www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa www.barsakforum.com
İnflamatuvar Barsak Hastalıkları ve Biz

Barsakforum Radyo

Boğaziçi Üniversitesi Desteğiyle Radyomuz Yayında  
www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa

ibh - inflamatuvar barsak hastalığı ( ülseratif kolit crohn )    ibh da yaşam    ibh da kullanılan ilaçlar    ibh ve psikoloji    hastalık teşhis ve tedavi yöntemleri    şifalı bitkiler - takviye besinler ve diyet       kendimizi tanıtma tanışma hastalık hikayeleri

Anasayfa Forum Üye Listesi Profil Özel Mesajlar S.S.S Arama Giriş

Bağışıklık Sistemi

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> İbh - İnflamatuvar Barsak Hastalığı
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 11:33 am    Mesaj konusu: Bağışıklık Sistemi Alıntıyla Cevap Gönder


BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Hazırlayan: Dr.Özlem Aker

Bağışıklık sözcüğünün tıp terminolojisindeki karşılığı immunitedir. İmmunite, Latince “immunitas” sözcüğünden köken almaktadır. İmmunitas, bağımsız olmak, özgür olmak anlamlarına sahiptir. Bu kapsamda immunite de vücut için yabancı ve zararlı olan her şeyden arınabilme durumu olarak ifade edilebilir. Peki gerçekten de immunite bize böylesine güzel bir “özgürlük” vaat edebilir mi?

Yaşamımızı sürdürebilmemizin temel öğesi olan bağışıklık sistemimiz normal şartlarda kusursuz bir organizasyona sahiptir. Bu organizasyon, bağışıklık sisteminin vücuda yabancı ve zararlı olan her şeyi, gereği ölçüsünde, etkisiz hale getirmesini, buna karşılık vücudun kendinden olanı da korumasını sağlar. Bu doğal dengenin bozulduğu durumlarda rastladığımız hastalıklar spektrumu iki ucu keskin kılıç benzetmesiyle tanımlanabilir. Bağışıklık sisteminin azalmış yada etkisiz yanıtı, AİDS’TE (Kazanılmış İmmun Yetmezlik Sendromu) olduğu gibi ölüme dek uzanabilecek tablolara yol açarken uygunsuz yada aşırı yanıtı “otoimmunite” dediğimiz vücudun kendi öğelerini yabancıymış gibi algılayıp onları ortadan kaldırmaya yönelik süreçleri başlattığı çok çeşitli hastalıkları oluşturur. Kanserlerde de bağışıklık sisteminin fonksiyonel organizasyonunun bozulması söz konusudur.

Bağışıklık sisteminin fonksiyonel organizasyonu çeşitli aşamalardan oluşan bir takım oyununa benzer. İlk aşamada vücutta bağışıklık sisteminin tetiklenmesine yol açacak etkenle “karşılaşma” yer almaktadır. Bu aşamada vücudun doğal bariyerleri (deri, solunum sisteminin titrek tüylü hücreleri, vücudun farklı bölgelerindeki farklı pH değerleri, doğal flora bakterileri gibi) ilk savunma kalkanını oluştururlar. Buna rağmen etkisiz hale getirilemeyen etken, ikinci aşamada kendini tanıma potansiyeline sahip hücreler tarafından bağışıklık sisteminin daha özelleşmiş unsurlarına sunulur. Bu özelleşmiş unsurları, en genel anlamda, bağışıklık sisteminin hücresel ve salgısal bileşenleri olarak tanımlamak mümkündür ki, bu ana sınıflama pek çok farklı hücre tipini ve birbiriyle bağlantılı çok sayıda ve çok çeşitli biyolojik molekülü kapsamaktadır. İdeal yanıt, bağışıklık sisteminin yabancı etkeni etkisiz hale getirmesi ve bunu yaparken daha sonraki karşılaşmalar için bu etkeni tanıyacak bellek öğeleri oluşturup işlemi sonlandırmasıdır. Bu işlemin uygun şekilde sonlandırılmaması kansere yada otoimmuniteye uzanan tehlikeli bir yolculuğun tetikleyicisi olabilir.

Kimi özel durumlarda bağışıklık sisteminin halihazırda tehdit yaratan bir etken yokken de uyarılması ve bu olası etkene hazırlanması istenebilir. Bu amaçla yapılan uygulamalar, yani aşılar, bellek öğeleri oluşturarak gerçek etkenle karşılaşılması durumunda onu hızlı ve etkili bağışıklık yanıtıyla vücuda zarar vermeden ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. On sekizinci yüzyılın sonları, on dokuzuncu yüzyılın başları ilk aşı denemelerine sahne olmuş ve özellikle ünlü bilim adamı Pasteur’ün katkılarıyla hak ettiği önemi kazanan aşılama, koruyucu tıp etkinlikleri arasındaki öncü yerini almıştır. Günümüzde kimi aşıların immun sistemin fonksiyonel organizasyonunu bozarak orta ve uzun vadede çeşitli hastalıklara yol açabileceği savları mevcutsa da eldeki veriler bu konuda net yargılar oluşturmaya yetecek düzeyde değildir. Özellikle kızamık aşısı-otizm ilişkisi son 10 yılda ayrıntılı olarak sorgulanmış, geriye dönük araştırmalar bu iddiaları doğrulamamıştır.

Doğada yapım-yıkım (entropi- negentropi) arasındaki dinamik denge insan vücudu söz konusu olduğunda da geçerliliğini korumaktadır. Bağışıklık sistemi de bunu yansıtan bir ayna gibidir. Genetik alt yapımıza ek olarak ya da kimi durumlarda genetik alt yapımıza rağmen dengeli beslenme, düzenli uyku, bize uygun egzersizler, pozitif düşünce ve rahatlama teknikleri, stresle baş edebilme stratejileri, bağımlılık yapan zararlı maddelerden uzak durmak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla dengeyi olumlu yönde tetikleyebilmek büyük ölçüde elimizdedir. Yaşama gülümseyelim, o da bize gülümseyecektir!
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Ercan Zorlu
Süper Moderatör


Kayıt: 28 Arl 2007
Mesajlar: 1698
Konum: MODA-KADIKÖY --İSTANBUL Hastalık:CROHN İlaç:NALTREXONE(LDN)

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 2:20 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ELLERİNİZE SAĞLIK..
PAYLAŞIMIN PAYLAŞILANI MAKBULDUR...
_________________
"Low Dose Naltrexone (LDN) may well be the most important therapeutic breakthrough in over fifty years. It provides a new, safe and inexpensive method of medical treatment by mobilizing the natural defenses of one's own immune system.
........... " — David Gluck, MD
ÇEVİRİSİ.:...............
"Düşük Doz naltrekson (LDN) de en önemli tedavi atılım elli yıl içinde olabilir. Bu kişinin kendi bağışıklık sisteminin doğal savunma seferber ederek tıbbi tedavi, güvenli ve ucuz yeni bir yöntem sağlar.LDN önemli sağlık maliyetlerini azaltır ve hastalıkların geniş bir dizi tedavi artırır........

Naltroxene (LDN = Low Dose
Naltrexone)..(ETHYLEX -VIVITROL-DEPENDEX-NEMEKSİN=Muadili NALTREXONE)
OKUNUŞLARI:Naltrekson,Naltrexone,Naltreksone-LDN-LEDENE
http://www.barsakforum.com/naltrexone-tedavisi-crohn-da-vt58.html?highlight=naltroxen
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
İskender
Site Admin


Kayıt: 28 Arl 2007
Mesajlar: 834
Konum: İzmir-Karşıyaka-Mavişehir Hast: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 3:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Sayın Erdoz,
merak ettiğim bir konuda bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> İbh - İnflamatuvar Barsak Hastalığı Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


balon patlat
manisa yapı denetim
lol oyun
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu