www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa www.barsakforum.com
İnflamatuvar Barsak Hastalıkları ve Biz

Barsakforum Radyo

Boğaziçi Üniversitesi Desteğiyle Radyomuz Yayında  
www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa

ibh - inflamatuvar barsak hastalığı ( ülseratif kolit crohn )    ibh da yaşam    ibh da kullanılan ilaçlar    ibh ve psikoloji    hastalık teşhis ve tedavi yöntemleri    şifalı bitkiler - takviye besinler ve diyet       kendimizi tanıtma tanışma hastalık hikayeleri

Anasayfa Forum Üye Listesi Profil Özel Mesajlar S.S.S Arama Giriş

Çevre ve Doğa
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Bilim Güncesi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Pts Oca 07, 2008 3:34 pm    Mesaj konusu: Çevre ve Doğa Alıntıyla Cevap Gönder


İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığı

Dr. Paul R. Epstein'in The New England Journal of Medicine'de (NEJM) yayımlanan yazısı iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerinde doğal afetler yoluyla görünen etkilerinin yanında, daha uzun dönemli yavaş değişikliklerden kaynaklanan, hastalık yapıcı mikroorganizmaların yayılması dolayısıyla da etkide bulunduğunu ortaya koymaktadır.

İklim değişikliğinin gözle görünen zararları arasında, 2003 yılında Avrupa'da on binlerce insanı öldüren, orman yangınlarına ve ekinlerin kurumasına sebep olan, Alp dağlarındaki buzul tabakasının %10'unu eriten sıcak hava dalgası ile ısınan Meksika Körfezi'nden kuvvet alıp kıyı yerleşimlerini yerle bir eden Katrina kasırgası (2005'te) sayılabilir. 2001 yılında toplanan Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli, büyük ölçüde ormansızlaşma ve ısıyı tutan karbondioksit gibi gazları üreten fosil yakıtların kullanılması yoluyla, insanların bu değişiklikte önemli rol oynadıklarına karar vermiştir.

2001 yılından beri, atmosferin ısınması ve karbondioksit birikmesi, kutuplarda ve Alpler'de buzulların erimesi, birkaç yıl önce hiç ihtimal verilmeyen bir hızla artmıştır. Ayrıca, kutup rüzgarlarının hızı artmakta, okyanusun derinlikleri ısınmakta ve atmosferin alt katmanlarının ısınması ozon tabakasının kendini yenilemesini geciktirmektedir. Üstelik, Grönland'da matkapla delinerek incelenen buzul tabakaları iklimin büyük bir hızla değişebileceğini göstermiştir. İklim değişikliği dünyada biyolojik değişikliklere yol açmaktadır.

Yazara göre, daha yavaş seyreden iklim değişiklikleri de insan sağlığına zarar verebilmektedir. Son yirmi yılda ABD'de, iklime dayalı faktörlerin de etkisiyle astım vakaları dört katına çıkmıştır. Karayip adalarında yaşayanların da solunum yolu rahatsızlıkları artmıştır. Yükselen karbondioksit düzeyi ve atmosferik ısınma bitki polenlerinde ve toprak mantarlarında artışa neden olmakta ve oluşan partiküller aeroallerjenler şeklinde akciğer alveollerinin içine girmekte, bağışıklık sistemini de etkilemektedir.

Dr. Epstein ayrıca son otuz yılda biyolojik çeşitlilikte meydana gelen değişikliklerle, zararlı ve patojenleri kontrol altında tutan, avcı ve av hayvanları dengesinin değişime uğradığını saptamaktadır. Isınmayla birlikte mikropların yayılma alanı da genişlemektedir. Örneğin, İsveç'te kışların daha ılıman geçmeye başlamasıyla hastalık taşıyan kenelerin kuzeye doğru yayıldığı, ABD ve Kanada'da da benzer bir değişikliğin olabileceği saptanmıştır. Birçok hastalığın taşıyıcısı olan sivrisineklerin üremesi ısı artışlarına karşı çok hassastır. ABD'nin güney batısında avcı hayvan nüfusunu azaltan, altı yıl süren kuraklıktan sonra 1993 yılında erken gelen şiddetli yağmurlar kemirgenlerin besini olan bol miktarda çam ağacı meyvesi ve çekirge ortaya çıkarmış, sonuçta artış gösteren beyaz ayaklı fare popülasyonu Amerika kıtasında hantavirüse bağlı hantapülmoner sendromda artışa neden olmuştur.

1999'da New York şehrinde ortaya çıkan Batı Nil virüsünün ise, kuşları ısıran Culex pipens sivrisineğinin kuraklık dolayısıyla ortaya çıkan sığ sularda üremesine bağlı olduğu düşünülmektedir. Sıcak ve kurak 2002 yazında tüm ülkeyi kat eden hantavirüs 230 hayvan ve 138 kuş çeşidini enfekte etmiştir. Aşırı nem ve seller de, 1993'te Missisipi nehri taşkınlarında olduğu gibi, hastalıklara yol açan virüs ve toksinleri ortaya çıkarmaktadır. Mercan kayalıklarının yine ısınma dolayısıyla "beyazlanması" ise hem burada barınan balıkların, hem de çeşitli ilaçlara hammadde oluşturabilecek türlerin yok olması dolayısıyla insan sağlığını tehdit etmektedir.

Sonuç olarak yazara göre, iklim değişikliklerinin biyolojik etkilerini hafife alıyor olabiliriz. Geç kalmadan alınması gereken önlem ise fosil yakıtların üretim ve tüketimini durdurmaktır. Ancak, söz konusu temiz-enerjiye geçiş, yani yenilenebilir enerji kaynakları, enerji bakımından etkin teknolojiler, "yeşil binalar" ve yaygınlaştırılmış toplu taşıma sistemleri 21. yüzyılda ekonominin büyümesi için itici bir güç sağlayabilir.

Kaynak: Paul R. Epstein, The New England Journal of Medicine, cilt 353, sayı 14, 6 Ekim 2005, s. 1433-1436.


En son e r D o z tarafından Cum Nis 30, 2010 9:49 am tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 8:58 am    Mesaj konusu: En çok çocuklar etkileniyor Alıntıyla Cevap Gönder

En çok çocuklar etkileniyor

BM Çocuk Fonu (UNICEF) iklim değişikliğinden en çok çocukların etkilendiğini açıkladı. Dünyada her yıl 5 yaşından küçük 3 milyon çocuğun kötü çevre koşullarının getirdiği hastalıklardan öldüğü vurgulandı. İklim değişikliğinden en çok çocuklar etkileniyor UNICEF Başkan Yardımcısı Hilde Johnson, BM'de bir basın toplantısı düzenleyerek ''İklim Değişikliği ve Çocuklar'' başlıklı raporu gazetecilere tanıttı. Johnson, ''çocuklar iklim değişikliğinin kötü sonuçlarını sağlıklarını, gelişimlerini ve hayatlarını kaybederek ödüyorlar'' dedi.

Dünyada her yıl 5 yaşından küçük 3 milyon çocuğun kötü çevre koşullarının getirdiği hastalıklardan öldüğünü vurgulayan Johnson, bu hastalıkların başında ishal, solunum yolları enfeksiyonları ve sıtmanın geldiğini belirterek, raporun, iklim değişikliğiyle birlikte bu hastalıklarda artış olacağını öngördüğünü belirtti.

UNICEF'in asıl hedefi olan çocukların sağlıklarını, gelişimlerini destekleme ve eğitimlerini sağlamanın, iklim değişikliğinin durdurulması konusuyla yakından ilişkili olduğunu belirten Johnson, ''çevreyi korumak için atılan her adım, çocukların temel haklarını da koruyacak'' diye konuştu.
Raporun, UNICEF tarafından hazırlanmasına destek veren Yunanistan'ın İnsan Güvenliği Ağı özel koordinatörü Panayotis Goumas da basın toplantısında yaptığı konuşmada, Yunanistan'ın 13 ülkeden oluşan ''İnsan Güvenliği Ağı (Human Security Network)'' isimli grubun dönem başkanlığını yürüttüğünü, iklim değişikliği konusunda dünyada bilinç oluşturmaya öncelik verdiklerini belirtti.

Goumas, ''iklim değişikliği hemen burada, yanıbaşımızda, en başta çocuklar olmak üzere herkesi etkiliyor, o yüzden derhal harekete geçmek gerek'' dedi.

UNICEF'in ''İklim Değişikliği ve Çocuklar'' raporu dünyadaki çocukların ve gençlerin iklim değişikliği konusundaki endişelerini gözler önüne seriyor.
Raporda, küresel ısınmanın çocuklar açısından özellikle ''beslenme sıkıntısı, ormanların yok olması, enerji altyapısının kaybı, doğal afetlerin sıklaşması, hastalıkların artışı ve su kıtlığı'' gibi yarattığı tehlikelerden ve çözüm yollarından söz ediliyor.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:00 am    Mesaj konusu: Çevre Kirliliği ve İnsan Sağlığı Alıntıyla Cevap Gönder

Çevre Kirliliği ve İnsan Sağlığı

Çevre; insan veya başka bir canlının yaşamı boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını, insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir.

Doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen çevre sorunlarına "Çevre Kirliliği" adı verilmektedir.

İnsanlar, toplumsal yaşam ilişkiler içerisinde doğal kaynaklan kullanarak, teknoloji geliştirerek, ekonomik faaliyetlerde bulunurlar. Bu faaliyetlerin gelişimi ile insanlar kendilerine yapay çevreyi oluştururlar. Toplumlar, yapay çevre içindeki yaşam koşullarını geliştirirken doğa ile sürekli bir ilişki içindedir. İnsan ve doğa arasındaki bu ilişki, ekolojik sistemin bir parçasıdır. İnsanoğlu'nun yeryüzünde yaşamaya ve kendisine ait yapay çevre oluşturmaya başlamasından bu yana insan ve doğa arasındaki denge, insan aleyhine devamlı olarak bozulmuştur. Özellikle son yıllarda ekolojik dengeyi süratle bozarak çevre sorunları yaratan insan, bu sorunların kendisine dönmesi ve sağlığını olumsuz yönde etkilemesi üzerine çevre bilincine varabilmiş ve bu kavramı kabul etmiştir.

İskender yazmış:
Ekolojik dengeyi bozan o kadar çok neden var ki. Ben bunlardan bir kaç tanesinden bahsedeceğim.

Günümüzde kükürt oranı yüksek, düşük kalorili kömürlerin yakılması, insanların yalnış yakma teknikleri uygulamaları önemli bir etken. Bu durumu ısınmadan kaynaklanan hava kirlişliği olarak belirleyebiliriz. Yıllar önce Gittiğim Zonguldakta bu durumu gözlemlemiştim.

Diğer bir konu ise sanayileşmeyle ilgili. Arkadaşlar bilindiği üzere sanayileşme ve endüstrinin hızla yaygınlaşması gelişmiş toplumlarda hava kirliliğini artırmıştır. Gerekli tedbirler alınmadan işletilen fabrikalar, maliyeti yüksek olduğu için filtrelenmeye bacalar ve kurulmayan arıtma tesisleri, uygun olmayan teknoloji, vasıfsız ve kükürtlü yakıtların kullanılması hava kirliliğine enken olaylardır.

Bunlara ek olarak artan motorlu taşıtlarıda koyabiliriz. Taşıtlardan çıkan egzoz gazları hava kirliliğine sebep olmaktadır.

Bütün bu olumsuzlukların yanında ormanların tahrip olması, orman yangınları ve insanların bilinçsizce davranıp ağaçları kesmesi atmosferdeki oksijen oranını düşürmüştür. Sanayileşmenin de verdiği ağır tahribatla dünyanın dengesi bozulmuştur.

Bütün bu olumsuzlukları en az hasarla atlatabilmemiz için bilinçlenmeli, çevreye karşı duyarlı ve saygılı olmalıyız.

Son olarak; eğitimin olmazsa olmaz olduğunu söylüyorum. Eğitim şart.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:03 am    Mesaj konusu: Kıyamet günü için tohum deposu açıldı Alıntıyla Cevap Gönder



Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:06 am    Mesaj konusu: Temiz Bir Çevre, Yaşanalır bir dünya için Alıntıyla Cevap Gönder


şirine yazmış:
Sn Erdoz böyle bir noktaya değindiğiniz için çok teşekkürler.

Bu posteri okurken aklıma gelen şey bizlerin kızartmaları yiyemediği(yememesi gerektiği :lol: ) aklıma geldi. Bu şekilde pişirilen besinleri tüketmediğimiz için bir nebze olsun doğayı daha az kirlettiğimiz için kendi adıma sevindim. :D


Ercan Zorlu yazmış:
Sular idareleri bizden atık vergilerini fazla alacakmış... :P

Alıntı:
Bu şekilde pişirilen besinleri tüketmediğimiz için bir nebze olsun doğayı daha az kirlettiğimiz için kendi adıma sevindim.


Doğayı kirletmediğimiz için diyorsun ama en çok siz kirletiyorsunuz diyorlar... :lol: :lol: :lol:

BU ARADA ERDOZ ELLERİNE YÜREĞİNE SAĞLIK GÜZEL YERE PARMAK BASTIN ..Bakma benim arada sulandırmalarıma..

şirine yazmış:
Ben 2,5 yıldır remisyondayım :lol: ve sürekli kabızlık sorunu yaşıyorum :lol:
Bu açıklamadan sonra sular idaresinin benden fazla vergi almak isteyeceğini sanmıyorum :lol:
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:23 am    Mesaj konusu: Earth Hour Eylemi: Küresel ısınmaya karşı 1 saat karanlık... Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Cmt 29 Mar 2008, 10:12 Mesaj konusu: Earth Hour Eylemi: Küresel ısınmaya karşı 1 saat karanlık...

Earth Hour Eylemi: Küresel ısınmaya karşı 1 saat karanlık...



29 Mart 2008, Cumartesi saat 20.00'da, tüm dünya ile birlikte sadece
bir saat ışıklarınızı söndürün, iklim değişikliği üzerindeki etkinizi gösterin!


Küresel iklim değişikliğine dikkat çekmek için yarın dünya çapında gerçekleştirilecek
eyleme, Türkiye'den de kurum ve kuruluşlar ışıklarını kapatarak destek verecek.


Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Ofisi Basın Sorumlusu Sezen Gülşen,
geçen yıl da tüm dünyada gerçekleştirilen "Earth Hour (Dünya Saati)" adlı eylemle
küresel iklim değişikliği konusunda etki yaratılabileceğini ortaya koymaya çalıştıklarını ifade etti.

Eyleme,özellikle 27 büyük şehirden önemli destek verilmesinin beklendiğini belirten Gülşen,
Türkiye'den de birçok kurum ve kuruluşun "Earth Hour"a katılarak ışıklarını 1 saat kapatacağını kaydetti.

Destek veren kuruluş adlarının vakfın internet sitesinde yayınlanacağını bildiren Gülşen,
29 Mart 2008, Cumartesi saat 20.00'de başlayıp bir saat sürecek eyleme katılmak isteyen
herkese "elektrikli aletlerinizi ve ışıklarınızı kapatın" çağrısında bulundu.

Destek vermek ve daha fazla bilgi almak için :
Earth Hour : http://www.earthhour.org/user/Mz9O
WWF : http://www.wwf.org/
WWF-Turkiye : http://www.wwf.org.tr/
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:27 am    Mesaj konusu: Manisalı çiftçilerden eylem Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Cum 26 Eyl 2008, 10:11 Mesaj konusu: Manisalı çiftçilerden eylem

Manisalı çiftçilerden eylem,

Manisalı bir grup çiftçi, köylerine çöp alanı yapılmasını Meclis önünde yaptıkları eylemle protesto etti.

Manisa'nın Saruhanlı ilçesine bağlı Develi köyü sakinleri, köylerine kurulmak istenen katı atık bertaraf tesisini protesto için Türkiye büyük Millet Meclisi Çankaya kapısı önünde eylem yaptı. Kadın ve erkeklerden oluşan yaklaşık 40 kişi, yanlarında getirdiği domatesleri önce yola döktüler daha sonra ise süpürgelerle yolu süpürdüler.

Manisa'nın Develi köyü sakinleri köylerine kurulmak istenen katı atık bertaraf sistemini protesto için sabahın erken saatlerinde otobüsle TBMM'nin Çankaya kapısı önüne geldiler. Yaklaşık 40 kişinin yer aldığı grup, bir anda Atatürk Bulvarı Meclis Çankaya kapısı önünde otobüsten inerek yanlarında getirdikleri çuval dolusu domates ve biberleri yola döktüler. Yola döktükleri ürünleri ayakları ile ezen köylüler daha sonra süpürgelerle batırdıkları yolu süpürdüler. Polis ekiplerinin olay yerine gelmesi ile Çankaya kapısı önünden alınan eylemciler Meclis parkı içerisine götürüldü. Yanlarında getirdikleri temsili tabut ile Meclis parkı içerisnde yürümek isteyen köylülere polis izin vermedi. Bunun üzerine köylüler, parkta oturma eylemi yaptılar. Köylerinde katı atık bertaraf tesisi istemediklerini söyleyen köylüler, yetiştirdikleri ürünlerin de para etmemesinden şikayet ettiler. Bir süre oturma eylemine devam eden köylüler polis kordonu altında geldikleri otobüse bindirilerek olay yerinden uzaklaştırıldı. (CİHAN)


İskender yazmış:
icon_abiggrin.gif icon_ahappy.gif icon_ahappy.gif



Ercan Zorlu yazmış:
Alıntı:
Bir süre oturma eylemine devam eden köylüler polis kordonu altında
geldikleri otobüse bindirilerek olay yerinden uzaklaştırıldı..


Dernek olarak herhengi bir sosyal hakkımızı ararsak başımıza geleceğe bak.. huh.gif
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:31 am    Mesaj konusu: Altın Madeni Dosyası Alıntıyla Cevap Gönder

MesajTarih: Çrş 26 Mar 2008, 14:04 Mesaj konusu: Altın Madeni Dosyası

Barodan, altın arama ruhsatına iptal davası

26 Mart 2008 - (DHA)

İZMİR Barosu, ‘İzmir’in çatısı’ denilen Güzelbahçe’ye bağlı Küçükkaya ve Payamlı köyleri arasında, Bergama Ovacık’ta altın madeni işleten Koza Altın İşletmeleri’ne verilen arama ruhsatının iptali için dava açtı.

Bakanlar Kurulu’nun İzmir’in Menderes İlçesi’ne bağlı Efemçukuru Köyü’nde 35 parsel için aldığı ‘Acil kamulaştırma’ kararına karşı iptal davası açan İzmir Barosu, bu kez de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 21 Ağustos 2006 tarihinde, Efemçukuru’nun komşu köyü Kavacık sınırları içinde, Güzelbahçe İlçesi’nin de hemen üstünde Küçükkaya ile Payamlı Köyleri arasında bulunan 1479 hektar alanda, Bergama Ovacık’taki altın madenini işleten Koza Altın İşletmeleri'ne 3 yıllığına verdiği 4'üncü sınıf arama ruhsatının iptali için dava açtı. İzmir Barosu’nun avukatı Enis Dinçeroğlu, iptal istemini içeren dava dosyasını Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne verdi.

TÜM İZMİR’İ İLGİLENDİRİYOR

Koza Altın İşletmeleri’ne verilen 4'üncü Sınıf arama ruhsatının İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, İzmir’e içme suyu sağlamak amacıyla yapmayı planladığı Çamlı Barajı’nın koruma havzası içinde bulunduğu belirtilen dava dilekçesinde, “Bergama-Ovacık-Çamköy Mevkii’nde bulunan siyanür liçi yöntemi ile çalışan altın madeninin işletilmesine ilişkin idari işlemler mahkemelerce defalarca iptal edilmiş, AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine karar vermiştir. Kamu yararına olmadığına ilişkin mahkeme kararlarına karşın ve Çamlı Barajı koruma havzasında olmasına rağmen altın arama faaliyetinde bulunmasına imkan veren ruhsat Koza A.Ş.’ye verilmiştir. Bu durum tüm İzmirliler'i, sivil toplum örgütlerini ve kamu meslek odalarını doğrudan ilgilendirmektedir. Hukukun üstünlüğünü savunmak ve korumak işlevine sahip bir meslek örgütü olan İzmir Barosu Başkanlığı’nın da dava açma hakkının bulunmaktadır” denildi.

ZARAR TELAFİ EDİLEMEZ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan işlemin ve yürütmesinin durdurulmaması halinde telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkacağı ifade edilen dilekçede, “Arama faaliyeti için verilen ruhsat sürelidir bu nedenle ruhsat sahibi şirket bir an önce alandaki faaliyetine başlayacaktır. Arama faaliyeti sonucu İzmir’in su ihtiyacını karşılayan havza zehirli atıklar sonucunda kirlenecek ve yeraltı suları ile kirlenen baraj suyu İzmirli’ye içme suyu olarak dağıtılacak ve zehirli su tüm İzmirliler tarafından kullanılacaktır. Bu aşamada yürütmenin durdurulması kararı verilmediği takdirde arama aşamasında başlatılan inşai ve fiziki faaliyetler yoğunlaşacak ve trilyonlar toprağa gömülecek çevre ve doğa zararı yanında katlanarak artan bir kamu zararı ortaya çıkacaktır"; ifadelerine yer verildi.

YENİ ORTAYA ÇIKTI

Bergama Ovacık’ta bulunan ve siyanürlü yöntemle altın çıkartılmasına karşı mücadele eden çevrecilerin direnişinin simgesi haline gelen madeni işleten Koza Altın’a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen ruhsat, Bakanlar Kurulu’nun, Efemçukuru Köyü hakkında aldığı acil kamulaştırma kararıyla gündeme gelmişti. İZSU konuyu Çamlı Barajı’nın ÇED sürecinde Güzelbahçe’de yaptığı halkın katılımı toplantısı sonrasında öğrenmiş dava açma hazırlıklarına başlamıştı.

Koza Altın İşletmeleri’nden yapılan açıklamada ise firmanın ülke çapında 200’e yakın arama ruhsatı bulunduğunu, ancak bunun maden çıkartılacağı anlamına gelmediğini, bölgede henüz bir çalışma yapılmadığı ifade edilmişti.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:32 am    Mesaj konusu: Altın Madeni Dosyası Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Prş 27 Mar 2008, 08:39 Mesaj konusu: Kaz Dağları için 100 bin imza Meclis'te
Kaz Dağları için 100 bin imza Meclis'te

26 Mart, 2008-CNN

Kaz Dağları ile Madra Dağı'nda yürütülen altın madeni arama çalışmalarının durdurulması için sivil toplum kuruluşlarınca toplanan 100 bin imza, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'ya sunuldu.

Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED) Edremit Körfezi Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal ve beraberindeki heyet, Mumcu'yu makamında ziyaret etti.

Öznal, Kaz Dağları ile Madra Dağı'ndaki başta altın olmak üzere maden arama faaliyetlerinin durdurulması amacıyla topladıkları imzaları, TBMM Başkanlığı'na ulaştırılması için Güldal Mumcu'ya sundu.

Öznal, burada yaptığı konuşmada, maden arama çalışmaları dolayısıyla bölgenin tehdit altında olduğunu savunarak, "Hayatımızı ve vatanımızı savunma mücadelesi yapıyoruz" dedi.

"Dilekçeleri dikkate alın"

Öznal, bölge halkının görüşlerini yansıtan dilekçelerin dikkate alınmasını istedi. TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu da dilekçeleri TBMM Başkanlığı'na ileteceğini belirtti.

İnsan olmazsa, yapılan işlerin hiçbir şeye yaramayacağını ifade eden Mumcu, bu nedenle yapılan işlerin insanın hayatını sağlıklı şekilde devam ettirmesine olanak sağlaması gerektiğini söyledi.

Kaz Dağları'nda altın madeni arandığına işaret eden Mumcu, "Ama en önemli şey insanın altın olduğunun unutulmaması. Çevreyi kirleterek hiçbir sonuca ulaşamayacağız" dedi.

Mumcu, Kaz Dağları'nın bölge için oksijen deposu olduğuna işaret ederek, "Nefes almamızı zorlaştıracak, gelişmemizi ve sağlığımızı etkileyecek, çevreye zarar verecek bir çalışmanın önlenmesi gerekir" diye konuştu.

Bakanlık önünde eylem

Bu arada Kaz Dağları ve Madra Dağı'nda yürütülen altın arama çalışmalarının durdurulmasını isteyen çevre sakinleri ve çevrecilerin oluşturduğu "Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu", Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylem yaptı.

Otobüslerle Bakanlık önüne gelen Platform üyeleri, burada "Ölüler altın takamaz", "Kaz Dağları ağlar, Bakan Güler", "Ferman sizinse dağlar bizimdir", "Susma, sustukça dağlar elden gidecek", "Kaz Dağı yolları, madenciye kapalı", "Maden yasası değiştirilsin" sloganları attı.

Yöresel kıyafetli kadınların da yer aldığı eylemde grup üyeleri,ellerinde "Ölüler altın takmaz", "Altınsız yaşanır, oksijensiz yaşanmaz", "Kaz Dağı'nın altını zeytindir" yazılı dövizler ve Kaz Dağları'nın fotoğraflarını taşıdı.

Bu arada, Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu'nca Çanakkale'de 5 Nisan Cumartesi günü "Kaz Dağları ve Madra Dağı'nda Altına Hayır" mitingi yapılacak.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:33 am    Mesaj konusu: Altın Madeni Dosyası Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Cum 04 Nis 2008, 14:47 Mesaj konusu: Danıştay, Kazdağlarında Maden Aranması İzin Vermedi
DANIŞTAY, KAZDAĞLARINDA MADEN ARANMASI İZİN VERMEDİ

Danıştay 8. Dairesi, Kaz dağlarında altın arayan Koza Altın Madencilik şirketinin maden işletme ruhsatının iptal istemini reddeden Bursa 3. İdare Mahkemesi'nin kararını bozdu.

Danıştay, Kazdağlarında maden aranması ruhsatını veto etti.

Balıkesir, Havran ilçesi Küçükdere Köyü sınırları dahilinde altın arayan şirketin maden arama ruhsatları ile maden işletme ruhsatının iptali istemiyle dava açıldı.

Bursa 3. İdare Mahkemesi, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca 29 Kasım 2005 tarihli onayla söz konusu şirkete devredilen dava konusu maden (altın+gümüş) işletme ruhsatında mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

İdare Mahkemesinin bu kararı, ''siyanür liçi yöntemiyle altın madeni işletmeciliğinin Anayasal hak ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına aykırı olduğu, çevreye yaşama ve doğaya zararları verdiği öne sürülerek'' temyizen incelenerek bozulması istendi.

Temyiz istemini görüşen Danıştay 8. Dairesi, eksik inceleme nedeniyle Bursa 3. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.

Danıştay 8. Dairesi, mahkemenin kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verdi. Kararda şöyle denildi:

"Altın madeni çıkarmak üzere ruhsat alınan arazinin kuzey, doğu, güney ve güneybatı yönlerinde, arazinin sınırından itibaren 500 metre yarıçap dahilindeki parsellerde çok sayıda, düzenli ve bakımı yapılmış, tam verime yatmış, genelde "Ayvalık yağlık zeytin' çeşidine sahip, kapama zeytin bahçelerinin bulunduğu, inceleme konusu arazide yapılacak işlemler sırasında toprağın nemine, bu işlemler sırasında esecek rüzgarın hızına ve yönüne, mevsime ve işleme şekline bağlı olarak değişik yoğunlukta tozuma meydana geleceği, çıkan tozların çevredeki bitki örtüsüne, orman ağaçlarına ve bu aradaki yakındaki zeytinliklere değişik zamanlarda farklı şekil ve oranlarda zarar vereceği, zeytinin her dem yeşil bir meyve ağacı olup, bu gibi tesislerin toz emisyonlarına bağlı olarak bütün yıl boyunca, bilhassa toprağın neminin az olduğu yağışsız mevsimlerde zeytin ağaçlarının zarar görmesinin olası olduğu, yaprakların üzerine yapışan tozların yaprağın fotosentez ve solunum gibi asal fizyolojik aktivitelerine ket vurarak sürgün gelişmesine ve çiçek tomurcuğu oluşumunu olumsuz yönde etkileyeceği, toz duman çıkaran işletmelerin zeytinliklere 3 km'den daha yakın mesafelerde kurulmasının 4086 sayılı yasa ile yasaklandığı, tespite konu maden alanının zeytinliklere 3 km'den daha yakın olduğu gerçeğinden hareket edildiğinde, anılan yasanın ruhuna uygun olmadığı sonucuna varıldığı, sonuç olarak; açık altın madeni sahası etrafında çok sayıda zeytinlik bulunduğunun tespit edildiği, işletmenin faaliyete geçmesi durumunda meydana gelebilecek tozumanın bu sınırlar içindeki zeytin ağaçlarının vejetatif ve genetatif gelişmelerine olumsuz etki yapacağı kanaatine varıldı."Yerel mahkeme, ilk kararında direnirse dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na gelecek.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:34 am    Mesaj konusu: Altın Madeni Dosyası Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Cum 04 Nis 2008, 14:48 Mesaj konusu:
Kaz Dağları'na maden yasağı altıncıları bir araya getirdi

04.04.2008 | Sevda Yüzbaşıoğlu | Haber-Referans

Kaz Dağları'ndaki altın arama çalışmaları mahkeme kararı ile durdurulunca, madenciler imaj düzeltmek için İstanbul'da biraraya geldi. Enerji Bakanı Güler, altın ve kıymetli taşlar piyasası kuracaklarını söyledi.

Kaz Dağları'ndaki altın arama çalışmalarının durdurulması kuyumcuları ve madencileri biraraya getirdi. 10 sektör temsilcisi ve Enerji Bakanı Hilmi Güler'in katılımı ile dün Kuyumcukent'te düzenlenen toplantıda, "Bu tür kararlarla madencilik mesleğinin imajı bozuluyor. Madencilik olmadan medeni yaşam olmaz. Bunu düzelteceğiz" mesajı verildi.

Maden Yasası'nda bazı yeni düzenlemeler getireceklerini belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Amacımız madenciliği daha prestijli bir sektör haline getirmek. Her önüne gelenin madenci olmayacağı bir sektör oluşturmak" dedi. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu da, mahkemelerin son dönemlerde madenciler aleyhinde verdiği kararları protesto amacıyla biraya geldiklerini söyledi.

Yasa tartışmaya açılacak

Toplantıda Altın Madencileri Derneği Başkanı M. Ümit Akdur, İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç, İstanbul Altın Rafinerisi Başkanı Ömer Halaç, İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu, Darphane Genel Müdürü Ahmet Büyükkaymaz, İMİB Başkanı Ahmet Keleş ve İDMMİB Yönetim Kurulu Başkanvekili İnan Altınbaş da hazır bulundu.

Bakan Hilmi Güler, Maden Kanunu'nu sektörün aktörleriye beraber tartışmaya açacaklarını ve yeni finansman metodu oluşturacaklarını ifade etti. Bu yöntemle yatırımları ve Ar-Ge projelerini destekleyeceklerini kaydeden Güler, "Maden İşleri ve MTA'ya yeni bir yapı kazandıracağız. İstanbul Altın Borsası ve İstanbul Altın Rafinerisi'ne ilaveten, elmas ve kıymetli taşlar piyasasının kurulmasını da gerçekleştirmek istiyoruz. Baz metaller piyasası da hedeflerimiz arasında yer alıyor" diye konuştu.

Güney Afrika ile anlaştık

Sadece altın değil elmas, gümüş ve diğer kıymetli metalleriyle de dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan Güney Afrika'da önemli toplantılar gerçekleştirdiği bilgisini veren Bakan Güler, şöyle konuştu. "Türkiye'nin ve İstanbul'un bir altın, mücevherat merkezi olması konusunda önemli görüşmeler yaparak, bazı kararlar aldık. Onlarda altın var, bizde de sanat. Aynı zamanda fevkalade, başarılı ticari yaklaşımlar var. Bunları birleştireceğiz." Türkiye'nin AB ve Orta Asya'daki Türki Cumhuriyetleri ve Orta Doğu'daki ülkelere bir atlama tahtası olması açısından Güney Afrika'nın da bu çalışmaları yapabileceğini ifade eden Güler, "Hem rafinerimizde hem darphanemizde hem de altın borsamızda çok daha geniş kapsamlı çalışmalar yapmamız mümkün. Hem mayıs hem haziran ayında gruplar gelecek. Onlarla görüşmelerimizi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.

Altına 10 milyar dolar

Toplantıda konuşan Altın Madencileri Derneği Başkanı M. Ümit Akdur da 2007 yılında dünyada maden arama faaliyetlerine 10 milyar dolar harcandığına dikkat çekerek, "Bunun 4.2 milyar doları altın madeni arama faaliyeti için ayrıldı. Türkiye'de ise bu rakam 60 milyon dolar. Bunun 30 milyon doları altın için ayrıldı" dedi. Akdur hedeflerinin Türkiye'nin toplam rezervi olan 6 bin 500 tonu çıkarmak ve ülke ekonomisine 200 milyar dolar katmak olduğunu ifade etti. İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç da toplantıda yaptığı konuşmada altın sektörünün ekonomi ve ihracata ivme kazandırmaya başladığını söyledi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:34 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Pzr 06 Nis 2008, 09:59 Mesaj konusu:
Çanakkale'de 'Altına Hayır' mitingi
05.04.2008, 21:27

Türkiye'nin birçok ilinden çevreciler, sendika ve sivil toplum örgütleri, ''Kaz Dağları'nda Altına Hayır'' demek için bugün Çanakkale'de protesto mitinginde bir araya geldi.

--------------------------------------------------------------------------------

CNN TÜRK - Çevrecilerin buluşma noktası, Çanakkale'deki Cumhuriyet meydanı oldu. Mitinge katılanlar ellerinde Türk bayrakları ve dövizlerle, Kaz Dağları ve Madra Dağı'nda yürütülen altın madeni arama çalışmalarını protesto etti.

Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu Yürütme Kurulu Başkanı ve Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş mitingdeki konuşmasında, "Bugün altıncılara karşı, Maden Yasası'na karşı, 5177 sayılı yasaya karşı 3'üncü Çanakkale Savaşı'nı başlatıyoruz. Çanakkale geçilmez, geçirtmeyeceğiz" dedi.

"Bu yağmurları bir daha bulamayacağız"

Sarıbaş, bugün yağmur altında "altına hayır" dediklerini belirterek, "Bu yağmurları altın aramaya başladığımızda bir daha göremeyeceğiz" diye konuştu.

26 belediye başkanı, 300 sivil toplum kuruluşu ve sendika temsilcisinin katıldığı mitingde vatandaşlar, girişte kurulan noktalarda sıkı kontrolden geçirildikten sonra Cumhuriyet Meydanı'na alındı. Mitingde, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Bursa ve Balıkesir'den gelen Çevik Kuvvet ekipleri de görev yaptı.

Yağmur altında yapılan, katılımcıların "Suyumuzun Zehirlenmesine Seyirci Kalamayız", "Altına Hayır" gibi sloganlar attıkları miting olaysız sona erdi.

Katılım yoğun oldu

Mitinge Bayramiç ilçesinden yoğun katılım oldu. Sabah erken saatlerden itibaren mitinge katılmak üzere Bayramiç Belediyesi önünde toplanan yüzlerce kişi için Bayramiç ve Köyleri Çevre Platformu yöneticileri tarafından 40 otobüs ve minibüs temin edildi.

Mitinge katılmak isteyenlerin sayısının fazla olması nedeniyle ilçede yeterli araç bulunamazken, 1500 kişi temin edilen araçlara bindirilerek miting alanına gönderildi. Yaklaşık 500 kişi ise Çanakkale'ye gidebilmek için uzun süre araç bekledi.

Mitinge, Yunanistan'ın başkenti Atina ile Limni Adası'ndan da 200 kişilik bir grup katıldı. Çevreciler, Kaz Dağları ve Madra Dağı'nda altın arama iznine sahip 37 şirketin çalışmalarına son vermesini istiyor.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:35 am    Mesaj konusu: Altın Madeni Dosyası Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Pzr 06 Nis 2008, 10:02 Mesaj konusu:
ALTIN MADENİ’NE BÜYÜK TEPKİ !

AA-05/04/2008

Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda yürütülen altın madeni arama ve sondaj çalışmalarına karşı bugün Çanakkale’de gerçekleştirilen ’Altına Hayır’ mitingi ulusalcı sloganlar atıldı.


-------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çanakkale’den 11, Balıkesir’den 6 belediyenin, Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda yürütülen altın madeni arama ve sondaj çalışmalarına karşı kurduğu ’’Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu’’nun öncülüğünde, Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda çeşitli illerden çok sayıda vatandaşın katılımıyla, ’’Altına Hayır’’ mitingi düzenlendi.

Mitinge katılanlar ellerinde Türk bayrakları ve dövizlerle, Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda yürütülen altın madeni arama çalışmalarını protesto etti.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, mitingde yaptığı konuşmada, ’’Aramızda bize destek veren tanrılar tanrısı Zeus, Paris, Afrodit, Hera, Athena var. Onlar, güzellik yarışması için değil Kaz Dağları’nı kurtarmak için yarışıyorlar’’ dedi.

Gökhan, şöyle konuştu:

’’Aramızda Mustafa Kemal var, aramızda şehitlerimiz var, bize bu toprakları nasıl kurtardıklarını anlatıyorlar. Yukarıda bu güzelliklerin yaratıcısı Tanrı var. O da bizi gözetliyor; (ne yapıyorsun ey kulum?) diyor. Kaz Dağları efsanedir, tarihtir, bir bütündür, dünyanın en önemli ekolojik bölgesidir. Oksijen üretim merkezidir. Bugün yağan bu yağmur bir işarettir. Kaz Dağları’nı bozduğunuzda bu yağmuru bir daha bulamayacaksınız, susuz kalacaksınız. Bu memleketin bir ayrıcalığı var. Ayrıcalıklı bir yöredesiniz. Coğrafyasıyla, stratejik konumuyla, emperyalist güçlerin iştahını kabartan bu topraklarda, yıllarca ulusal mücadele verilmiş ve onlara dersleri verilmiştir. O yolla ülkemizi talan edemeyenler, şimdi bu yöntemle ülkemizin kaynaklarını alıp götürmeye çalışıyorlar. Kaz Dağları’na sahip çıkmak, ülkemize sahip çıkmakla eş değerdir. Kaz Dağları’nın üstü, altından milyarlarca kere daha değerlidir.’’

-GÜMÇED BAŞKANI ÖZNAL’IN KONUŞMASI...-

Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED) Edremit Körfez Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal da Biga Yarımadası ve Edremit Körfezi için 106 tane maden arama ruhsatı başvurusu olduğunu, bu maden arama ruhsatlı arama sahalarının her birinin 2 kilometrekareden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

’’Sadece Küçükdere köyünde, Koza Altın Madencilik’in 4 kilometrekare ruhsat arama sahası var. Küçükdere maden sahası bu sabahtan itibaren kapatıldı. Paranın peşinde olanlar, paraya kul olanlar, haklı olabilirler mi? Bir başka yalanları da şu; Türkiye’de 300 bin ton siyanür kullanılıyormuş, altın madeninde ise yalnızca 3 bin ton siyanür kullanılıyormuş. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Türkiye’de iki tane işletilen altın madeni var. Biri Bergama Ovacık, diğeri Uşak Eşme Kışladağ. İkisinin de yaptıkları aramalarda hukuksal hiçbir zeminleri yok. Sadece iki tane madende bu kadar siyanür kullanılıyor. Binlerce maden olursa Türkiye’de, o ruhsat aldığınız 155 bin metre karede bu madenciliği yaparsanız, kaç yüz bin ton siyanür kullanacaksınız?’’

-’’3. ÇANAKKALE SAVAŞI’NI BAŞLATIYORUZ...’’-

Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu Yürütme Kurulu Başkanı ve Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş da mitingdeki konuşmasında, ’’Bugün altıncılara karşı, Maden Yasası’na karşı, 5177 sayılı yasaya karşı 3. Çanakkale Savaşı’nı başlatıyoruz. Çanakkale geçilmez, geçirtmeyeceğiz’’ dedi.

Sarıbaş, bugün yağmur altında ’’altına hayır’’ dediklerini belirterek, ’’Bu yağmurları altın aramaya başladığımızda bir daha göremeyeceğiz’’ diye konuştu.

Kaz Dağları’nda altın bulunduğunun herkes tarafından bilindiğini ifade eden Sarıbaş, katılımcılara ’’Bu güzellikleri, doğa harikasını, Kaz Dağları’nın üzerindeki kültürleri ve değerleri, havayı, suyu, kaplıcaları, meyvelerini, endemik bitkilerini, hayvancılığını, oksijenini kısacası yaşam alanlarını kaybetmek istiyor musunuz? Oksijensiz kalalım mı? Susuz kalalım mı? Bu ülkede ormansız kalalım mı?’’ sorularını yöneltti.

Her sorusuna ’’Hayır’’ yanıtını veren gruba, ’’O zaman hep birlikte bugün olduğu gibi bundan sonra da mücadelemize devam edelim mi?’’ diyen Sarıbaş, ’’Evet’’ yanıtını alınca, ’’O zaman Çanakkale Savaşı’nı gerçekten kazanacağımızın güvencesini bu sözlerinizle verdiniz’’ dedi.

Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur da milli mücadelenin destanının yazıldığı Çanakkale’ye zamanında topla tüfekle giremeyenlerin şimdi farklı yollarla geldiklerini öne sürdü.

-MİTİNGDEN NOTLAR-

26 belediye başkanı, 300 sivil toplum kuruluşu ve sendika temsilcisinin katıldığı mitingde vatandaşlar, girişte kurulan noktalarda sıkı kontrolden geçirildikten sonra Cumhuriyet Meydanı’na alındı.

Bayramiç ilçesine bağlı Evciler köyünde yaşayan Hanife Dörtbaş’ın (70), Kaz Dağları için yazdığı şiiri okuduğu mitingde, çevre belediyelerin başkanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda yürütülen altın madeni arama çalışmalarıyla ilgili görüşlerini dile getirdi.

Mitingde, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Bursa ve Balıkesir’den gelen Çevik Kuvvet ekipleri de görev yaptı.

Yağmur altında yapılan, katılımcıların ’’Suyumuzun Zehirlenmesine Seyirci Kalamayız’’, ’’Altına Hayır’’ gibi sloganlar attıkları miting olaysız sona erdi.

Öte yandan, mitinge Bayramiç ilçesinden yoğun katılım oldu.

Sabah erken saatlerden itibaren mitinge katılmak üzere Bayramiç Belediyesi önünde toplanan yüzlerce kişi için Bayramiç ve Köyleri Çevre Platformu yöneticileri tarafından 40 otobüs ve minibüs temin edildi. Mitinge katılmak isteyenlerin sayısının fazla olması nedeniyle ilçede yeterli araç bulunamazken, 1500 kişi temin edilen araçlara bindirilerek miting alanına gönderildi. Yaklaşık 500 kişi ise Çanakkale’ye gidebilmek için uzun süre araç bekledi.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:37 am    Mesaj konusu: Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin Azaltılması Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Çrş 12 Ksm 2008, 10:09 Mesaj konusu: Yönetmelik: Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin Azaltılması
OZON TABAKASINI İNCELTEN MADDELERİN AZALTILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Çevre ve Orman Bakanlığından "OZON TABAKASINI İNCELTEN MADDELERİN AZALTILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK" 12.11.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır.


Bu Yönetmeliğin amacı, ülkemizin taraf olduğu Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü ve değişiklikleri ile kontrol altına alınan maddelerin kullanılmasına ve bazılarının tüketiminin bir takvim çerçevesinde azaltılarak kullanımdan kaldırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.


Kapsamı, Bu Yönetmelik, kontrol altına alınan maddelerin ve bu maddeleri içeren ürün ve ekipmanın dış ticaretini, kullanımını, piyasaya sunulmasını, toplanıp yeniden işlenmesini, ıslahını ve bertaraf edilmesini, bu maddelere ilişkin bilgilerin rapor edilmesini ve kamuoyunun bilgilendirilmesini kapsar.


Kontrol Altındaki Maddelerin Son Kullanım Alanları

1) Soğutucu Üretimi

1.1) Ev ve ticari nitelikli soğutucu ve klima/ısı pompası sistemleri

1.1.1) Buzdolapları

1.1.2) Dondurucular

1.1.3) Nem alıcılar

1.1.4) Su soğutucuları

1.1.5) Buz ve dondurma makineleri

1.1.6) Klima (mobil/merkezi) ve ısı pompası sistemleri

2) Aerosol Üretimi

2.1) Tıbbi müstahzar üretimi

3) Yangın Söndürme

3.1) Sabit yangın söndürme sistemlerindeki kullanım

3.2) Elde taşınabilen yangın söndürücülerdeki kullanım

4) Köpük (Sünger) Üretimi

4.1) Sert poliüretan köpükler

4.1.1) Yalıtım panelleri

4.1.2) Soğutucu yalıtımı

4.2) Boru izolasyon maddeleri üretimi

4.3) Esnek sünger üretimi

4.4) Yüzey kaplama köpüğü

5) Çözücü Olarak Kullanım

5.1) Metal temizlemede

5.2) Elektronik temizleme

5.3) Tekstil temizleme

5.4) Diğer


Kontrol Altındaki Maddeleri İçeren Ürünler Listesi

Saç spreyleri

Yalnız traş köpükleri

Yalnız traş jelleri

Vücut deodorantları ve ter kokusunu önleyici deodorantlar

Yalnız sprey şeklinde olanlar

Yalnız sprey boya ve cilalar

Yalnız aerosoller (sprey şeklinde olanlar)

Yalnız silikon aerosoller (sprey şeklinde olanlar)

Yangın söndürme cihazları (doldurulmuş olsun olmasın)


Kontrol Altındaki Maddelerle Çalışan Ürünler Listesi

Soğutma cihazlarında kullanılan kompresörler

Klima cihazları (motorlu bir vantilatör ile nem ve ısıyı değiştirmeye mahsus tertibatı olanlar) (nemin ayrı olarak ayarlanamadığı cihazlar dahil)

Buzdolapları, dondurucular ve diğer soğutucu ve dondurucu cihazlar (elektrikli olsun olmasın); ısı pompaları
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1499
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Nis 30, 2010 9:38 am    Mesaj konusu: İklim Değişikliği Performans Göstergesi yayımlandı Alıntıyla Cevap Gönder

Tarih: Prş 11 Arl 2008, 01:54 Mesaj konusu: İklim Değişikliği Performans Göstergesi yayımlandı
'İklim Değişikliği Performans Göstergesi' yayımlandı

Polonya'nın Poznan kentinde toplanan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Konferansı'nda yayımlanan bir rapora göre, sera etkisine yol açan gazların salımının azaltılması için en çok çabayı İsveç gösterirken, Suudi Arabistan bu alanda en az önlem alan ülke oldu.

Sivil toplum kuruluşları Alman Germanwatch ve Climate Action Network (CAN) Avrupa tarafından, ülkelerin iklim konusundaki performanslarıyla ilgili hazırlanan yıllık barometrede, Türkiye, Belarus ve Singapur'un önünde ve Güney Afrika ile Tayland'ın arkasında 49,8 puanla 36. sırada yer aldı.

"İklim Değişikliği Performans Göstergesi"nde, bu alanda en çok çabayı gösterdiği belirtilen İsveç 4. sırada yer alırken ve ilk üç sıra boş kalırken, STK'lar raporlarında, "hiçbir ülkenin iklimin korunmasıyla ilgili kriterleri tam olarak yerine getirmediğinin" altını çizdiler.

STK'lar, hiçbir ülkenin, sanayileşme öncesi düzeye göre 2 derece santigrattan fazla artacak hava sıcaklığının neden olacağı "tehlikeli" iklim değişikliğine karşı açıkça tavır almak istekliliğini göstermediğini belirttiler.

İsveç'in Almanya, Fransa, Hindistan, Brezilya, İngiltere ve Danimarka'nın önüne geçtiği listenin son on sırasında, Yunanistan, Malezya, Kıbrıs Rum kesimi, Rusya, Avustralya, Kazakistan, Lüksemburg, ABD, Kanada ve Suudi Arabistan yer aldı.

Listede, dünyada iklim değişikliğinin sorumlusu olarak gösterilen sera etkisine yol açan başlıca gaz karbondioksit (CO2) salımının yüzde 90'ından fazlasına neden olan 57 ülke değerlendirildi.

Değerlendirmede, salım seviyesi, gelişimi ve iklim politikası konusundaki 12 ulusal gösterge kıstas alındı.

2007'deki listede ilk üç sırada İsveç, Almanya ve İzlanda, son üç sırada da Avustralya, ABD ve Suudi Arabistan yer almıştı.

Anadulu Ajans
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Bilim Güncesi Tüm zamanlar GMT +2 Saat
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


resimli yemek tarifleri
manisa yapı denetim
lol oyun
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu