www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa www.barsakforum.com
İnflamatuvar Barsak Hastalıkları ve Biz

Barsakforum Radyo

Boğaziçi Üniversitesi Desteğiyle Radyomuz Yayında  
www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa

ibh - inflamatuvar barsak hastalığı ( ülseratif kolit crohn )    ibh da yaşam    ibh da kullanılan ilaçlar    ibh ve psikoloji    hastalık teşhis ve tedavi yöntemleri    şifalı bitkiler - takviye besinler ve diyet       kendimizi tanıtma tanışma hastalık hikayeleri

Anasayfa Forum Üye Listesi Profil Özel Mesajlar S.S.S Arama Giriş

Pandemik İnfluenza H1N1 (DOMUZ GRİBİ HAKKINDA....)

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Hastalık Teşhis ve Tedavi Yöntemleri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Ercan Zorlu
Süper Moderatör


Kayıt: 28 Arl 2007
Mesajlar: 1648
Konum: MODA-KADIKÖY --İSTANBUL Hastalık:CROHN İlaç:NALTREXONE(LDN)

MesajTarih: Cmt Ekm 24, 2009 9:55 pm    Mesaj konusu: Pandemik İnfluenza H1N1 (DOMUZ GRİBİ HAKKINDA....) Alıntıyla Cevap Gönder


Pandemik İnfluenza H1N1 (Domuz Gribi)

Doç.Dr. Önder Ergönül

Geçen hafta Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği, Ankara ve İstanbul’da Pandemik İnfluenza H1N1 konusunda toplantılar düzenledi. Bu toplantılarda konuyla ilgili sunumlar yapıldı, toplantılara katılan meslektaşların görüşleri alındı. Elde edilen bilgileri özetleyerek sunuyoruz.
Salgının boyutlarıPandemik influenza H1N1 salgını bu yıl Nisan ayının sonlarında başladı ve 6 ay içinde 400 000’e yakın olgu ve 4500 ölüm saptandı. Türkiye’de saptanan olgu sayısı 480’dir. Dünya Sağlık Örgütü, bu hızlı yayılma nedeniyle, pandemi düzeyini 6’çıkardı. Kuş gribi salgınında pandemi düzeyi 4’te kalmıştı. Pandeminin 6 olması, artık her ülkede salgının başlayabileceği anlamına gelmektedir. Olguların dışarıdan geleceğini düşünmek yanıltıcı olacaktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Pandemik İnfluenza H1N1 salgını son 50 yılın en önemli salgınıdır.
Hastalığın seyri
Salgının yaygın olması, ölün oranının yüksek olduğu anlamına gelmez. Ölüm oranı binde birin altındadır. Özellikle gebeler ve aşırı kilolu olanlarda ölüm oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Ölümler, kronik hastalığı olanlarda daha yüksektir. Belirtileri mevsimsel gribe benzer, ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrıları, başağrısı, titreme ve yorgunluk ön plandadır. Bazı kişilerde ishal ve kusma görülür. Zatürreye bağlı ciddi hastalıklar ve ölümler olabilir.
Bulaşma özellikleri
Pandemik İnfluenza H1N1 infeksiyonu, 1-3 günlük kuluçka süresinden sonra başlamakta ve hastalık 3-7 gün sürmektedir. İnsandan insana hapşırma ve öksürme ile saçılan damlacıklar yoluyla yayılır. Ayrıca el teması da önemlidir. Hasta olan kişiler belirtiler görülmeden bir gün önce ve hastalık boyunca infeksiyonu yayabilirler.
Tanı
İnfeksiyonun tanısı moleküler teknik (PZR) ile konulmaktadır. Bu test bu konuda özelleşmiş merkez laboratuvarlar tarafından yapılmaktadır. Her olguda laboratuvar tanısının konulması da gerekmez. Özellikle infeksiyonun yayılmasının önlenmesi için testlerin yapılması önemlidir. Grip tanısında kullanılan diğer hızlı testlerin H1N1 gribi için duyarlılık ve özgüllükleri düşüktür ve hastalığın tanısında yeri yoktur.
Tedavi
Tedavide klasik gripte olduğu gibi oseltamivir veya zanamivir kullanılır. Bu ilaçlar belirtiler görüldükten sonra ilk 2 günde kullanılmalıdır. Ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmalı, grip için risk gruplarına tedavi uygulanmalıdır. Ayrıca belirtilere yönelik ilaçlardan da yararlanılabilir. Ağrı kesici olarak aspirin kullanılmamalı, parasetamol tercih edilmelidir. Korunma amaçlı olarak, örneğin yurt dışına giderken ilaç alınması önerilmez.
Aşı
Mevsimsel influenza aşısına ek olarak influenza H1N1 aşıları uygulanacaktır. İnfluenza H1N1 aşısı gereken riskli gruplar;
1. Altı aydan 24 yaşa kadar olanlar
2. Altı aydan küçük bebeklere bakanlar
3. Gebeler
4. 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar
5. Sağlık çalışanları

Aşının, yapıldığı gün ortaya çıkan hafif belirtiler (ateş, koltukaltı lenf düğümlerinin şişmesi) dışında ciddi yan etkisi yoktur. İleride ortaya çıkacak yan etkiler ise bugünden bilinmemektedir. Aşılar, eczanelerde satılmayacak, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanacaktır.

Aşı mevsimsel grip aşısının üretildiği yöntemle üretilmektedir. Uzun süredir deneyimin olduğu bir aşı olduğundan yan etkilerinin benzer olacağı düşünülmektedir. Aşıda koruyucu olarak timerosal yer almaktadır. Bazı firmalar aşının koruyucu –antikor- yanıtını artırmak üzere aşıya katkı maddesi (adjuvan) eklemektedir. Bu madde de yine uzun süredir aşı üretiminde kullanımda olan bir maddedir.

Kişisel Korunma
En etkin önlem ellerin yıkanmasıdır. Genel sağlık önlemlerine dikkat etmek gerekir, uykusuz kalınmamalı, fiziksel aktivite sağlanmalı, günlük stres kontrol edilmeli, bol sıvı ve besleyici gıdalar alınmalıdır. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmalıdır. Cansız yüzeylerin çamaşır suyuyla silinmesi yeterlidir.

Başkalarına bulaştırmamak için ne yapmalı?
· Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalıdır. Kullanılan mendiller hemen çöpe atılmalıdır.
· Eller sabunlu suyla yıkanmalı, su ve sabuna ulaşılamazsa alkollü temizleyiciler kullanılmalıdır. El hijyenine uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
· Eller ağız ve buruna götürülmemelidir, virus bu yolla yayılabilir.
· Hastalardan uzak durulmalıdır.
· Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır.
· Hastalanınca okula ve işe gidilmemesi önerilir.

Bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler;
1. Termal kameralar önemini yitirmiştir. Termal kameralar, gelinen noktada uygulamadan kaldırılmalıdır; çünkü ülke içinden olgular çıkabilmektedir.
2. Yurt dışından gelenlerin doldurması istenen formlar önemini yitirmiştir.
3. Salgına yönelik çalışmalar ve hesaplamalar saydam bir şekilde sunulmalıdır. Sunulan hesapların referansları ortaya konulmalıdır.
4. Resmi makamlarca halkı paniğe sevk edecek açıklamalardan kaçınılmalıdır.
5. Aşı hakkında detaylı ve dogru bilgilendirme yapılmalıdır
6. Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki el yıkama koşullarının iyileştirilmesini hedeflemelidir.


Kaynak: http://www.ses.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1202:pandemik-nfluenza-h1n1-domuz-gribi&catid=13:genel-merkezden&Itemid=66


Doç.Dr. Önder Ergönül kimdir
http://tip.marmara.edu.tr/index.php?sayfa=132

harvard'dan yüksek lisanslı, enfeksiyon hastalıkları doçenti, ayrıca arada sırada radikal iki' de yaziyor.
doç. dr. önder ergönül, infeksiyon hastalıkları alanında ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim insanlarından birisidir.“kırım kongo kanamalı ateşi” konusunda dünyanın en önemli otoritelerinden biri olan önder ergönül konu ile ilgili dünyadaki tek kitabın yazarıdır:
crimean-congo hemorrhagic fever: a global perspective. onder ergonul & chris a. whitehouse, yayınevi: springer, 2007
_________________
"Low Dose Naltrexone (LDN) may well be the most important therapeutic breakthrough in over fifty years. It provides a new, safe and inexpensive method of medical treatment by mobilizing the natural defenses of one's own immune system.
........... " — David Gluck, MD
ÇEVİRİSİ.:...............
"Düşük Doz naltrekson (LDN) de en önemli tedavi atılım elli yıl içinde olabilir. Bu kişinin kendi bağışıklık sisteminin doğal savunma seferber ederek tıbbi tedavi, güvenli ve ucuz yeni bir yöntem sağlar.LDN önemli sağlık maliyetlerini azaltır ve hastalıkların geniş bir dizi tedavi artırır........

Naltroxene (LDN = Low Dose
Naltrexone)..(ETHYLEX -VIVITROL-NEMEKSİN=Muadili NALTREXONE)
OKUNUŞLARI:Naltrekson,Naltrexone,Naltreksone
http://www.barsakforum.com/naltrexone-tedavisi-crohn-da-vt58.html?highlight=naltroxen
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
semi
Moderatör


Kayıt: 28 Arl 2007
Mesajlar: 919
Konum: İstanbul Hastalık: Crohn ......... Cinsiyet : Bayan

MesajTarih: Pzr Ekm 25, 2009 3:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/2009/10/25/telasa_gerek_yok_evde_istirahat_edin

Telaşa gerek yok evde istirahat edin

Prof. Badur, domuz gribinde hastalığı normal seyredenlerin bol sıvı tüketip, 5 gün istirahat etmesini, kalp, şeker, tansiyon, astım gibi hastalığı olanların ise hastaneye gitmelerini öneriyor.
Gündemimiz, domuz gribi... Virüs Türkiye'ye giriş yaptı ve hızla yayılıyor. Toplum panik! Bunu bildiğim için ben de bu haftaki sayfamı domuz gribine ayırdım. Türkiye'nin bu virüs üzerine en uzman isimlerinden biri olan İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji ve Temel İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur'a, "Nedir bu domuz gribi? Ve ne yapmamız lazım?" diye sordum. O da herkesin anlayabileceği bir dille virüse dair tüm bilinmeyenleri anlattı...


Çok korkuyor insanlar...
Doğaldır. Çünkü, yeni bir virüs ve hızla yayılıyor. Ve insanlar hiçbir şey bilmiyor.

Peki korkmak lazım mı?
Çok hızlı yayıldığı için korkmak lazım ama diğer taraftan da bu virüsün insanda ölümcül ve ağır bir hastalığa yol açmadığını bilip telaşlanmamak lazım. Ölüm oranı mevsimsel gripten hiç farklı değil, hemen hemen aynı. Hatta daha hafif diyebiliriz. Ölenler de daha çok yaşlılar, solunum sistemi sorunu olanlar, astımlılar...

Yani bu virüsü kapan kişinin özel durumuna bağlı olarak ölüm gerçekleşebilir mi diyorsunuz?
Aynen öyle. Tıpkı mevsimsel gripte olduğu gibi. Mevsimsel grip aslında çok önemsenmez ama yılda ne kadar insan ölüyor biliyor musunuz? 250 ile 500 bin arsında! Ama ne Türkiye'de ne de dünyada ölüm kaydına ölüm nedeni "grip" yazılmaz. Niye? Çünkü, astımlı biri gribe yakalandığı zaman "astım krizinden öldü" denilir. Ya da bir şeker hastası gribe yakalandığı zaman "şeker komasından öldü" denilir.

Peki domuz gribinden şu ana kadar kaç kişi öldü?
Tüm dünyada 4 bin kişi. Bunlarda da ölümün sebebi, hastanın özel bir durumunun olması ve kendini korumamış olmasıdır. Yani bakım yoksa her grip gibi domuz gribi de ölümcül olur ama onun dışında ölümcül değildir.

Neden korkutacak mesajlar veriliyor?
Bakın. İşte en önemli nokta bu! Bütün bu aşı planlarının, verilen mesajların bir tek nedeni var o da bu virüsün kendi içinde başka bir canlı türünün virüsü ile karşılaşmadan yapı değiştirip çok daha hızlı daha ağır hastalık yapan şekle dönüşme olasılığının bulunmasıdır. Yani tüm bu planlamalar tedbir amaçlıdır. Dünyada da Türkiye'de de tek amaç virüsün olası dönüşümüne karşı önlem almaktır.


Virüs dönüşebilir öyle mi? Daha önce yaşanmış örnekleri var mı?

Tabii ki var. Normalde influenza salgınları başta şimdiki gibi hafif hastalık yaparken birden bire ikinci, üçüncü dalgalarında, ölümcül olup 1918 yılında İspanyol gribinde olduğu gibi milyonları öldürebilir. Yetkililerin gribi bu kadar ciddiye almasının nedeni bu.

Türkiye'de hızlı yayılıyor. Ne olacak?
Ne mi olacak? "Herkes bir gün domuz gribi olacak!" Bakın. Sağlık Bakanlığı'nın pandemi grubu var. Profesörlerden oluşan. Haziran ayından beri o kurul toplanıyor. Bizler belirledik kimin, ne kadar aşılanacağını. Slogan o zamanlar, "Salgın kapımızda" idi. Şimdi ise, "Salgın aramızda!" Yani her an herkes domuz gribi olabilir. Çünkü hızlı, seri ve çok kolay yollarla bulaşıyor bu virüs. Bir anlamda kaçınılmaz hal aldı diyebiliriz yani.

Kurulunuz bu durumu aylar önceden tahmin etmişti yani. Neden önlem almadınız?
Almaz olur muyuz? Virüs mümkün mertebe Türkiye'ye geç girsin, en azından aşı hazırlıkları tamamlana kadar diye, tüm virüs bulunan hastaları izole ediyorduk. Her örnekten muayene maddesi alıp laboratuvarlara gönderiyorduk. Hasta yakınlarına, ailesindeki kişilere de koruma amaçlı ilaç veriyorduk. Bunların hepsi terk edildi ya da terk edilmesi lazım. Çünkü artık bu virüs bu basit önlemlere aldırış etmeyecek kadar aramızda. Özellikle altını çiziyorum buranın; "Her kim ki öksürüyor, ateşi var, kırgınlık var ya da başı ağrıyor. Bu normal. Yani mevsimsel grip filan değildir artık. Bilinmeli ki o artık bir domuz gribi hastasıdır!"


Gerçekten mi?
Evet! Örneğin okullarda salgın başladı. Bakın, eğer çocuğumun gittiği okulda birisinde domuz gribi tanısı konmuş ise benim çocuğumda da nezle, grip hali boğazı ağrıyor, öksürüyor, ateşi var ise, artık "Acaba domuz gribi mi?" sorusu sorulmaz ve gereken ne ise o yapılır! Çocuk evde istirahate çekilir ve varsa ateşi bir ateş düşürücü verilir. Yanına da ıhlamur!
Bu kadar basit mi?
Evet! Bu kadar basit ve net yayılıyor. Çok da doğal beklenen bir şeydi zaten bu. Bazen bana soruyorlar. Bu abartıldı mı? Saklandı mı? Niye Ekim ayında çıktı? Aşılar geldiği için mi? Hayır öyle değil. Bütün Kuzey yarım küredeki ülkelerde havaların soğuması ile kapalı ortamlara geçildikçe virüs yayılacak. Türkiye'de havalar o kadar soğumadı ama en azından okulların açılmasıyla bu yaygınlığın olması beklenen bir şeydi. Şaşırılacak bir şey yok. Bakanlık "Biz bunu Kasım'da, Aralık'ta bekliyorduk. Erken oldu" diyor ama biz bekliyorduk!


Okullarda aşı zorunlu olmalı

Aşı gelince siz yaptıracak mısınız peki?
Kendime de, çocuğuma da yaptıracağım.
Peki okullarda bu aşı yapılmalı mı?
Bence yapılmalı. Ve ailenin iznine de tabi olmamalı. Zorunlu olmalı yani. Çocuklarda çok daha kolay yayılıyor çünkü.
Okulları tatil etmek çözüm mü?
Komedi. Böyle bir çözüm olabilir mi? Bence hiç gerek yok! Hasta olan çocuk evde birkaç gün dinlenir okuluna döner. Zaten toplum alışacak ve bir süre sonra okullar kapanmamaya başlayacak. Çünkü bu virüs içimize girdi ve yayıldı! Alışacağız domuz gribine yavaş yavaş ve onunla yaşamayı öğreneceğiz. Kaldı ki aşı uygulaması başlayınca yavaş yavaş azalacak ve ülkeyi terk edecek bu virüs. Bu kadar basit yani!
Peki bu aşı niye bu kadar tartışma yarattı?
Diyorlar ki, "Bu aşı hızlı ruhsat aldı ve bu aşı firmalarının bir oyunudur." Neden bu kadar hızlı? Ee ne yapsalardı insanlar aşısız kalsın da daha çok insan mı yakalansın bu gribe?
Hangi ülkeler bu aşıyı kullanmaya başladı?
Amerika ve İngiltere başladı. Çin, Macaristan, Avustralya ve tüm İskandinav ülkeleri uyguluyor. Pazartesi Fransa başlıyor.


Test iki yerde yapılıyor


Belirtileri nelerdir?
Öksürük, kırgınlık, eklem ağrısı, baş ağrısı ve solunum zorluğu.
Hasta hastaneye gitsin mi?
Gitsin ama test yaptıracağım diye kendini yormasın! Zaten Türkiye'de iki laboratuvar var. Birisi İstanbul Tıp Fakültesi, diğeri Ankara Recep Saydam. Kamuoyunun önemle dikkatini çekiyorum bu söylediklerime. Lütfen dikkat edilsin. Şu anda Türkiye'de bu tahlilleri yapma olasılığına sahip başka laboratuvar yok! Bizim de kapasitemiz belli. 4 kişi çalışıyoruz! Ve özel hastanelerde bunların test edilmesi mümkün değil şartları gereği! O nedenle boşu boşuna paralarını çarçur etmesinler. Unutmasınlar. Bir kişide domuz gribi olup olmadığını anlamanın tek yolu bu iki laboratuvardan geçiyor.



Ne yapsın hasta?
Evde dinlesin. Ateş varsa bir ateş düşürücü alabilir. Bunun dışında bol bol sıvı tüketip, 5 gün istirahat etsin. Tabi bu hastalığı normal seyredenler için. Eğer hasta solunum yetmezliği çekiyor ve iyileşme görülmüyorsa ve bir de tabi, kalp, şeker, tansiyon, astım gibi hastalıkları varsa kesinlikle hastaneye müracaat etsin. Onun dışındakiler ise evde oturup domuz gribinin yarattığı tatil keyfini çıkarsın!


Tamiflu'ya gerek yok


Hastaya Tamiflu verilmesine gerek yok. Zararlı. Fransa Parasetamol veriyor ve orada Tamiflu'nun bütün eczanelerde satışı 'herkes almasın' diye yasaklandı. Ama bu durum çok ilginç bizim toplumumuzda tartışılmıyor, konuşulmuyor. Hafif seyreden hastaya Tamiflu verilirse, yarın öbür gün ağır bir sendromla karşı karşıya kaldığında bu ilaç etkisini göstermez. Bir kere toplum sağlığı için zaten gerek de yok.
_________________
Eylül 2007 Crohn
K50.1
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Hastalık Teşhis ve Tedavi Yöntemleri Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


resimli yemek tarifleri
manisa yapı denetim
lol oyun
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu