www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa www.barsakforum.com
İnflamatuvar Barsak Hastalıkları ve Biz

Barsakforum Radyo

Boğaziçi Üniversitesi Desteğiyle Radyomuz Yayında  
www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa

ibh - inflamatuvar barsak hastalığı ( ülseratif kolit crohn )    ibh da yaşam    ibh da kullanılan ilaçlar    ibh ve psikoloji    hastalık teşhis ve tedavi yöntemleri    şifalı bitkiler - takviye besinler ve diyet       kendimizi tanıtma tanışma hastalık hikayeleri

Anasayfa Forum Üye Listesi Profil Özel Mesajlar S.S.S Arama Giriş

Nükleer Santral Dosyası
Sayfaya git 1, 2, 3, 4  Sonraki
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Bilim Güncesi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Şub 29, 2008 9:23 am    Mesaj konusu: Nükleer Santral Dosyası Alıntıyla Cevap Gönder


Türk Tabipleri Birliği Nükleer Santral İstemiyor
27.02.2008

BASINA ve KAMUOYUNA

Türk Tabipleri Birliği Nükleer Santral İstemiyor

Çünkü;

Tarihin bu en büyük nükleer kazasında Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının toplamının 200 katı radyasyonun atmosfere dağıldığını, kaza sonrasında enkazın kapatılmasında çalışan on binlerce kişinin kısa süre sonra öldüğünü, 400 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını, yarısı çocuk 7 milyon kişinin kazadan ağır biçimde etkilendiğini, unutmadık.

Çernobil'den yayılan radyasyona bağlı olarak 30 ile 60 bin kişinin kanserden öleceğinin hesaplandığını, Türkiye'de de Çernobil'den yayılan radyasyon nedeniyle kanser vakalarında artış olduğunu, Türk Tabipleri Birliği'nin geçen yıl yaptığı bir araştırmaya göre bu nükleer kazadan en ağır biçimde etkilenen Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Hopa'da ölümlerin %47,9'unun kansere bağlı olduğunu, biliyoruz.

Aralarında ABD, İngiltere, Japonya, Rusya'nın da olduğu çok sayıda ülkede bulunan nükleer santrallerden bazıları son 50 yıldır çok ciddi sonuçlara yol açan irili ufaklı onlarca nükleer kaza ve radyasyon sızıntılarına yol açan yüzlerce olayın yaşandığını, bu kazalar nedeniyle santrallerde çalışan işçilerden, çevrede yaşayanlara kadar çok sayıda insanın radyasyon nedeniyle ortaya çıkan hastalıklara yakalandığını, kanser, doğumsal anomaliler ve ölümler görüldüğünü, unutmadık.

Kaza olasılığının nükleer santraller için tamamen kaçınılması olanaksız yapısal bir sorun olduğunu, bir nükleer santralin işleyişi sırasında her yıl üretilen yüzlerce ton ileri derecede radyoaktif atığın yüz binlerce yıl radyasyon yaydığını ve tüm dünyada bu radyoaktif atıkları güvenli bir şekilde çevreye ve insanlara radyasyon bulaştırmadan depolamanın bir yolunun bulunabilmiş olmadığını, atıkların depolanamaması ve taşınamaması nedeniyle nükleer santrallerin ayrıca tehlikeli birer radyoaktif atık deposu haline geldiğini biliyoruz.

Nükleer santrallerin kaza olmadığı durumlarda da çevrelerine radyasyon yayabildiklerini, Almanya'daki Krümmel Nükleer Santrali çevresinde ve ABD'de yapılan çalışmalarda, hiçbir kaza yaşanmamış nükleer santrallerin çevresinde yetişkin ve çocuklarda lösemi (kan kanseri) görülme sıklığının ciddi bir biçimde arttığının saptandığını, ayrıca çevredeki bitki ve hayvanlarda radyasyona bağlı mutasyonların görüldüğünü, biliyoruz.

Radyasyon, tiroid kanseri, lösemi (kan kanseri), akciğer ve kemik kanserleri gibi pek çok kanser türüne neden olur.

Radyasyon, çocukların sağlığı üzerinde çok daha ciddi bir tehlike oluşturur. Çocukluk çağı kanserleri meydana gelir.

Radyasyon, erkek ve kadında kısırlığa yol açar.

Radyasyon, hamileler için de en önemli tehlikelerden biridir. İlk aylardaki düşüklerin, sakat doğumların ve doğuştan gelen hastalıkların en önemli nedenlerinden biridir.

Bugün çevreye yayılan radyasyonun en önemli kaynağı nükleer santrallerdir.

Değerli basın mensupları,

Akkuyu'da nükleer santral yapılmasından 2000 yılında vazgeçilmesinden yaklaşık 8 yıl sonra AKP hükümeti tekrar Mersin-Akkuyu ve Sinop'u adres göstererek nükleer santral ihalesi açmaktadır.

Yetmiş milyonun sağlığını hiçe sayarak, ülkemizi uluslar arası şirketlerin arka bahçesine çeviren, IMF / Dünya Bankası politikalarını bir bir yaşama geçiren AKP iktidarı böylece, sağlıklı yaşama hakkımıza karşı ciddi bir tehdit oluşturan yeni bir karara daha imza atmaktadır.

İnsan sağlığı için yarattığı sayısız tehdit bir yana, pahalı, verimsiz, kaynak bağımlılığı yaratan, ülkeleri silahlanma yarışına sokan ve dünya ülkelerinin vazgeçmekte olduğu nükleer enerji çıkmazına ülkemizin tekrar sokulmak istenmesini kabul etmemiz düşünülemez.

Nükleer santrallere karşı çıkmayı, toplumumuzun sağlığı ve geleceğine ilişkin sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.

Çernobil'i, radyasyonlu çayları, İkitelli radyasyon kazası skandalını, Karadeniz'de Çernobil'den yayılan radyasyona karşı yeterli önlem alınmadığı için yaşanmakta olan kanser vakalarını yeniden yaşamak istemiyoruz.

AKP Hükümetini bu ihaleyi derhal iptal etmeye çağırıyoruz.

Türk Tabipleri Birliği geçmişte olduğu gibi bundan sonra da toplum sağlığını hiçe sayan tüm uygulamaları kamuoyu önüne getirme çabasını sürdürecek, çocuklarımıza güvenli bir gelecek yaratma kararlılığından vazgeçmeyecektir.

Başta Mersin ve Sinop olmak üzere, ülkemizde nükleer santral planları ortadan kaldırılıncaya dek, mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

Tüm vatandaşlarımızı geleceğimize sahip çıkmaya, nükleer santral planlarına karşı çıkmaya çağırıyoruz.

Biz hekimler, nükleer santral istemiyoruz.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ
İSTANBUL TABİP ODASI
MERSİN TABİP ODASI
SAMSUN TABİP ODASI
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Şub 29, 2008 9:25 am    Mesaj konusu: Greenpeace'den Nükleer Santral Açıklaması Alıntıyla Cevap Gönder

Greenpeace'den Nükleer Santral Açıklaması

Greenpeace'den yapılan açıklamada, ''Türkiye'nin enerji ihtiyacı için yapılması planlanan nükleer santrallerin, hem ekonomik hem çevresel hem de enerji güvenliği açısından en yanlış cevap olduğu'' ileri sürüldü.

Yazılı açıklamada, nükleer santrallere yapılacak her kuruş yatırımın, ''gerçek çözüm olan rüzgar, güneş gibi yenilenebilir enerjilere yapılacak yatırımlardan çalmak'' anlamına geldiği savunularak, şu görüşlere yer verildi:

''Aynı sorunların Türkiye'de yaşanmayacağının garantisini kimse veremez. Bu nedenle devlet bütçesi ağır bir ekonomik risk ile karşı karşıya kalabilir. Dünyanın hiçbir ülkesinde şimdiye kadar nükleer santraller devlet desteği olmadan yapılmadı.
Olması muhtemel her ekonomik felaket, bu durumda halkın vergilerinden karşılanacaktır. Türkiye'nin enerji ihtiyacı için yapılması planlanan nükleer santraller, hem ekonomik hem çevresel hem de enerji güvenliği açısından en yanlış cevaptır.'' (Anadolu Ajansı) 15.02.2008 20:17


En son e r D o z tarafından Cum Şub 29, 2008 9:34 am tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Şub 29, 2008 9:32 am    Mesaj konusu: Enerji Bakanlığının Açıklaması Alıntıyla Cevap Gönder

İlk nükleer santral Mersin’e yapılacak

Nükleer santrallerin ilkinin Mersin-Akkuyu’ya kurulması kesinleşti. Sinop’un yer lisansı ancak önümüzdeki yıl verilebilecek. “Macera peşinde değiliz” diyen Enerji Bakanı Güler, Sinop’a Nükleer Teknoloji Geliştirme Merkezi’nin kurulacağını açıkladı.


Sezer Kılıç NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:46 TSİ 13 Şubat 2008 Çarşamba

ANKARA - Enerji Bakanlığı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile ikinci bilgilendirme toplantısını yaptı. Yerli ve yabancı firmaların yoğun katılımının bulunduğu toplantıda Sinop’a yapılacak nükleer teknoloji merkezi hakkında bilgi verildi. Yer lisansı hazır olmadığı için santral kurulması için bir yıl daha beklenecek.

Bu nedenle ihalede öncelik Mersin-Akkuyu’da olacak. Ancak Sinop’a kurulacak Nükleer Teknoloji Geliştirme Merkezi için şimdiden çalışmalar başladı. Burada araştırma reaktörleri, yakıt üretim ve eğitim tesisleri yer alacak.

TAEK Başkanı Okay Çakıroğlu, Türkiye’nin bu tesislerinin İran ile karşılaştırılmasına karşı çıktı. Çakıroğlu şöyle konuştu: “Bizim sözlerimizi başka ülke ile karşılaştırmak yanlış. Uluslararası anlaşmalardan doğan haklarımızı kullanırız. Bunun için kimseye danışmayız. Başka ülkelerin problemleri ile ilgili değiliz. Hiçbir baskı yok, gelişimimiz zaman zaman neyi emrediyorsa yapacağız.”

GÜLER: MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ

Enerji Bakanı Hilmi Güler, özel sektörün ihaleye yoğun ilgisi olduğunu söyledi ve güvenlik konusunda garanti verdi: “Denenmemiş teknolojiyi kabul etmeyeceğiz, macera peşinde değiliz.”
Nükleer santralde daha önce 21 Şubat’ta ihale ilanına çıkılacağı açıklanmıştı. Ancak yönetmelik henüz yayınlanmadığı için bu süre 1-2 gün sarkabilir. İhaleden sonra firmaları en fazla zorlayacak süreç başlıyor. TAEK’ten yapım lisansı alınması için görüşmeler yapılacak.

Türkiye’de ilk etapta toplam 5 bin megavatı bulan üç adet nükleer santral kurulması planlanıyor.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 2:34 pm    Mesaj konusu: Nükleer santral karşıtlarından kampanya Alıntıyla Cevap Gönder

Nükleer santral karşıtlarından kampanya

“Küresel Eylem Grubu”, nükleer santral ihalesi ve Türkiye’de nükleer santral kurulmasına karşı kampanya başlattı.
AA Güncelleme: 10:40 TSİ 27 Şubat 2008 Çarşamba


İSTANBUL - Küresel Eylem Grubu’nun açıklamasında “Bizler, daha önce de çeşitli hükümetlerin nükleer santral yapmaya giriştiğini, ama yapamadığını bilen nükleer karşıtları olarak, bu kez de Akkuyu’ya, Sinop’a ya da Türkiye’de herhangi bir yere nükleer santral yaptırmayacağımızı bu basın açıklamasıyla ilan ediyoruz” denildi.

Çevre Mühendisleri Odası’nda düzenlenen ve bazı sanatçıların da katıldığı basın toplantısında, “Küresel Eylem Grubu”nun basın açıklaması tiyatro sanatçısı Mahir Günşiray tarafından okundu.

Açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in yaptığı açıklamalarda Türkiye’de nükleer santral kurmak için hükümetin attığı adımları kamuoyuna duyurduğu belirtilerek, nükleer santrallerin tehlikelerinden bahsedenlerin görüşlerinin dikkate alınmadığı öne sürüldü.

Açıklamada, “Bizler, daha önce de çeşitli hükümetlerin nükleer santral yapmaya giriştiğini, ama yapamadığını bilen nükleer karşıtları olarak, bu kez de Akkuyu’ya, Sinop’a ya da Türkiye’de herhangi bir yere nükleer santral yaptırmayacağımızı bu basın açıklamasıyla ilan ediyoruz” denildi.

“İtalya, Avusturya, İsveç, Litvanya ve Belçika gibi pek çok ülkenin nükleer santralleri kapatma yoluna gittiği, ancak ellerinde nükleere dayalı sermaye ve teknoloji bulunan lobilerin nükleerin kaçınılmaz olduğu yalanıyla Türkiye’deki gibi liberal politikalara yatkınlığıyla ünlü hükümetlere nükleer santral pazarladıkları” iddia edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Nükleer maceradan vazgeçilmesini istiyoruz. Çernobil kazasının bu yıl 22. yılı. 26 Nisan, kazanın gerçekleştiği gün. 26 Nisanda on binlerce nükleer karşıtı, Kadıköy Meydanı’nda bir araya geleceğiz ve ‘Nükleer Santral İstemiyoruz’ sloganını haykıracağız. Bugün, kampanyamızı başlatıyoruz. Kampanyamız, gençler, aktivistler, işçiler, çevreciler, bilim insanları, aydınlar, sanatçılar ve halkın vicdanında büyüyerek devam edecek.”
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Pzr Mar 02, 2008 8:56 pm    Mesaj konusu: 'Nükleer santral is-te-mi-yo-ruz!' Alıntıyla Cevap Gönder

'Nükleer santral is-te-mi-yo-ruz!'

28/02/2008

KÜRESEL Eylem Grubu (KEG) üyeleri TBMM'ye iletilmek üzere "Nükleer santral is-te-mi-yo-ruz!" başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Türkiye'de nükleer santral yaptırmamaya kararlı olduklarını ifade eden KEG üyeleri, "Nükleer santral bir zorunluluk değil, yanlış bir siyasal tercihtir. Her nükleer santral nükleer atık üretir. Nükleer atıkların ne yapılacağı konusunda bugün dünyada hiçbir geçerli çözüm önerisi bulunmamaktadır. Bu atıklar ya gömülmekte, ya denizeatılmakta, sonuç olarak büyük ve çözümsüz bir ekolojik problem ortaya çıkmaktadır" dediler. KEG üyeleri nükleer santrallerin tüm canlıların yaşamı için gerçek büyük bir tehlike olduğunu vurguladı.


En son e r D o z tarafından Pzr Mar 02, 2008 9:04 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Pzr Mar 02, 2008 9:03 pm    Mesaj konusu: Akkuyu'da nükleer santral protestosu Alıntıyla Cevap Gönder

Akkuyu'da nükleer santral protestosu

Mersin Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) üyeleri, Gülnar İlçesi Büyükeceli Beldesi’nde yapımı planlanan Akkuyu Nükleer Santrali’ni eylem yaparak protesto etti.

01 / 03 / 2008 18:20

Sivil toplum örgütü, siyasi parti ve meslek odaları, sendika ve dernek temsilcilerinin aralarında bulunduğu NKP üyeleri Büyükeceli Beldesi’nde toplandı. Santral alanı girişinde, katılımcılar üzerinde kuru kafa fotoğrafı bulunan beyaz önlükleri giydi. Grup adına açıklama yapan Kamer Gülbeyaz, Akkuyu gibi bir cennet koyunun nükleer atık mezarlığı yerine turizme açılması halinde hem yöre halkına, hem de Türkiye’ye yararlı olacağını söyledi. Gülbeyaz, enerjide doğalgaz bağımlılığını artıran yanlış tercihlere, nükleer santral yasası ile bir yenisinin eklediğini de sözlerine ekledi.

Konuşmanın ardından NKP üyeleri sessizce ayrılırken, güvenlik görevlileri, görüntü alınmasına engellemeye çalıştı.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
şirine



Kayıt: 28 Arl 2007
Mesajlar: 743
Konum: Hastalık:Ülseratif kolit Kan grubu:A (+)

MesajTarih: Pts Mar 03, 2008 12:00 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Sn. Erdoz Türkiye için böylesi önemli bir konuya değindiğiniz için çok teşekkürler.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Sal Mar 04, 2008 8:54 am    Mesaj konusu: Nükleer Santral Yasası tartışılıyor Alıntıyla Cevap Gönder

Nükleer Santral Yasası tartışılıyor

29 Şubat, 2008 Fergün Atalay / CNN TÜRK

Türkiye yarım asırlık nükleer macerasında artık son dönemece ilerliyor. Bu yıl içinde nükleer santral inşaasında somut adımlar atılacak ancak tartışmalar bitmiş değil.

Türkiye'nin nükleere gerçekten ihtiyacı var mı? Enerjide dışa bağımlılık sorunu nükleer ile çözülür mü? Bu alanda da görüşler farklı.

Türkiye yaklaşık 50 yıldan sonra nükleer santral konusunda bir dönemeçte. İhale süreci tamamlandıktan sonra ilk olarak yer lisansı bulunan Mersin Akkuyu'da daha sonra da Sinop'ta çalışmalar başlayacak.

Ancak hala tartışmalar var. Tartışmaların odağında 11 maddelik Nükleer Santral Yasası ve nükleer enerjinin Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılık sorununu çözüp çözemeyeceği konusu var.

Nükleer Santral Yasası 9 Kasım 2007'de kabul edildi. Nükleer karşıtları da taraftarları da yasayı yetersiz buluyor.

İTÜ Enerji Ens. Em. Öğr.Üyesi Prof. Dr. Şarman Gençay: "Bu kanunla, bu anlayışla, bu politikalarla nükleer teknolojiye girilmez."

Yeditepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Ali Nezihi Bilge: "Yasada bir çok nokta atlanmış durumda veya ilerde yönetmeliklerle yapılabilir kanaatiyle ertelenmiş durumda. Dolayısıyla bazı eksikler mevcut, özellikle hangi teknoloji konusuna girilmemekte"

Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Tahir Çiçekçi: "Yasada o kadar belirsizlik var ki. Atıkların nereye konulacağı belli değil, bunun maliyetinin halka yüklenmesi söz konusu."

Türkiye'nin ihtiyacı nükleerden karşılanabilir mi?

Türkiye'nin her yıl yüzde 1.6 oranında artan enerji ihtiyacı nükleerden karşılanabilir mi? Nükleer santraller, enerjide yüzde 70 oranında dışa bağımlı olan Türkiye'yi rahatlatır mı?

İTÜ Çevre Müh. Öğr. Üyesi İlhan Talınlı: "Rusya'ya bağımlılık İran'a bağımlılık... Ah İran kesti ah öbürü kesti... Siz zaten bağımsız değilsiniz ki santral yüzünden mi bağımsız olacaksınız. Paranızla mı bağımsızlığını teyit edeceksiniz?"

Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitü Müdürü Sıddık İçli: "Yatırımlarda temkinli olup, nükleer enerjiden bütün elektriğimizi üreteceğiz hayaline kapılmamız lazım."

Şarman Gençay: "Dünya elektriğinin yüzde 16'sı nükleerden karşılanıyor...Ve bu 20 yıldır böyle. 20 sene içinde elektrik enerjisi iki katına çıktı... Demek ki nükleer reaktörler elektrik üretimini artırıyor."

Nükleer santral yapımı sürecinde, ihalenin ilk aşamasını değerlendirme süreci oluşturuyor ve bunun en az iki ay sürmesi bekleniyor.

İki ayın sonunda ihaleye katılmak isteyen firmalardan teklifler alınmaya başlanacak... İhalenin sonucu da yine yaklaşık iki ay içinde belli olacak. 2008 yılının ikinci yarısından sonra santral konusunda somut adımlar atılmaya başlanacak.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
harharyas



Kayıt: 06 Oca 2008
Mesajlar: 440

MesajTarih: Sal Mar 04, 2008 4:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

sayın erdoz bu onemli konu için teşekkur ederim. "çarşı" nın da bu konuya duyarlı oldugunu belirtmek isterim

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Sal Mar 04, 2008 7:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Sayın şirine ve Sayın harharyas,

Nükleer enerji konusuna duyarsız kalmayıp ilgi gösterdiğiniz için asıl ben sizlere teşekkür ederim.

Bu konunun takipcisi olmaya devam edeceğim. Çernobilde yaşananları unutmadık unutmak da mümkün değil.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
harharyas



Kayıt: 06 Oca 2008
Mesajlar: 440

MesajTarih: Sal Mar 04, 2008 8:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ya evet,cernobil dediniz de bir anim geldi aklima. cocukken oldu bu olay az biraz hatırlıyorum işte. kahvaltıda çay içerdik ama nasıl. özel getirilmiş,ortama en uzak bolgeden yurtdışından sallama poşet çaylardan. millet demleme içiyordu o sıralar ben çocuk aklı işte "baba biz niye bundan içiyoruz ki derdim" "oğlum şimdi nasıl anlatayım ki sana" demişti "hele buyu bıraz daha da o zaman ogrenecesin hepsini" demişti" (bende de ne hafıza varsa artık :D ) büle işte. nasil da korumuşlar büyüklerimiz bizi

karadeniz için hep üzülmüşümdür. sonra bir bakan vardı diye hatırlıyorum çayda birşey yok deyip tv de içmişti de kanser oluştu dimi. hey gidi hey.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
harharyas



Kayıt: 06 Oca 2008
Mesajlar: 440

MesajTarih: Sal Mar 04, 2008 8:20 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ha diyeceksiniz ki,içen kanser oldu içmedin sen ne oldun crohn oldum :) allahın takdiri işte.
hani rakı şarap sigara içme dersin ya,karşılık olarak içmeyen ölmüyor mu derler. mantığım almaz bir türlü bunu da. neyse artık.
çarşı nükleere karşı
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Mar 07, 2008 2:03 pm    Mesaj konusu: Nükleer santral kanununa kısmi iptal Alıntıyla Cevap Gönder

Nükleer santral kanununa kısmi iptal

AA-06 Mart 2008 Perşembe

Anayasa Mahkemesi, Nükleer Santral Kanunu'nun ''Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun sözleşmeli personel çalıştırmasına olanak tanıyan'' hükmünü iptal etti.

CHP ve DSP, nükleer santrallerin kurulması ve işletilmesine dair 5710 sayılı Kanun'un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmıştı.

Yüksek Mahkeme, bugünkü gündem toplantısında davayı esastan sonuçlandırdı.

Anayasa Mahkemesi, 5710 sayılı Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun'un geçici 1'inci maddesinin ikinci cümlesindeki "Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, görevlerini yerine getirirken özel bilgi ve ihtisas gerektiren işlerde kadro aranmaksızın uygun nitelikli yerli ve yabancı uyruklu sözleşmeli personel çalıştırabilir" hükmünün iptaline karar verdi.

Heyet, CHP ve DSP'nin diğer iptal istemlerini ise reddetti.

İptali istenen diğer düzenlemeler şöyleydi:

* Santral kuracak şirketin belirlenmesine ilişkin 3'üncü maddesinin, "TAEK, Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren nükleer santral kurup işletecek şirketlerin karşılaması gereken ölçütleri bir ay içinde yayımlar" hükmünü içeren (2) numaralı fıkrası.

* Aynı maddenin, "Bu kanuna göre yapılacak nükleer güç santralları için yarışmaya katılacaklarda aranacak şartlar, şirketin seçimi, yer tahsisi, lisans bedeli, altyapıya yönelik teşvikler, seçim süreci, yakıt temini, üretim kapasitesi, alınacak enerjinin miktarı, süresi ve enerji birim fiyatını oluşturma usul ve esasları, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra iki ay içerisinde Bakanlık tarafından hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu'nun onayı ile yürürlüğe girecek bir yönetmelikle belirlenir" düzenlemesinin yer aldığı (3) numaralı fıkrası.

* Teşvikler başlıklı 7'nci maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki, "İşletmeden çıkarma hesaplarından (İÇH) oluşmuş kaynakların yüzde 25'ine kadar maliyetler Hazine tarafından karşılanacağına, bunun da yetmemesi halinde şirket tarafından karşılanacağına ilişkin" cümlesi.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cum Mar 07, 2008 2:09 pm    Mesaj konusu: Güneş ışınları ve esen rüzgar boşa gidiyor Alıntıyla Cevap Gönder

Güneş ışınları ve esen rüzgar boşa gidiyor

7 Mart, 2008

Türkiye'de, güneş enerjisi kapasitesinden binde 1, rüzgar enerjisinden de binde 5 oranında yararlanıldığı bildirildi.

Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, enerji ihtiyacına kalıcı çözümler bulabilmek için üretimin büyük santraller yerine noktasal ölçekte ve kullanıcıya yakın bir noktada yapılmasının daha akılcı olduğunu söyledi.

Enerji ihtiyacının, sürdürülebilir enerji kaynaklarına ve enerji verimliliğine yönelmekle karşılanabileceğini belirten Eken, uranyum gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanımına karşı olduklarını ifade etti.

Dünyanın neresinde olursa olsun nükleer enerjinin çözüm olarak kabul edilemeyeceğini savunan Eken, "Gerek nükleer enerji santralleri, gerekse büyük barajlar, yüksek miktarda enerji üretimini tek bir merkezde yapmakta ve enerji son kullanıcıya bu merkezden dağıtılmaktadır.

Söz konusu büyük projeler çevreye geri dönüşsüz zararlar vermekte ve sürdürülebilir değil" dedi.

Büyük merkezlerde üretilen enerjinin kullanıcıya nakli sırasında kaçak ve kayıplar oluştuğunu, aynı zamanda verimin azaldığına dikkati çeken Eken, enerji ihtiyacına kalıcı çözümler bulabilmek için üretimlerin büyük santraller yerine noktasal ölçekte ve kullanıcıya yakın bir noktada yapılması gerektiğini savundu.

Eken, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılayabilmek için büyük şirketlerin lobi çalışmalarına karşı durmak gerekir. Örneğin, coğrafi konumu itibariyle yılın ortalama 200 günü güneş görülebilen Türkiye'de bu doğal enerji kaynağının kapasitesinin sadece binde 1'i kullanılıyor."

Eken, rüzgar enerjisi konusunda bazı firmalar tarafından yatırımlar yapılsa da, bunun yeterli olmadığını söyledi.

Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyelinin Avrupa ülkelerine oranla yüksek olduğunu belirten Eken, teknik kapasitesi 83 bin MV olan rüzgar enerjisinin sadece binde 5'inden yararlanılabildiğini kaydetti.

Güneş ve rüzgar santrallerinin çevre dostu olduğuna işaret eden Eken, "Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bölümü bu kaynaklar kullanılarak karşılanabilir. Avrupa ülkelerinde de bu yatırımlar son yıllarda ilgi görüyor" diye konuştu.

Nükleer atıkların bertaraf edilmesi ya da yeniden işlenmesi sırasında ciddi derecede sızıntı ve kirlilik riskleri bulunduğunu ifade eden Eken, "Gerek bilimsel çalışmalar, gerekse dünyanın yaşadığı acı tecrübeler, nükleer santrallerin tehlikeli ve acımasız bir teknoloji olduğunu açıkça ortaya koymaktadır"dedi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 10:16 am    Mesaj konusu: Nükleer Santralda süreç hızlanıyor Alıntıyla Cevap Gönder

Nükleer Santralda süreç hızlanıyor

7 Mart, 2008 20:15:00 (TSİ)

Nükleer santral ihalesi kriterlerine ilişkin yönetmeliği inceleyen Sayıştay, görüşünü Enerji Bakanlığı'na bildirdi. Bu görüşle birlikte nükleer santral ihalesinde süreç yeniden hızlandı.

Nükleer santral yapım kriterlerini belirleyen yönetmelik hazırlandı, ihalenin tarihi 21 Şubat olarak belirlendi. Fakat yasa gereği yönetmelik için Sayıştay'ın görüşünün alınması gerekiyordu.

Sayıştay incelemeyi uzatınca ihale tarihi de ertelendi.

Şimdi süreç yeniden hızlanıyor. Sayıştay haftalarca süren incelemenin ardından yönetmelik ile ilgili görüşlerini Enerji Bakanlığı'na gönderdi.

Sayıştay yönetmelikte 11 maddede düzenleme yapılmasını istedi.

Sayıştay'ın önerileri arasında alım garantisini düzenleyen maddenin başlığının satın alma olarak değiştirilmesi, fazla üretimin hangi şartlarda satın alınacağı ve öngörülenden düşük üretim yapılması durumunda nasıl bir yaptırım uygulanacağının yönetmelikle belirlenmesi yer aldı.

Yasal prosedür Sayıştay'ın görüşünün alınmasını zorunlu kılıyor amak bu görüşlerin yönetmeliğe yansıtılması şart değil.

Yönetmelik şimdi Başbakan Erdoğan'ın imzasını bekliyor. Erdoğan'ın imzasıyla birlikte TETAŞ (Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş) Yönetim Kurulu ihale şartnamesine son noktayı koyacak.

Bundan sonra ihale tarihi ilan edilecek. Enerji Bakanlığı yetkilileri, TETAŞ tüm hazırlıkları tamamladığı için ihalenin en geç mart ayının üçüncü haftasında yapılacağını belirtiyor.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Bilim Güncesi Tüm zamanlar GMT +2 Saat
Sayfaya git 1, 2, 3, 4  Sonraki
1. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


balon patlat
manisa yapı denetim
lol oyun
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu