www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa www.barsakforum.com
İnflamatuvar Barsak Hastalıkları ve Biz

Barsakforum Radyo

Boğaziçi Üniversitesi Desteğiyle Radyomuz Yayında  
www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa

ibh - inflamatuvar barsak hastalığı ( ülseratif kolit crohn )    ibh da yaşam    ibh da kullanılan ilaçlar    ibh ve psikoloji    hastalık teşhis ve tedavi yöntemleri    şifalı bitkiler - takviye besinler ve diyet       kendimizi tanıtma tanışma hastalık hikayeleri

Anasayfa Forum Üye Listesi Profil Özel Mesajlar S.S.S Arama Giriş

Tıp Sözlüğü

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Sözlük
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:39 pm    Mesaj konusu: Tıp Sözlüğü Alıntıyla Cevap Gönder


A-B-C
A
ABORTUS:Hamile kadının çocuğunu düşürmesi.
ABORTUS İMMİNENS:Çocuğunu düşürme tehlikesi.
ABSTİNENS:Yoksunluk sendromu,örn;morfin ihtiyacı duyan kişinin krize girmesi.
ABSORBSİYON:Emilme;barsaklar suyu absorbe eder.
ABSORBAN:Emen,emme yeteneiğ olan.Örnek;peçetenin suyu emmesi.
ABULİ:İrade kaybı istek duymama
ACTİNOMİKOZİS:Kemik dokuya ilerleyebilecek kadar ağır seyreden bir tür mantar hastalığıdır.
ADENİT:Bez iltihabı
ADENO:Bez
ADENOİD:Bez yapısında olan
ADENOİD VEJETASYON:Geniz eti
ADENOKARSİNOM:Bez yapısının kötü huylu tümörü
ADENOMA:Bez yapısının iyi huylu tümörü
ADENOMİYOMA:Rahimde bez kaynaklı ur
ADENOPATİ:Lenf bezinin büyümesi
ADENOSKLEROZ:Bez yapısının bozularak fibrotk(bağdokusu)hal alması
ADİAFOREZ:Terlememe hastalığı
ADİPOZ DOKU:Ciltaltı yağ dokusu.
ADİPOZİTE:Ciltaltı yağ dokusunun fazla olması durumu.
ADRENALİN:Böbreküstü bezinden salgılanır,organizmayı acil durumlarda hızlı hareket edecek şekilde metebolizma yapacak hale getirir.
ADSORBSİYON:Yüzeyinde tutarak bağlamak
AEROBİK:Yaşamak ve üremek için oksijene ihtiyaç duyan canlı.
AEROFAJİ:Hava yutma,çok genirme sebebidir.
AFAZİ:Algılama güçlüğü.
AFAJİ:Yutamama hastalığı
AFRODİZİAK:Cinsel isteği artırıcı gıda veya ilaç.
AFONİ:Sesin çıkmaması veya çok kısık çıkması hali.
AFT:Ağız içinde pamukcuk benzeri beyez kaplı küçük yara.
AGALAKTİA: Doğum sonrası süt salgısısnın başlamaması.
AGENEZİ:Bir organ veya dokunun anne karnında gelişememesi
AGONİ:Ölmeden hemen önceki durum,can çekişme.
AGONİ ODASI:Ölümü kaçınılmaz olan yapacak şey kamayan hastanın konduğu oda.
AGORAFOBİ:Açık alan,tpluluğa çıkma korkusu.
AGUZİ:Tat alma duyusunun kaybı.
AHİLİA:Mide suyu oluşmaması
AKALAZİA:Yemek borusunun alt ucunun açılmaması sonucu üst kısmın genişlemesi.
AKROMEGALİ:18 yaşından sonra hipofiz bezinde gelişen tümörden büyüme hormonunun fazla salgılanmasıyla kişinin el ve ayaklarının irileşmesidir
AKCİĞER EMBOLİSİ:Akciğere giden atar damarın pıhtı ile tıkanması.
AKNE(AKNE VULGARİS):Sivilce
AKUT:Yeni,yeni başalamı,kronikleşmemiş.
ALBİNİZİM:Vücuta renk veren maddenin yapılamamasına bağlı olarak cilt,saç ve gözde renk oluşamaması durumudur.Hastayada albino denir.Saçlar beyazdır.
ALBİNO:Albinizm hastalığı olan.
AMENORE:Kadının erişkin yaşa gelmesine rağmen adet görmemesi. AMİP:Barsakta hastalık yapabilen tek hücreli canlı.Örn;Amipli dizanteri
AMİNOASİT:Protein yapı taşı,temel maddesi.
ANAEROBİK:Yaşamak için oksijene ihtiyaç duymayan canlı.
ANALJEZİK:Ağrı kesici
ANEMİ:Kansızlık ANEMİK:Kansızlık hastalığı olan,kansız.
ANESTEZİ:Tam his kaybı gene(narkoz) veya bölgesel olabilir.
ANOREKSİ(ANOREXİA):Ölümüne zayıflamaya çalışma durumu.
ANTİASİT:Asiti nötralize eden örnek;mide ilaçları
ANTİENFLAMATUAR:Bir tür iltihabi reaksiyon olan enflamasyonu azaltan.
ANTİPİRETİK:Ateş düşürücü
ANTİTUSSİF:Öksürük giderici.
ANÜRİ:İdrar yokluğudur böbrek yetmezliğinde görülür.
APENDİSİT:Kör barsak(appendix) iltihabı,acil ameliyat gerektiren daha çok gençlerde hörülen bir hastalıktır.
APLAZİ:Gelişmeme,oluşmama,doğuştan o orgsnın oluşmaması.
APNE:Solunum durması.
APOPLEXİ:İnme,felç
APSE:Bir doku veya organ içinde iltihaba bağlı olarak cerahat dolu sınırlı bir alan oluşması. ARTER:Atar damar.
ARTERİOL:Küçük atar damar.
ASTİGMAT:Korneadaki kırma kusuru sebebiyle cisimlerin çarpık kırık görünmesi şeklinde olan gözlükle giderilen hastalık.
ASTMA(ASTIM):Bronşların daralmasıyla seyreden bir tür nefes darlığı hastalığı.
ATROFİ:Gerileme,zayıflama örnek;kullanılmayan kas zayıflar kas atrofisi olur.
B
BAKTERİYEMİ:Kanda mikrop olması
BAKTERİÜRİ:İdrarda mikrop olması.
BARSAK(BAĞIRSAK)DOLAŞMASI:Bakınız ileus
BARTOLİN KİSTİ:Kadın cinsel organının dudağında oluşan içi sıvı dolu oluşum.
BASİL:Bir tür bakteri,mikrop
BATIN:Karın bölgesi
BAZAL CELL CA:Çok yavaş ilerleyen bir tür cilt kanseri.
BAZAL METEBOLİZMA:Tam dinlenme halinde tüketilen enerji miktarı.
BERİBERİ:B vitamini eksikliğinde oluşan nörit.
BİLATERAL:Her iki yan,iki taraflı
BİOPSİ:Hastalıklı dokudan teşhis amaçlı küçük bir parça alınması,parça
BLEFARİT:Göz kapağında döküntülü cilt hastalığı.
BLUMİA:Yemek yedikten sonra kendi isteğiyle kusma.
BRADİKARDİ:Kalp atım sayısının 50 den az olması
BRAKİALJİ:Kolda ağrı
BRONŞEKTAZİ:Bronşun bir kısmında eliptik genişleme.
BRONŞİT:Bir tür akciğer iltihabı,bronş iltihabı.
BRONŞİOLİT:Bronştan daha ince olan bronşitin iltihaplanması.
BRUKİZM:Gece diş gıcırdatma
BURGER:Ayaklarda atar damar tıkanıklığı,tek sebep sigaradır.
BÜL:Bir organ veya dokuda kendiliğinden yada yanık sonucu ciltte oluşan içi sıvı yada hava dolu kabarık yapı.
BÜLLÖZ AKCİĞER:Ak ciğerde üzüm salkımı gibi çok sayıda bül olması.
C
CAİSSON HASTALIĞI:Bakınız vurgun hastalığı
CANDİDA(CANDİDA ALBİKANS):Daha çok ağız içinde olan mantar hastalığı. CERAHAT:İltihabi akıntı,irin
CARNİTİN ( KARNİTİN ):Kaslarda enerji harcanmasını artıran madde
CENİN:Anne karnındaki bebek.
CİST:Kist
CLAVİCULA:Köprücük kemiği.
CONİK:Huni gibi olan
COR:Kalp
COXARTROZ:Leğen kemiğinin arkasında kireçlenme.
CRONİC:Müzmin,süregelen,eskiden beri var olan.


En son e r D o z tarafından Cmt Mar 08, 2008 4:52 pm tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

D-E-F
D
DAKTRİOSİSTİT:Gözyaşı kesesi ve kanalında iltihap olması hali.
DANSTİOMETRE: Yoğunluk ölçen cihaz.
DEBİL:Geri zekalı.
DEFEKASYON:Dışkılama işlemi,büyük apdest.
DEFEKT:Dokunun kaybı,örn:yaralanmada cildin koparak eksilmesi.
DEFİBRİLATÖR: Kalbin normal dışı hızlı atımını durdurarak tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan araç.
DEFORMASYON:Şekil veya yapı olarak bozulma
DEJENERASYON:Fonksiyonunu kaybedecek şekilde yapısal değişim.
DEJENERATİF ARTRİT:Eklemin kaygan yüzeyinin bozulması.
DEKOMPRESYON:Basıncın azaltılması.
DEKONJESTAN:Şişliği azaltanörn:nezle de burnu açan etki.
DEKUBİTİS ÜLSERİ:Yatak yarası
DELİRİUM:Saldırganlık şeklinde nöbet,delirme
DEONTOLOJİ:Meslek ahlakını belirleyen kurallar.
DEPİLASYON:Kılların kökünden çıkarılmasıdır ama tekrar uzar(cımbız,ağda gibi)
DEPRESYON:Ruhsal bunalım şeklinde seyreden psikiarik hastalık.
DERMABRAZYON:Cildi soyma,plastik cerrahların çeşitli aletlerle yaptığı cilt düzeltmesi.
DERMATİT: Cildin iltihabi durumu.
DERMİS: Ciltte en üst tabaka olan Epidermis'in altındaki tabaka.
DİABETES MELLİTUS ( DİYABET ):Şeker hastalığı.Tip1 çocularda görülür ve insülüin üretimi yoktur,tip 2 erişkinlerde olur insülin eksiktir.
DİSFAJİ:Yutarken ağrı duyma.
DİSMENORE:Adetin çok ağrılı olması.
DİSPEPSİ:Sindirim sistemi rahatsızlıklar,mide yanması,ekşimesi vb.
DİSPNE:Nefes darlığı
DİSÜRİ:İdrar yaparken yanma ve ağrı olması.
DUCTUS(DUKTUS):Kanal örnek;süt kanalı.
DUCTEKTAZİ:Kanalın genişlemesi.

E
EEG:Beynin elektriksel aktivitesini ölçüp kağıda döken cihaz.(elektroansefalografi)
EFFEKT:Tesir,etkinlikörnek;side effekt:yan etki).
EFFEKTİF:Tesirli,güncel.
EFERVESAN:Suda köpürtülüp içilen ilaç.
EFFÜZYON:Sıvı bulunmayan bir vücut boşluğunda sıvı birikmesi.
E.K.G:Kalbin elektriksel aktivitesini ölçen alet(elektrokardiogram)
EKİNOKOK:Kist hidatik hastalığının etkeni parazit(ekinokokus granülozus) EKLAMPSİ:Hamilelikte görülen tansiyon yükselmesi.Daha çok doğuma yakın olur.
EKOKARDİYOGRAFİ:Kalp hastalıklarını teşhiste kullanılan ultrason.
EKOKARDİYOGRAM:Ekokardiyografi yoluyla elde edilen çizelge.
EKOLALİ:Kişinin söylenenleri aynen tekrarlaması hastalığı.
EKSİZYON:Hastalıklı dokunun cerrahi olarak çıkarılması.
EKTAZİ:Boru şeklindeki yapının genişlemesi;venin genişlemesiyle venülektazi yani varis oluşur.
EKTODERM:Dış tabaka.
EKTOPİ: Dışarda olma.Örnek:ektopik gebelik;dış gebelik.
EKTROPİON:Göz kapaklarının dışa doğru dönmesi.
EKZEMA:Kurdeşen bir tür allerji.
ELEKTROENSEFALOGRAFİ(EEG):Beynin elektriki faaliyetlerinin grafik olarak gösterilmesi.
EMBESİL:Geri zekalı.
ENDODERM:İç tabaka
ENDOKRİNOLOJİ:İç salgı bezlerinin hastalıklarıyla ilgilenen tıp dalı.
ENFEKSİYON:İltihap
ENSEFALON:Beyin.
EPİLASYON:Kıl köklerinin kalıcı olarak yok edilmesi (laser,iğne epilasyon)
EPİLEPSİ:Kontrolsüz kasılmalarla başlayıp şuur kaybıyla devam eden bayılma nöbeti,sara hastalığı.
EPİTEL:Örtü tabakası vücudu örten deriyada barsağın iç yüzeyi gibi.
EROZYON:Epitel tabakasının yüzeyel olarak sıyrılması.
EROZİV GASTRİT:Midenin iç yüzeyinin sıyrılması şeklinde gastrit.
EXTERNAL: Dışarda olan,dışarda

F
FAMİLİAL:Ailesel,ırsi
FAMİLİAL POLİPOZİS:Kalın barsakta çok sayda polip.Aileseldir ve 40 yaşından kanserleşir.Kalın barsağın tamamının çıkarılmasını gerektirir.
FATAL:Öldürücü.
FEBRİL:Ateş yüksekliği.
FEBRİL KOVÜLZYON:Ateş yüksekliğine bağlı şuur kaybı gelişmesi
FEÇES:Dışkı
FEKALİT:Küçük dışkı taşı,dışkının sertleşmesile oluşur.
FEKALOİD: Dılkıyla karışık olan.
FEKALOM:Barsağı tıkayacak kadar büyük çok sert dışkı yığını.
FERRUM(FERRİTİN): Demir iyonu;kan yapımında kullanılır.Kansızlıkta kandaki miktarına bakarak tedavi planlanır.
FERTİL: Doğurgan
FETUS(FÖTUS):Anne karnındaki 3 aylık bebek
FİBROM:Bağ dokusunun iyi huylu tümörü.
FİBROSARKOM:Bağ dokusunun kötü huylu tümörü
FİSSÜR:Çatlak
FİSTÜL:İki boş organ veya boş organla cilt arasında iltihabi bir kanal oluşması.
FMF(FAMİLİAL MEDİTERRENİAN FEVER):Ailevi akdeniz ateşi.nöbetler halinde karın ağrısı olur.
FOBİ:Anlamsız korku örnek:örümcek korkusu.
FOBİK NEVROZ:Anlamsız korku örnek:örümcek korkusu.
FÖTAL:Anne karnındaki çocuğa ait.
FRAKTÜR:Kırık,kırılma


En son e r D o z tarafından Cmt Mar 08, 2008 4:44 pm tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

G-H-İ
G
GALAKTORE:Memeden emzirme dönemi dışındayken süt gelmesi.
GALAKTOZ:Süt şekeri.
GANGREN:Kan gidememesi sonucu dokunun ölmesi,çürüme
GARGUYMENT:Midede fazla sıvı olmasına bağlı çalkantı sesi.
GASTRALJİ:Mide ağrısı.
GASTRİT:Midenin iç yüzyinde değişik tip ve derecelerde doku hasarı yada iltihap.
GASTRİK CA:Mide kanseri.
GASTROENTERİT:İshal
GASTROENTEROLOJİ:Sindirim sistemi hastalıklarıyla ilgilenen tıp dalı.
GASTROPİTOZ:Mide sarkması
GASTROSKOPİ:Mideyi görüntülemeye yarayan alet.
GAYTA(GAİTA): Dışkı
GAZLI GANGREN:Doku ölümüne sebep olan mikrobik hastalık,mikrop kokulu bir gaz ürettiği için gazlı eki konmuştur.
GLAND:Salgı bezi.
GLANDÜLER:Salgı bezi kaynaklı olan.
GLİKOZÜRİ:İdrarda şeker olması.
GLOKOM:Göz içi tansiyonun yüksek olması.
GLUKOZ:Bir tür şeker,vücudun hazır enerji kaynağı.
GONORE:Bel soğukluğu,cinsel ilişkiyle bulaşan bir tür prostat iltihabı.
GRNÜLASYON:Yara zemininde oluşmuş iyileşme dokusu.
GUT:Ürik asit metebolizmasının bozulmasıyla ortaya çıkan ayak parmağında ağrıyla seyreden eklem hastalığı,protein fazla tüketenlerde görülür.

H
HABİTÜEL:Alışkanlık haline gelmiş olan
HABİTÜEL ABORTUS:Tekrarlayan düşük.
HEMANJİOM:Kan damarlarından köken alan iyi huylu süngerimsi tümör. HEMANJİOSARKOM:Kan damarlarından köken alan kötü huylu süngerimsi tümör. HEMARTROZ:Eklem boşluğunda kan bulunması hemofili hastalarında görülür. HEMATEMEZ:Kusmayla mideden kan gelmesi.
HEMATOCHESİA: Dışkıyla kırmısı kan gelmesi
HEMATOM: Doku yada organ içinde kan pıhtısı oluşması.
HEMATÜRİ:İdrardan kan gelmesidir gözle görülecek kadarsa makroskobik hematüri,mikroskopla tesbit edilirse mikroskobik hematüri.
HEMOPTİZİ:Öksürükle ak ciğerlerden kan gelmesi.
HEMORAJİ:Vücut dışına kanama olması.
HEMOROİD:Makatta olan parmaksı çıkıntılar,iç ve dış olabilir.
HEPATOMEGALİ:Karaciğerin büyümesi.
HERNİ:Fıtık;balonlaşma,kasık ve belde sık görülür.
HERPES:Uçuk.
HETEROJEN:Yapı taşı çeşitli maddelerden oluşan
HİATAL HERNİ:Karın boşluğu ile göğüs boşluğu arasında fıtık.mide fıtığı.
HİDADİTOZ:Kist hidatik hastalığı
HİDROSEL:Yumurtalıkta sıvı birikmesi tedavisi ameliyatla yapılabilir.
HİPERPLAZİ:Hücre sayısının artarak dokunun büyümesi.
HİPERTİROİDİ:Tiroid hormonunun yüksek olması,zehirli guatr.
HİPERTROFİ:Hücre sayısı artmadan büyüme.Örnek:Sporcunun kaslarının gelişmesi
HİPOFİZ:Beyinde gözlerin arkasına denk gelen yerde fındık büyüklüğünde çeşitli hormonlar salgılayan bez,gudde.
HİPOKALSEMİ:Kan kasiyum düzeyinin düşük olması.
HİPOPLAZİ:Yetersiz gelişme gelişme,organın doğuştan küçük ve yetersiz olması. HOMOSEXÜEL:Kendi cinsine cinsel istek duyan
HOMOJEN:Yapı taşı tek tip olan

İ
İCTİOZ(İHTİYOZİS):Ciltte aşırı kuruluk ve buna bağlı pul pul döküllme.
İDİOPATİK(İDYOPATİK):Sebebi bilinmeyen yada tesbit edilemeyen hastalık.
İDİOT:Zeka seviyesinin düşük olması(İQ;70-80).
İKTER(İCTERUS):Sarılık hastalığı.
İLEİT:İnce barsakta iltihap.
İLEUM:3.5 metre uzunluğundaki İnce barsağın ikinci yarısı.
İLEUS:Dolaşma şeklinde,tümör veya katı bir şeyle barsağın tıkanmasına bağlı olarak gelişen barsaktan geçiş güçlüğü.Acil tedavi gerektir.
İLLİZYON:Görsel yanılgı.
İLLİZYONİST:Çabuk el hareketleriyle izleyicide görsel yanılgı sanatçısı.
İMMATÜR:Yeterince gelişmemiş.
İMMOBİL:Hareket edemeyen hasta.
İMMÜN(İMMÜNİTE):Bağışıklık,aşısı yapılmış yada o mikropla karşılaşmış. İMMÜNOLOJİ:Bağışıklık sistemiyle ilgilenen bilim.
İNFERTİL:Hamile kalamayan,kısır
İNFLAMASYON:Vücudun mikrobik ajanlar,yabancı cisimler ve toksinlerine karşı verdiği savunma dokusu veya hücresi.bi reaksiyon.
İNGUİNAL:Kasık bölgesi
İNSÜLİN:Şekeri aşağı doğru çekerek dengeleyen pankreastan salgılanan hormon,şeker hastalarında düşer veya etkisizdir.
İNTERNAL:İç,içerde olan
İNTRACUTAN:Cilt içine(enjeksiyon)
İNTRAEPİTELİAL: Epital hücreleri arasında yer alan.
İNVAZYON:Bir yerdeki tümörün cevresine yayılması.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

J-K-L
J
JİNEKOLOJİ:Kadın hastalıkları bilim dalı.
JİNEKOMASTİ:Erkekte memelerdeki süt bezlerinin gelişmesiyle kadın tarzında büyümesi.Genellikle yaşlanınca ve hormon bozukluğunda olur.
JİGANTİZM(gigantizm):Hipofiz bezinde gelişen tümörden büyüme hormonunun fazla salgılanmasıyla kişinin çok irileşmesidir.
JİNJİVA: Dişeti
JİNJİVİT(GİNGİVİT): Diş etinde iltihaplanma,tahriş
JUVENİL DİABET:Tip 1 diabet çocuk şeker hastalığı.

K
KAKOZMİ:Etrafta koku yokken pis koku algılama hastalığı.
KAPİLLER ( capiller ):Kılcal damar.
KAŞEKSİ:Beslenme bozukluğuna bağlı olarak gelişen aşırı derecede zayıflama.
KAŞEKTİK:Çok zayıf
KATARAKT:Göz içindeki lensin şeffaflığını yitirmesi,kesifleşmesi;perde inmesi KELOİD:Yaralanan ciltte kabarık,pembe ve kaşıntılı iyileşme dokusu.Yaralanma veya ameliyata bağlı değildir kişinin yapısından dolayı gelişir.
KERATİT:Gözün öndeki saydam tabakanın iltihabi hasarı.
KERATOPLASTİ:Göz nakli(kornea nakli)
KIL DÖNMESİ(PİLONİDAL SİNÜS):Kuyruk sokumunda cilt altında kıl yumağı oluşması,bilinenin aksine o bölge kılları değil enseden dökülen kıllar yapar.
KİFOZ:Kamburluk
KİST:Organ veya dokuda içi su dolu oluşum.
KİST HİDATİK:Genellikle akciğer ve karaciğere yerleşen ama tüm organ ve dokularda yerleşebilen içi sıvı dolu bir yapıdır köpek ve familyasının hasta olmadan taşıdığı bir parazitle bulaşır.
KİST CEBACE:Cilt altında yağ birikerek kist oluşması.
KLEPTOMAN:Hırsızlık yapma hastalığı.
KOLPOSKOPİ:Kadın jenital muayenede görmeye yarayan alet.
KONDİLOMA AKÜMÜLATA:Anüs ve vajen iç yüzeyi ve anüse komşu ciltte görülen siğil benzeri yapı,uzun zamanda kanserleşebilir.
KRANİAL:Kafaya ait.
KRANİUM:Kafatası
KREPİTASYON:Cilde basıldığında gıcırtı sesi gelmesi.Cilt altındaki hava varsa olur. KRONİK:Müzmin,süregelen,eskiden beri var olan.

L
LABİRENT:İç kulakta bir bölüm
LABİRENTEKTOMİ:İç kulaktaki labirent kısmının cerrahi olarak çıkarılması.
LABİRENTİT:İç kulakta labirent iltihabı
LAPARASKOPİ:Teşhis amacıyla karın boşluğunun kamerayla gözlenmesi.
LAPARATOMİ:Karnın teşhis amacıyla ameliyatla açılması.
LARENKS:Yutak
LARENJEKTOMİ:Larenksin ameliyatla alınması.
LARENJİT:Boğazın arka kısmı olan larenxte iltihap oluşması.
LARİNGOSPAZM:Larenks kaslarının kontrolsüz kasılması.
LARVA:Parazitin kurt şeklinde yavrusu
LENF:Genellikle damarlara paralel seyreden lenfatik sistemdeki beyaz kan
LENFADENİT:Lenf bezlerinin iltihap ve başka sebeple şişmesi.
LENFADENEKTOM:Lenf bezinin alınması
LENFADENOM:Lenf bezi tümörü,hodgin hastalığı
LENFANJİT:Lenf(beyaz kan) damrlarının iltihabı.
LENFATİK:Lenf sistemine ait
LENFOBLAST:Beyaz kan hücresinin ilkel formu
LENFOMA:Lenf dokusu kötü huylu tümörü
LENFORAJİ:Lenf kanalının yaralanması sonucu beyaz kanın dışa akması
LENFOPENİ:Beyaz kan hücrelerinin azlığı
LENFOSİT:Beyaz kan hücreleri,savunmadan sorumludur.
LENFÖDEM:Beyaz kanın geri dönüşünün zorlaşmasına bağlı bacakta şişlik
LEPRA:Cüzzam hastalığı
LEPTOSPİROZİS(weil hastalığı):Leptospiro denilen mikrobun yaptığı kanamalı bir hastalık
LETARJİ:Ağır uyku hali
LETARJİK:Ağır uyku hali olan
LİPEMİ:Kanda yağ oranı yüksekliği
LİPODİSTROFİ:Selülit;Cildin portakal kabuğu görünümü alması
LİPOİD:Yağ dokusu kaynaklı
LİPOLİTİK:Yağ eritici etkisi olan
LİPOLİZ:Cilt altı yağ dokusuna enjekte edilen ilaçla(fosfatidil kolin) yağın eritilmesi. LİPOM:Cilt altında yerleşmiş sınırlı yağ bezi
LİPOSARKOM:Yağ dokusundan köken alan kanser
LİPOSUCTİON(LİPOSAKŞIN):Kanüllerle cilt altındaki yağı emme ameliyatı.
LİPÜRİ:İdrarda yağ olması.
LORDOZ:Belde baston gibi eğilme,kamburluk.
LÖKOPENİ:Lökositlerin (akyuvar) 4000 den az olması durumu.
LÖSEMİ:Kankanseri
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

M-N-O
M
MALİGN:Kötü huylu daha çok kanser türü tümörler için kullanılır.
MALİGN HİPERTERMİ:Daha çok narkoz sonrası bazende hastalıklardan sonra gelişen sebebi bilinmeyen ve çok zor düşürülebilen yüksek ateş.
MATÜR:Gelişimini tamamlamış
MALARYA(malaria):Sıtma.
MEGAKOLON:Kalın barsaın bir bölümünün çok kalın olması.
MELANOM:Melanin pigmenti yapan hücrelerden köken alan bir tür cilt kanseri. MELENA:Dışkının siyah renkli olması.üst sindirim sistemi kanaması düşündürür. MENAPOZ:Kadında adet görme döneminin sona ermesi.
MENARŞ:İlk adetin görülmesi,adet görmeye başlama dönemi.
MENSTURASYON:Erişkin bayanlarda görülen aylık düzenli kanama.
METASTAZ:Kanser hücresinin tümörden kopup başka organa sıçraması.
MİYOM:Rahimde ( uterus ) kas tabakasından köken alan iyi huylu tümör.
MİYOSARKOM:Kas kaynakli kanser. MORBİD:Öldürücü olacak kadar ağır.
MORBİD OBEZİTE:Aşırı şişmanlık(öldürücü derecede)

N
NARSİZM:Kendini abartılı sevme ve beğenme.
NEBULİZATÖR:İlaç olan sıvıyı akciğerlere vermek üzere soğuk buhar haline getiren cihaz.
NEDBE:Yara izi.
NODÜL:Bulunduğu ordgan yapısından farklı daha sert sınırlı genellikle yuvarlak oluşumlar.Daha çok lenf bezleri için ve guatr urları için kullanılır.
NÖRON:Sinir hücresi.
NÖRİT:Sinir iltihabı.
NÖROŞİRÜRJİ:Beyin cerrahisi.

O
OBEZ:Şişman.
OBEZİTE:Şişmanlık
OBSESYON:Titizlik
OBSESİF KOMPULSİF:Hastalık düzeyinde titizlik
OKÜLER:Göze ait,gözde olan
OLİGOFREN:Geri zekalı
OLİGÜRİ:İdrarın 400 ml den az olması.
ORŞİT:Testis iltihabı
ORŞİEKTOMİ:testisin ameliyatla alınması.
ORŞİOPEKSİ:Yumurtalığa inmemiş testisi yumurtalığa indirme ameliyatı.
ORTOPNE:Nefes daralması sebebiyle ancak oturarak nefese doyabilme hali.
OTİTİS MEDİA(OTİT):Orta kulak iltihabı en önemli kulak ağrısı sebebidir.
OTİTİS EKSTERNA:Dış kulak yolu iltihabı
OZON:3 atomlu Oksijen molekülüdür.Doğada vardı.insan vücudu kullanamaz.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

O-P-R
Ö
ÖDEM:Doku içinde olması gerekenden fazla su birikmesine bağlı şişlik.Daha çok bacaklarda olur ama çeşitli hastalıklarda akciğer ve beyindede olabilir.
Ödipus Kompleksi: Erkek çocuğun annesine karşı duyduğu bilinçsiz yakınlık nedeniyle babasını kıskanması ve bununla ilgili ruhsal bozukluklar kompleksine verilen isimdir.
ÖSTAKİ BORUSU:İç kulak boşlundaki basıncı dengeleyen burnun arka kısmına açılan kanal.
ÖSTROJEN:Kadının cinsel gelişimini sağlayan kadınlık hormonu.
Ötenazi: Kısaca ölüm hakkı da denilebilir. Tedavisi mümkün olmayan kronik hastalıklarda, hayattan umudunu kesmiş hastanın ağrısız bir metotla ölümüne izin verilmesidir.Yasal değildir.
ÖZEFAGUS(esefagus):Yemek borusu

P
PALİLALİ:Aynı kelime ve cümleleri tekrar tekrar söyleme hastalığı
PALYATİF:Kesin tedavi olmayan rahatlatıcı tedavi
PALYASYON:Geçici tedavi
PALPASYON:Elle bastırarak muayene
PALSY:Felç
PAN:Bütün,tam
PANARİSH:Parmak ucunda iltihap
PANDEMİ:Bulaşıcı hastalığın geniş alana yayılması.
PANKARDİT:Kalbin zarının iltihabı
Pankreas: Karın boşluğunun üst tarafında ve bel omurlarının ön kısmında yerleşik bir organdır. Salgılarıyla sindirm fonksiyonuna yardımcı olur ve kan şekerini düzenler.
Pankreatit: Pankreas iltihabıdır.
Panoftalmi: Gözün bütün tabakalarının iltihabı.
Pansinüzit: Bütün yüz sinüslerinin iltihabı.
Papillom: Meme başı gibi çıkıntılar yapan iyi huylu tümörler.
Papillokarsinom: Kötü huylu papillom.
Papaverin: Opiumdan elde edilen, düz kasların spazmını çözücüetkiye sahip bir alkaloid.
Papillit: Görme sinirinin retinaya girdiği yerin (optik papilla) ödemli iltihabı.
Papül: Ciltteki, sınırları belirgin, kabarık, 1 cm'den küçük çaplı lezyonlardır.
Para: Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
Parakardiak: Kalbin yanında, kalbe komşu.
Paralitik: Felç olan, felçli kişi.
Paralizi: Felç.
Paramedian: Orta hattın yanında, orta hatta yakın.
Paramedikal: Bir dereceye kadar tıpla ilgili, hekimliği kısmen ilgilendiren.
Paranazal: Burun boşluğunun yanında, buruna komşu.
Parankim: Bir organ yada bezin görev gören dokusudur. Örneğin, karaciğer parankimi denildiği zaman, karaciğerin bütünü anlaşılır.
Paraozefageal: Özefagusun (yemek borusu) yanında yer alan.
Parapleji: Belden aşağı her, iki bacağın tutmaması, felç hali.
Paraparezi: Belden aşağı her iki bacağın kısmi felci, örn. hareket olup, yardımsız yürüyecek kadar güç olmaması.
Paratiroid: Tiroid bezi arkasında bulunan dört adet küçük beze verilen isim.
Paratiroidektomi: Paratiroidlerin ameliyatla çıkartılması.
Paratrakeal: Nefes borusunun yanında yer alan.
Paravertebral: Omurganın (Vertebral Kolon) yanında yer alan.
Parazitemi: Kanda parazit bulunması.
Parazit: Asalak.
Parasentez: İçinde su veya cerahat toplanmış bir vücut boşluğundaki sıvıyı çıkarmak için yapılan delme ameliyatı.
Parenkim: Organın kendine özel doku yapısı.
Parenteral: İlaç veya serumların ağız yolu ile değil damar yolu, adele içi gibi yollarla verilmesi.
Parestezi: Uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar.
Parietal Kemik: Kafatasının her iki yan tarafındaki kemiklere verilen isim.
Paroksismal: Ani ve geçici krizler halinde gelen.
Parsiyel: Bütününü kapsamayan, tam olmayan, kısmi.
Partikül: Parçacık, zerre.
PARKİNSON:Beyinde dopamin eksikliğinden kaynaklanan titreme,dengesizlik ve konuşma bozukluğuyla seyreden hastalık
Partus: Doğum.
Parotis Bezi: Kulak altı tükrük bezi.
Parotitis: Kabakulak.
Patella: Diz kapağı kemiği.
Patojen: Hastalık yapan madde veya mikroorganizmalar.
Patogenez: Hastalığın esas ve gelişimi.
Patognomonik: Bir hastalık için çok özel belirti, bu varsa mutlaka o hastalık akla gelmelidir gibi.
Patolojik: Normal olmayan, hastalıklı.
Patolog: Hastalık nedeni ile dokularda meydana gelen değişimleri inceleyen bilimle uğraşan kişi.
Pediatri: Çocuk hastalıkları ile uğraşan tıp dalı.
Pediatrist: Çocuk hastalıkları uzmanı.
Pelvis: Leğen kemiği.
Penis: Erkek cinsel organı.
PENİL PROTEZ:Penis içine protez koyma(ereksiyon problemi olanlara çözüm)
PENİS:Erkek cinsel organı.
PERFORE:Delinmiş,mide ülseri derinleşince delinir ve içeriği karın boşluğuna akar.
Periton: Karın içi organları çepeçevre saran, karın boşluğunun iç yüzünü örten zardır.
Peritonit: Peritonun iltihabıdır.
PERİYODİK:Belirli aralıklarla olan yada yapılan.
PERKUTAN:Cildin üzerinden cildi geçerek.
Peroral: Ağız yolu ile.
Peteşi: Ciltte nokta biçiminde kanamalar. (Damar dışına kan çıkması).
Phenotype: Kişinin kalıtsal yapısının dışa akseden görünümü, aynı tür fertlerini belirleyen, gözle görülebilen özelliklerin tümü.
PİLONİDAL SİNÜS(KIL DÖNMESİ):Kuyruk sokumunda cilt altında kıl yumağı oluşması,bilinenin aksine o bölge kılları değil enseden dökülen kıllar yapar.
Pitriasis: Daha çok gövdede ve uzuvların gövdeye yakın yerlerinde yerleşen, bazan kepeklenme gösteren bir cilt hastalığıdır.
Plak: Plak, dermatologlar için açık bir anlamı olan ancak başkaları tarafından genellikle anlaşılmayan bir terimdir. Yüksekliğine oranla kapladığı alan geniştir ve keskin bir kenarı vardır. Plaklar en sık sedef hastalığında (psöriasis) görülür.
Plevra: Akciğerleri ve göğüs kafesinin iç yüzünü örten zar.
Plevral: Plevraya ait.
Plörezi: Plevra iltihabı. Akciğerin üzerini örten plevra ile göğüs duvarını örten iki plevra yaprağı arasında sıvı birikmesi.
Plörit: Plevranın, sıvı birikmeksizin kuru iltihabı.
POLİDAKTİLİ:Fazla sayıda parmak olması.
POLİDİPSİ:Çok fazla su içme.
Polikistik: Bazı organlarda çok sayıda içi sıvı ile dolu oluşumlara verilen addır. Polikistik böbrek,polikistik meme
POLİP:Ben,etbeni,bir yeri kaplayan örtüde çıkıntı,sindirim sistemi veya ciltte olur.
POLİPEKTOMİ:Ben yapısındaki oluşumu ameliyatla almak.
POLİSİTEMİ:Kan hücrelerinin fazlalığı. POLİÜRİ:İdrarın 2000 ml den fazla olması.
POLİÜRİ:Çok idrar yapma
POLLAKÜRİ:Sık idrara çıkma prostat büyümesinde görülür.
PORTÖR(PORTER):Bir mikrop veya paraziti taşıyan(kendi hasta olmayabilir)
PROSTAT:Erkekte meni salgısını sulandıran salgı bezi.
PROSTATİT:Prostat iltihabı.
Prostatit: Prostat iltihabı.
Psoriasis: Halk arasında sedef hastalığı olarak bilinir. Sık rastlanan, özellikle diz ve dirseklerde ve vücudun diğer bölgelerinde rastlanan simetrik, kırmızı, kabuklanma ve pullanma gösteren bir cilt hastalığıdır. Sebebi bilinmemektedir.
Pulmoner: Akciğer veya akciğerlerle ilgili.
Pulmoner Arter: Akciğerin büyük besleyici arteri.
Purpura: Deri ve mukozalardaki küçük kanamalar.
Püstül: Ciltte, içerisinde cerahat bulunan kabarık lezyonlardır

R
RABİES:Kuduz hastalığı.
RADİUS:Ön kol kemiği.
RADİKAL:Tümüyle veya kökünden ve çevresiyle birlikte.Örneğin;radikal mastektomi:meme ve çevre yapıların ameliyatla alınması.
RADİKÜLİT:Omurilikten çıkan sinirlerin ilk çıktığı kısmı olan radükilin iltihabı.
RADİKÜLOPATİ:Spinal sinir köklerinin hasarlanması.
RADYOAKTİF:Radyasyon ışını veren.
RADYODERMATİT:Işın tedavisi gören alandaki cildin yanması.
RADYOLOJİ:Röntgen ve USG gibi görüntülemeyle ilgilenen tıp dalı.
RADYOTERAPİ:Röntgen ışınlarıyla tedavi,daha çok kanser tedavisinde kullanılır.
RAHİM:Kadın üreme organı,Uterus, döl yatağı.
RAŞİTİZM:D vitamini eksikliğinden kaynaklanan çocuk hastalığı.
RAYNAUD(REYNO) HASTALIĞI:Soğuktaeldiven şeklinde el ve parmaklarda morarma şeklinde bulgu veren bir hastalıktır,kadınlarda sık görülür.
REFLEXOLOJİ: Değişik masaj türleriyle yapılan tedavi yöntemleri.
REFRAKSİYON KUSURU:Gözlük ihtiyacı duyan görme bozukluğu.
REFRAKTOMETRE:Görme bozuklukluklarını ölçen cihaz
REJENERASYON:Yenilenme,dokunun kendini onarması.
REJİONAL(REGİONEL):Sınırlı bir alan örnek:Rejionel anestezi:Belden aşağıyı uyuşturma.
REGRESYON:Hastalığın kendiliğinden gerilemesi.
REGURJİTASYON:Yenilen gıdaların kusma olmaksızın geri kaçması.
REHABİLİTASYON:Fiziki hareket kusurlarını düzeltme, yeniden kazandırma.
REMİSYON:Hastalığın düzelme dönemine girmesi
RENAL:Böbreğe ait olan,böbrekten kaynaklanan.
RENAL ARTER:Böbreğin atar damarı.
RENAL VEN:Böbreğin toplar damarı.
RESPİRASYON:Nefes alıp verme.
RESPİRATÖR:Suni solunum yaptıran otomatik cihaz.
RETANSİYON:Boşalamama örnek:prostat hastalığında idrarın tamamının boşalmaması
RETİNA:Gözün görmeyi sağlayan en arkadaki renkli tabakası.
RETİNİT:Retinanın çeşitli sebeplerle iltihaplanması.
RETİNİTİS PİGMENTOZA(TAVUK KARASI):Retina tabakasının zamanla bozulması,karanlıkta görüş azalır.
RETRO:Arkada,arkasında
RETROBULBER NÖRİT:Görme sinirinin iltihaplanması,genellikle viraldir.
RETROPERİTONEAL:Tüm karnı içerden çevreleyen Periton adlı zarın arkasındaki alan,böbrek pankreas bu alandadır.
RETROVERSİYON:Organın normal arkaya eğik durumda olması genellikle uterus için kullanılır.
REVASKÜLARİZASYON:Yaralanma alanının yeniden damarlanması.
REZEKSİYON:Bir organ veya dokunun bir bölümünün veya tamamının çıkarılması.
REZİDÜ (REZİDÜEL):Artık kalan.örnek:Prostat büyümesinde idara tam boşaltılamaz ve idrar kesesinde idrar kalır;rezidüel idrar)
REZİSTAN:Dirençli,etkilenmeyen.Bazı bakteriler antibiotiklere rezistandır.
REZORBSİYON:Barsaklardan gıdaların emilmesi.
RİJİT:Katı,sert,kırılabilir.
RİJİDİTE:Olmaması gerektiği kadar sert olması hali.
RİZUS SARDORİCUS:Tetanoz hastalığında görülen çene kaslarının kasılması sonucu ortaya çıkan acı gülümseme görüntüsü
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

S-Ş-T
S
SALPENJİT:Kadında yumurtalıkla rahim arasındaki kanalın (tüp) iltihabı
SARKOM:Bir tür kanser.
SEDASYON:Uyku hali
SEDATİF:Uyku veren,rahatlatan(ilaç)
SEDİMENT:Çökelti,tortu
SEDİMENTASYON:Pıhtılaşmayı engelleyen ilaç karıştırılıp dik duran tüpe konmuş kanın içindeki elemanların saatteki dibe çökme hızı.
SEKRESYON:Salgı,örneğin tükrük salgısı.
SEKRETUAR:Salgı yapan
SELİM:İyi huylu,urların karekterini belirlemek için kullanılır.
SELÜLER:Hücreya ait.
SELÜLİT:Hastalık olarak ciltaltı enfeksiyonu anlamına gelir,estetikte;cildin portakal kabuğu görünümü alması,lipodistrofi
SENDROM:Birçok klinik bulgunun bir arada bulunduğu hastalık.
SHUNT:İki boşluk veya iki bölge arasında açıklık.Örnek:atar damarla toplar damar arasında bağlantı oluşturma A-V Shunt.
SİFİLİZ:Firengi.
SİTOLOJİ:Hücre bilimi SİROZ:Kraciğerin hücre harabiyeti sonucu fonksiyonunu kaybetmesi.
SKLERA:Göz küresinin beyaz renkli olan kısmı.
SKLEROZAN:Kimyasal olarak tahriş edici,yakıcı.
SKLEROTERAPİ:Sklerozan maddeyle tedavi işlemi.
SKOLYOZ:Omursanın yanlara s harfi gibi eğilmesi.
SPONDİLİT(ANKİLOZAN SPONDİLİT):Omurlar arasında gelişen romatizma tarzı iltihap sonucu eklem yapısının katılaşması.
SPONTAN:Kendiliğinden olan
SPORADİK:Tek tük rastlanan,seyrek.
SÜRMATÜR:Anne karnında 9 ay 10 günden fazla kalan bebeğe denir.
SÜRRENAL BEZ:Böbrek üstü bezi(çeşitlei hormon salgılar)

Ş
ŞAK:Kesi,bölme amaçlı kesmek
ŞALAZYON:Gözde yağ bezinin tıkanması sonucu birikerek bez oluşturması.
ŞANKR:Firengi(sifiliz) de ciltte oluşan yara.
ŞANT:İki boşluk veya iki bölge arasında açıklık.Örnek:atar damarla toplar damar arasında bağlantı oluşturma A-V şant.
ŞARAP LEKESİ:Ciltte geniş kırmızı leke.
ŞARK ÇİBANI:Ttarcık sineğinin yaşıdığı bir parazitla oluşan iz bırakarak iyileşen yara.
ŞİLOPERİTON:Karın boşluğunda beyaz kan(lenf) birikmesi.
ŞİLÖZ:Lenf kaynaklı olan.
ŞİMİK:Kimyasal
ŞİZOFRENİ:Kişiliğin bozulması şeklinde seyreden psikiatrik hastalık.
ŞİZOİD:Şizofreni benzeri davranışlar sergileyen birey.

T
TALASEMİ:Akdeniz anemisi,kan hücreleri dayanıksızdır,parçalanır.
TAŞİARİTMİ:Kalbin hem hızlı hem düzensiz çalışması.
TAŞİKARDİ(TAKİKARDİ):Kalbin normalden hızlı atması,çarpıntı.
TAKİPNE(TAŞİPNE):Sık nefes alıp verme
TENEZM:Dışkı olmadığı halde varmış hissi yaşanması ve dışkılamayla rahatlayamama.
TENYA ( TENİA ):Şerit şeklinde barsak paraziti.
TENİSİD:Tenya tedavisinde kullanılan ilaç,tenya ödürücü.
TNM EVRELNDİRMESİ:Kanserde seviyeyi belirlemek amacıyla Tümör,Nodül ve Metasytaz varlığına bağlı sınıflandırma.
TOKSİK:Zehirli,olması gerekenden çok yüksek.
TOKSİK GUATR:Zehirli guatr,guatr hormonunun çok yüksek olması hastalığı.
TOKSİK MEGAKOLON:Kalın barsağın kasılmasını sağlayan sinirlerin oluşmamasın sonucu ortaya çıkan abartılı genişleme,çok dışkı birikmesine bağlı olarak zehirleme belirtileri oluşabilir.
TORAX:Göğüs boşluğu
TORAKAL:Göğse ait
TORSİYON:Bir organın kendi üzerinde dönmesi sonucu kanlanmasının azalması.
TORSİYON UTERİ:Rahmin kendi etrafında dönmesi.
TORTİKOLLİS:Boyun kaslarının hastalık sonucu kasılmasıyla kafanın bir tarafa eğik durması.
TURGOR:Derinin doğal esnekliği,gerginliği,susuz kalındığında artar.
TRAKEA:Solunum borusu
TRAKEİT:Trakea iltihabı
TRAKEOBRONŞİT:Solunum borusuyla birlikte bronş iltihabı.
TREMOR:ellerde kontrolsüz titreme;parkinson ve zehirli guatrda görülür.
TRİGLİSERİD:Bir tür yağ,kanda bulunur ve doku yapımında kullanılır.
TRİGLİSERİDEMİ:Kandaki trigliserid oranının yüksekliği
TÜMÖR(TUMOR):Şişlik ur.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

U-Ü-V
U
ULCUS:Ülser,yara.Tüm yaralar için kullanılsada mide ülserini akla getirir.
Ulna: Önkolun iki kemiğinden içte (serçe parmağı tarafında) bulunanıdır
ULTRASON(ULTRASAUND):İnsan kulağının duyamadığı ultrases kullanılarak elde edilen görüntüdür.Daha çok karın organları gibi ses dalgalarının kolayca geçebileceği konumdaki organların araştırılmasında kullanılır.
UMBLİKUS:Göbek
UMBLİKAL:Göbeğe ait olan
UMBLİKAL HERNİ:Göbek fıtığı.
UTERUS:Çocuğun anne karnında geliştiği yer,rahim,döl yatağı.
UVULA:Küçük dil.
UZUV:Organ
Ü
ÜLSER:Tüm yaralar için kullanılsada daha çok midedeki yara için kullanılır.
Ülseratif Kolit: Kalın barsakla rektumun, kronik iltihabı ve ülserasyonudur
Üremi: Kandaki üre oranının normalin üzerinde olması halidir
ÜRETER:Böbrekle idrar kesesi arasındaki idrar kanalı
ÜRETRA:İdrar kesesiyle dış ortam arasındaki idrar kanalı.
ÜRETRAL:Üretraya ait olan.Örnek;üretral stenoz:idrar kanalı darlığı.
ÜRETRİT:Üretra iltihabı.
Ürin: İdrar.
Ürogenital: Genital ve idrar yolları sistemi ile ilgili.
Ürografi: Damardan kontrast madde verilerek böbrekler, idrar torbası ve idrar yollarının belirli zaman aralıkları ile filmlerinin çekilmesidir. Üriner sistem hakkında teşhis amaçlı yapılan işlemdir
Üroloji: Kadın ve erkeklerdeki idrar yolları ve üreme sistemleri ile ilgili hastalıkları inceleyen bilim dalıdır. Bevliye.
ÜRTİKER:Kurdeşen,allerjik döküntü
ÜVEİT:Gözde bir bölüm olan üvea nın iltihabı.

V
Vagotomi:Vagus sinirinin etkisini ortadan kaldırmak amacıyla dallarından birisinin kesilmesidir.
Vagus: Nervus Vagus onuncu kafa siniridir, kafatasından çıktıktan sonra mide, barsak sisteminin bir kısmına, kalp ve akcigerlere dallar verir. Bu sistemlerin fonksiyonlarında önemli rol oynayan bir sinirdir
VAJİNA(VAGİNA):Kadın cinsel organı.
VAJİNAL SPEKULUM:Muayene esnasında vajenin içini görmeye yarayan alet
VAJİNİSMUS:Cinsel ilişki esnasında acı duyulması,ilişkiyi engelleyecek düzeyde olabilir
Vajinit: Vajina iltihabı.
VARİKOSEL:Erkekte yumurtalıktan dönen toplar damarlarda genişleme,varis.
VARİKÖZ ÜLSER:Varise bağlı olarak gelişen ve çok zor iyileşen yara
VARİS:Toplar damar genişlemesi,kıvrılması,bacak ve yemek borusunda olur.
Vaskülit: Damar iltihabı.
Vazodilatasyon: Damar genişlemesi.
Vazodilatör: Damar genişletici etkiye sahip ilaç, madde.
Vazokonstrüksiyon: Damarları büzülmesi, kasılması.
Vazokonstrüktör: Damarları büzen etkiye sahip ilaç, madde.
Vazospazm: Damar kasılması, büzülmesi.
Vejetaryen: Bitkisel gıdalarla beslenen, etyemez.
VEN:Toplar damar.
VENÜL:Orta kalınlıkta toplar damar
VENÜLEKTAZİ:Orta kalınlıkta toplar damarda gelişen genişleme,varis.
VERRÜKO VULGARİS:Siğil.
VERRÜKO PLANTARİS:Siğilin ayak tabanındaki şekli
VERTİGO:Baş dönmesi,genellikle iç kulaktaki denge merkezinden kaynaklanır.
VİRAL:Virüslerin neden olduğu enfeksiyon hastalığı
VİRGİN:Bakire,cinsel ilişkşye girmemiş kız.
VİROLOJİ:Virüsleri araştıran bilim dalı
VİTİLİGO:Ciltte bölgesel renk kaybı.Melanin salgılanamamasından kaynaklanır saçlı deride olduğunda o bölge saçı beyaz çıkar.
VOLANTER:Gönüllü
VURGUN:Derin suda kanda eriyen azotun yukarı çıkarken gaz haline gelip damarları tıkamsı sonucu gelişen felç,ölüm gibi durumlar.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
e r D o z
Süper Moderatör


Kayıt: 04 Oca 2008
Mesajlar: 1489
Konum: Ülseratif Kolit

MesajTarih: Cmt Mar 08, 2008 4:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

W-Y-Z
W
WİLSON HASTALIĞI:Kraciğerde salgılanan safranın barsağa akamaması sonucu sarılık gelişmesi hastalığı.Doğumsal bir hastalıktır tedavisi karaciğer naklidir.
WOLFF PARKİNSON WHİTE(WPW):Kalbin elektriksel iletiminden kaynaklanan dengesiz atım.Doğumsaldır.

Y
YAĞ EMBOLİSİ:Kopan yağ parcasının atar damarları tıkaması,daha çok liposuction sonrası görülür.Öldürücü olabilir.
YAĞ EMME(liposuctin):İnce bir boruya bağlı vakum cihazıyla istenmeyen yağ dokusunun emilerek alınması.
YAĞ ERİTME(LİPOLİZ):Yağ dokusunun fazla olduğu alana ilaç vererek kontur düzeltme.
YAĞ NEKROZU:Cilt altı destek dokusu olan yağ tabakasının travma veya ilaç enjeksiyonuyla çürümesi.
Yağlı Dejenerasyon: En çok kalp, karaciğer ve böbreklerde görülür. Bu organlarda, hücreler normal çalışma yeteneklerini kaybederler ve içlerinde yağ tanecikleri birikir.
Yalancı Gebelik: Tüm gebelik belirtilerinin olmasına rağmen, uterus boştur. Bu duruma yalancı gebelik denir. Daha çok psikolojik menşelidir.
YOHİMBİN:Bir tür barsak parazit ilacı.

Z
Zatürree (Pnömoni) : Akciğer dokusunun iltihabı. Çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte, genellikle birincil ya da ikincil mikrobik etkenlerin yol açtığı akut ya da subakut hastalık tablolarını belirten bir terimdir.
Zayıflık: Kişinin vücut ağırlığının yaşına, cinsiyetine ve boyuna göre hesaplanmış normal değerlerden daha düşük olması.
Zehir: Hücrelere ve yaşayan dokulara kimyasal ya da biyokimyasal nitelikte zararlar veren her türlü madde. Zehrin en tipik özelliği bu zararlı etkisini en küçükdozlarda bile göstermesidir.
Zehirlenme: Bir zehrin vücutta emilmesiyle ortaya çıkan belirtileri anlatan genel terim. Görece küçük miktarlarda kimyasal ya da biyokimyasal etki gösteren zehir, süresi ve ağırlığı değişebilen bir hastalıkhaline ya da ölüme yol açar.
Zeka: Yeni sorunları karşılayarak uygun çözümler bulmak amacıyla, zihnin tüm ögelerini amaca uygun kullanabilme yeteneği ya da gücü.
Zeka Geriliği: Zihinsel gelişmenin yavaşlığı. Doğuştan gelen ya da bebeklik çağında ortaya çıkan zihinsel yetersizliğe bağlı olarak ruhsal gelişimi duraklayan kişilerde görülür.
Zeka Yaşı: Psikolojide, zeka testleriyle saptanan ve takvim yaşından farklı olarak belirli bir yaş grubuna özgü becerilerle zihinsel yetkinliği ifade eden ölçü.
Zigoma: Gözlerin alt ve yan kısımlarında, elmacık kemiklerine karşılık düşen yüz bölgesi.
ZİGOT:Döllenmiş yumurta.
ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU(ZES):Pankreasta gelişen tümörün asit salgılanmasına sebep olan gastrin hormonunu aşırı derecede salgılaması sonucu çok yüksek asit salgılanması durumu.Hastada abartılı ülserler oluşur.
ZONA(ZONA ZOSTER: Viral bir cilt hastalığıdır sinir boyunca ciltte sivilce benzeri bulgular çıkar ve şiddetli ağrı olur.
Zoofili: Hayvanlara karşı aşırı düşkünlükle belirlenen hafif bir duygulanım bozukluğu. Genellikle aşırı duygusal, destek konusunda saplantılı ve normal yoldan bu desteği sağlayamamış kişilerde (bekarlar, çocuksuz çiftler vb.) görülür.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.barsakforum.com Forum Ana Sayfa -> Sözlük Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


balon patlat
manisa yapı denetim
lol oyun
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu