiz de o günün hatırasını sizin bayramını olarak kutluyor. Milli bayramlarımız arasına girecek olan bugünü bundan böyle her yıl kutlayacağız.
Şeref tribününde önemli konuklar olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin Yugoslav hükümetinin Harbiye ve Bahriye Nazırı General Mariç konuklar arasındadır. Saat 15:30'da stada gelen Cumhurbaşkanı Atatürk'ü muhteşem insan topluluğu hep birden ayağa kalkarak sürekli alkışlarla karşılar. Haberden öğrendiğimize göre önce kız öğrenciler Ankara İsmet Paşa Kız Enstitüsü beden terbiyesi öğretmeni Neriman'ın, sonra erkek öğrenciler de Ankara Erkek Lisesi beden terbiyesi öğretmen Mahmud'un idaresinde başarılı hareketler yapmışlardır. Harp Okulu, Siyasal Bilgiler Okulu, Ziraat Enstitüsü ve Gazi Terbiye Enstitüsü öğrencileri de beden hareketleri ve muhtelif spor gösterileri sunmuşlar ve tören geç vakte kadar devam etmiştir. Mustafa Kemal de saat 16:30'da şehir stadından alkışlar arasında, otomobiliyle ayrılmış ve Başvekil Celal Bayar, Erkân-ı Harbiye Reisi Mareşal Fevzi Çakmak, Dahiliye Vekili ve Parti Genel Sekreteri Şükrü Kaya, Hariciye Vekili Dr. Aras'ın aralarında bulunduğu kalabalık bir insan topluluğu tarafından, Mersin'e gitmek üzere, hazır bulunan trene kadar geçirilmiştir.
20 Haziran 1938 tarihinde 346621 sayılı Kanun ile 19 Mayıs günü "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kabul edilmiştir. Ancak görüldüğü gibi bu tarihe gelinceye kadar da 19 Mayıs günü zaten kutlanmaktaydı. 1980 sonrasında çıkan 17.03.1981 tarih ve 2429 sayılı Kanun ile ulusal bayramlar yeniden tanımlandı. Bu kanun hükümlerine göre 19 Mayıs, "Atatürk'ü Anma ve Spor Bayramı" olarak adlandırıldı.
Nevin Yurdsever Ateş, Doç. Dr.,İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi _________________ (.Fırtına Ne Kadar Sert Eserse Essin Kayadan Alıp Götüreceği Sadece Tozudur .) |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Pts May 19, 2008 1:46 pm Mesaj konusu: Re: 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI TARİHİ |
|
|
19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN
 _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Pts May 19, 2008 1:59 pm Mesaj konusu: Re: 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI TARİHİ |
|
|
İlkeler(ebedi önderimizin deyişleri ile)...
Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.
Yaşamak demek, çalışmak demektir. Bir toplumun bir bölümü çalışırken diğer bölümü oturursa, o toplum felce uğrar.
Denilebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak.
Sanata önem vermeyen bir millet büyük felakete mahkumdur.
Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksun sa, tam bir hayata sahip olamaz.
Müzik yaşamın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.
Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.
Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Hükümetin iki amacı vardır: Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını sağlamaktır. Bu iki şeyi sağlayan hükümet iyi, sağlamayan kötüdür.
Elazığlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.
Milletimizin hedefi, milletimizin ideali bütün dünyada tam anlamı ile medeni bir sosyal toplum olmaktır. Bilirsiniz ki, dünyada her kavmin varlığı, kıymeti, hürriyet ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağı medeni eserlerle uyumludur.
Gençler ! Cesaretimizi artıran ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız.
Dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret sarfettim" diyemez.
Büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını bilimsel, ahlaki, sosyal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekçisi yapmak yoludur.
Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleri ile beraber yürümez ise ilerlemesine teknik olarak imkan ve bilimsel olarak ihtimal yoktur.
Bir insanın hakkı, diğer bir insan için vazife olur ve yine bir insanın vazifesi de diğer insanın hakkı demektir. Yani her insan aynı zamanda hem kendine ait birtakım haklara sahiptir, hem de başkalarına ait hakların kendine yüklediği birtakım vazifelere sahiptir.
Türk milleti daha dindar olmalıdır. Yani, bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum
Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam öyle inanıyorum.
Bizi yanlış yola sevk eden habisler, biliniz ki çok kere din perdesine bürünmüşlerdir.
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı dinsiz olmak sanıyorlar. Asıl dinsizlik onların bu düşüncesidir. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, Müslümanların dinsizlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, akılladır.
Bizim dinimiz en makul ve doğal bir dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur.
Bir dinin doğal olması için akla fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.
Tarih yazmak tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkumdur.
Egemenlik hiçbir sebep ve şekilde terk ve iade edilemez, emanet edilemez!
Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, istiklâlden yoksun bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık görülemez.
Bence bir millette şerefin, onurun, namusun ve insanlığın varolması ve devam etmesi mutlak o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür.
Demokrasi memleket aşkıdır.
Bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti sınırlarında kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki hüsrandır.
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde mevcudiyeti kabul edilemez.
Millete efendilik yoktur. Hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayatî kısımlarında bağımsızlık felç olmuştur.
Türk'ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir...
Türkiye halkı asırlardan beri hür ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı hayatın şartı kabul etmiş bir milletin kahraman evlatlarıdır. Bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
Bu memleket tarihte Türk'tü, şimdi de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
Ercan Zorlu Süper Moderatör

Kayıt: 28 Arl 2007 Mesajlar: 1698 Konum: MODA-KADIKÖY --İSTANBUL Hastalık:CROHN İlaç:NALTREXONE(LDN)
|
Tarih: Pts May 19, 2008 3:37 pm Mesaj konusu: |
|
|
HİÇ BİR ZAMAN HATIRINIZDAN ÇIKMASIN Kİ,CUMHURİYET SİZDEN
FİKRİ HÜR,VİCDANI HÜR,İRFANI HÜR NESİLLER İSTİYOR....
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK...
 _________________ "Low Dose Naltrexone (LDN) may well be the most important therapeutic breakthrough in over fifty years. It provides a new, safe and inexpensive method of medical treatment by mobilizing the natural defenses of one's own immune system.
........... " — David Gluck, MD
ÇEVİRİSİ.:...............
"Düşük Doz naltrekson (LDN) de en önemli tedavi atılım elli yıl içinde olabilir. Bu kişinin kendi bağışıklık sisteminin doğal savunma seferber ederek tıbbi tedavi, güvenli ve ucuz yeni bir yöntem sağlar.LDN önemli sağlık maliyetlerini azaltır ve hastalıkların geniş bir dizi tedavi artırır........
Naltroxene (LDN = Low Dose
Naltrexone)..(ETHYLEX -VIVITROL-DEPENDEX-NEMEKSİN=Muadili NALTREXONE)
OKUNUŞLARI:Naltrekson,Naltrexone,Naltreksone-LDN-LEDENE
http://www.barsakforum.com/naltrexone-tedavisi-crohn-da-vt58.html?highlight=naltroxen |
|
| Başa dön |
|
 |
imre Süper Moderatör

Kayıt: 15 Nis 2008 Mesajlar: 1514 Konum: Ankara Hast: Ülseratif Kolit
|
Tarih: Pts May 19, 2008 4:49 pm Mesaj konusu: Helal Sana Türküm Helal |
|
|
Helal sana türküm helal
Üç kıtada varsın hilal
Bu ne ilk ne son final
Helal sana türküm helal
Yürek, iman hep sendedir
Akıl, fikir hep sendedir
Saygı, sevgi hep sendedir
Helal sana türküm helal
Bak zorluklar yıpratamaz
Bak düşmanlar saldıramaz
Şu top, tüfek yıldıramaz
Helal sana türküm helal
Bayrak, sancak bize kutsal
İman, kuran bize kutsal
Vatan, millet bize kutsal
Helal sana türküm helal
(serdar sayıl) _________________ (.Fırtına Ne Kadar Sert Eserse Essin Kayadan Alıp Götüreceği Sadece Tozudur .) |
|
| Başa dön |
|
 |
imre Süper Moderatör

Kayıt: 15 Nis 2008 Mesajlar: 1514 Konum: Ankara Hast: Ülseratif Kolit
|
Tarih: Sal May 19, 2009 8:59 am Mesaj konusu: |
|
|
BİR KURTULUŞ DESTANI
Osmanlıydı bir zaman tarihler yazan,
Dört bir yana kök salmış, kükreyen aslan.
Asırlarca yaşadı, nesil geçti aradan,
Zayıfladı kuvvetçe, dediler "hasta adam".
Asiler çıktı, Osmanlıya başkaldıranlar,
Fitneyle parçaladı hain düşmanlar.
Küçüldü topraklar savaşlarda bir yandan,
Atmak istediler Türk'ü Anadolu'dan.
Bir inançla gürledi, yüce Türk milleti,
Önder seçti kendine Mustafa Kemal'i.
Millet birlik oldu, koştu düşman üstüne,
Nice canlar verildi, Maraş, Urfa, Antep'te.
Cephelerde Mehmetçiğin Allah sedası,
Temizlendi düşmandan güney, doğu, batısı.
Ay ve yıldız dalgalandı akan kanlar üstüne,
Ve ölümsüz marşımız doğdu Mehmet Âkif'le.
Büyük harpler yaşadı bu vatan, bu topraklar,
Yine de bir nebze susmadı gök kubbede ezanlar.
Büyük Ata önder oldu, açtı Millet Meclisi,
Daha sonra kuruldu Milletin İradesi.
Binlerce şehidiyle aldı, Türk milleti vatanı,
Tarihe şerefiyle yazıldı, bu "Kurtuluş Destanı".
Bu "Kurtuluş Destanı"dır kuşak boyu sürecek,
İlelebet, yok etmeye kimsenin gücü yetmeyecek
(19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN)
Erdoğan GÜNEŞ _________________ (.Fırtına Ne Kadar Sert Eserse Essin Kayadan Alıp Götüreceği Sadece Tozudur .) |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|