| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:43 pm Mesaj konusu: |
|
|
İLK KOKTEYL
Amerikan dergilerinden "The Balance"ın 13
Mayıs 1806 tarihli sayısında, şöyle bir yazı
vardı:
"Kokteyl, birkaç değişik türdeki alkollü içkinin,
şeker, su ya da meyve suyuyla karıştırılmasından
oluşan, içimi güzel ve lezzetli bir
aperatiftir. İnsanı etkileyici bir görünümü olduğunu
da belirtmeliyiz."
Kokteyl adının nereden geldiğine ilişkin
birçok değişik söylenti vardır. Amerikalı yazar
Joseph Nathan, "Famous First Facts" adlı
kitabında, "kokteyl" denilebilecek ilk içkinin,
New York'ta bir barın barmaidi olarak çalışan
Betsy Flanagan tarafından hazırlandığını
yazar. Aynı kitaba göre, Bayan Flanagan'ın
çalıştığı bar, çeşitli horoz kuyruklarıyla süslüydü.
Bir gün, sarhoş bir müşteri, espri olsun
diye Bayan Flanagan'a "Şu horoz
kuyruklarından (İngilizcesi cocktail) bir duble verir misin?" dedi. Bunun üzerine Bayan
Flanagan, bir bardağa çeşitli içkileri karıştırarak
koydu ve bardağın üzerine de bir tüy
yerleştirerek, espritüel müşterisinin arzusunu
yerine getirdi. Kokteyl adının buradan geldiği
sanısı, öteki söylentilere oranla en inandırıcı
olanıdır.
İLK KOKTEYL BARI
İngiltere'de ilk kokteyl barı, 1 Mayıs 1851'de,
Londra'da Hyde Park yakınlarında açıldı. Kulübün
sahibi Alexis Soyer, Reform Clüb'deki
şefliği sırasında, "Tüm ulusların yemek
bilgisi" adlı çalışmasıyla, kulüp üyelerinin büyük
takdirini kazanmıştı. Açtığı barın dekorasyonunu,
ünlü romancı George Augustus Sala
yaptı. Barda, müşterilere 40 ayrı türde kokteyl
sunuluyordu. Ancak, ruhsat bürosu yetkilileri,
Soyer'in barını gördükten sonra,
"genç insanların ahlak değerleri için buradan
daha tehlikeli bir yer düşünülemez" diyerek
ruhsat vermeyi reddettiler. Bunun üzerine bu
güzel bar, 14 Ekim 1851'de kapandı.
İLK KOKTEYL PARTİ
İlk kokteyl parti, 26 Nisan 1924'te, İngiliz
yazarlarından Alec Waugh tarafından ressam
C.R. W. Nevinson'ın Hdverstock Hill'deki
stüdyosunda verildi. O tarihte, Londralılar,
öğleden sonra 5.30 gibi erken bir saatte içki
içmeye alışkın değillerdi. Bu nedenle, davete
yalnızca bir kişi geldi. O da, Waugh'un tanımlamasına
göre, "yerel bir gazetede dedikodu
sütununu dolduran, orta yaşlı, karanlık tipli
bir gazeteciydi". Waugh 1925 yılında çok daha
başarılı sonuçlanan bir deneme daha yaptı.
30 konuğunu, çay içme üzere evine davet etti.
Sonra onlara arkadaşı olan Amerikalı bir diplomatın
çok ustaca hazırladığı bir kokteyli içirdi
. Az sonra kokteyl etkisini gösterdi ve konuklar
çok güzel vakit geçirdiler. Waugh, onlara neşelenmelerinin
gerçek sebebini söyleyince, ansızın
"kokteyl parti" fikri kendilerine çok
sempatik geldi ve bunu sık sık düzenlemeye
karar verdiler. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Çrş Mar 25, 2009 6:11 pm Mesaj konusu: |
|
|
İLK KAKAO
İlk kakao, 1828'de, Amsterdam'da Coenraad
van Houten tarafından hazırlandı. Coenraad
van Houten'ın sıcak su ile karıştırarak
yaptığı bu ilk kakao, daha sonra bazı katkı
maddeleriyle koyulaştırıldı. Kakao, sıvı çikolata
şeklinde, özellikle İngiltere'de çok
tutuldu.
İLK KAHVEHANE
İlk kahvehane, 1554 yılında Şam'dan gelen
Hakim ve Cem adlı iki tacir tarafından İstanbul'da
açıldı. Daha sonra sayıları hızla arttı.
Bu kahvehanelere, "aydınlar okulu" anlamında
"mekteb-i irfan" deniliyordu.
Sütle birlikte içilen kahve servisi yapan ilk
kahvehaneyi ise, 1683 yılında Polonyalı gezgin
Franz Georg Kolshitsky Viyana'da açtı.
Viyana usulü kahve denilen ve yalnızca haşlanmış
kahve suyundan oluşan telvesiz kahvenin
mucidi de odur.
ORİJİNAL MALZEME KULLANAN İLK RESİMLİ KİTAP
Yalnızca özgün malzemelerini kullanarak yayın
hayatına atılan ilk resimli kitap, "New
Comics" adı altında Malcolm Wheeler Nicholson
tarafından 1935 yılı Aralık ayında bastırıldı.
Kitabın ağırlığı, serüven öykülerindeydi.
İlk 80 sayfa, Homer Fleming'in "Texas Rangerlerinden
Yüzbaşı Jim"e ayrılmıştı. Bu olay,
kitapçılıkta yeni bir akım başlattı. Böylelikle,
gazetelerde daha evvel görülmemiş yeni resimli
roman kahramanları doğdu. Bu tarzın
en ünlü kahramanlarından biri, 1938 yılı Haziran
ayında yayınlanmaya başlayan "Süpermen",
diğeri de 1939 Mayıs'ında ilk kez
okurlarının karşısına çıkan "Batman"dir.
Süpermen'in yaratıcısı Joe Schuster, Batman'
in yaratıcısı ise Bob Kane'dir. Bu iki isim, kahramanlarıyla
birlikte kendilerini de ölümsüzleştirdiler. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Çrş Mar 25, 2009 6:14 pm Mesaj konusu: |
|
|
İLK KOMÜNİST HÜKÜMET
Dünyada ilk komünist hükümet, 7 Ekim (Rus
takvimine göre 23 Ekim)l917'deki Bolşevik
Devrimi'nden sonra Rusya'da, Vladimir İliç
Ulyanov (Lenin) başkanlığında kuruldu. Halk
Komiserleri Konseyi adını alan yeni hükümet,
8 Ekim akşamı, tüm Rus Sovyetleri Kongresi
tarafından onaylandı. 6-8 Mart 1918'de yapılan
yedinci kongrede, Bolşevik Partisi'nin adı
"Komünist Parti" olarak değiştirildi.
İLK KOMÜNİST PARLAMENTER
Komünist Parti üyesi ilk parlamenter, Cecil
L'Estrange Malone'dir. 1918 seçimlerinde
parlamentoya girdi. 1919 yılında Rusya'ya
yaptığı ziyaretten sonra komünist oldu ve İngiliz
Komünist Partisi'ne kaydını yaptırdı.
Partinin merkez komitesine seçildi. 7 Kasım 1920'de yaptığı bir konuşmadan sonra halkı isyana
teşvik etmekle suçlandı ve altı ay hapse
mahkûm oldu. 1922 yılında İngiliz Komünist
Partisi'nden istifa eden Malone, aynı yıl yapılan
seçimlerde yeniden seçilme başarısını gösteremedi.
Komünist olduğu halde, seçilerek parlamentoya
giren ilk parlamenter de bir İngiliz'
dir. 17 Kasım 1922 günü yapılan genel seçimlerde
Motherwell temsilcisi seçilen J.T. Walton,
8 bin 262 oy alarak en yakın rakibi olan
bağımsız adaya 1048 oy fark yaptı. Mecliste
ilk kez 9 Aralık 1922 günü kürsüye çıktı. İlk
konuşması, yüksek kiralar ve işsizlik konusundaydı.
22 Şubat 1923'te BBC'ye davet edilerek
bu kurumun yayınlarına katılan ilk komünist
unvanını aldı. 1923 yılında yapılan seçimlerde
Walton, oylarının sayısını artırdı
ama, yine de İşçi Partisi adayına yenilerek parlamento
dışı kaldı. Ertesi yıl İşçi Partisi'ne
kaydoldu, 1931 yılında bu partiden de istifa
etti. 1943 yılında Eire'de öldüğünde, çok koyu
bir Katolik'ti.
İLK TOPLAMA KAMPI
1921 yılında, Rusya'da Bolşevikler tarafından
açılan Holmogor kampıdır. Milhaljo Mihajlov'a
göre bu, "tüm amacı tutukluların fiziksel
olarak yok edilmesi" olan ilk toplama
kampıydı. 1921 ile 1953 yılları arasında, Sovyetler
Birliği'ndeki toplama kamplarında kaç
kişinin yaşamını yitirdiğine ilişkin kesin rakamlar
yoktur. Ancak, tüm araştırmacılar, en
az 10 milyon kişinin buralarda ölüp gittiği konusunda
birleşiyorlar. Bir araştırmaya göre
ise, bu rakam 19 milyon dolaylarında. Stalinist
terör, 1936 yılında doruğa ulaştığında,
toplama kamplarında 16 milyon kişi bulunuyordu.
1930'lu yıllarda Nazi rejiminin ünlü isimlerinden
Dr. Goebbels, toplama kamplarının
"mucidi"nin İngiltere olduğunu ileri sürdü.
1938'de, Nazilerin propaganda amacıyla dağıttıkları kartpostallarda, Rus toplama kamplarının
yerini "Güney Afrika'daki İngiliz
toplama kamplarından görüntüler" almıştı. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Cum Mar 27, 2009 4:12 pm Mesaj konusu: |
|
|
İLK HALK KONSERİ
Dünyadaki ilk halk konseri, 30 Aralık 1672'de
İngiltere'de düzenlendi. Kraliyet Bandosu'nun
şefi John Banister, kralın hışmına uğrayarak
işini yitirince, bir salon kiraladı ve öğleden
sonraları orada konser vermeye başladı. Giriş
için dinleyicilerden küçük bir ücret alınıyordu.
İskemlelerin arasına küçük masalar
yerleştirilmişti. Çoğunluğu yöredeki ayakkabı
imalatçılarından oluşan dinleyiciler, program
sırasında masaların üzerinde canlarının
istediğini yiyip içebiliyorlardı. Müzisyenler, bir
perdenin arkasındaki yüksek bir sahnede çalıyorlardı.
Banister, 1678 yılında ölene kadar,
Londra'nın çeşitli yerlerinde konserlerim sürdürdü.
O yıl Thomas Britton adlı bir başka
müzisyen, Clerkenwell'deki kömür deposunun
üzerinde halka konserler vermeye başladı. O
yüzyılın sonlarında, Londra'da konsere gitmek
bir alışkanlık haline gelmişti. Fransa'da
ise ilk halk konserinin verilmesi, bundan çeyrek
yüzyıl sonra gerçekleşti.
İLK KOOPERATİF
Fenwick Dokumacılar Derneği, 9 Kasım 1769
yılında John Burns'un başkanlığında bir kooperatif
kurdu. 11 üyeli bu kooperatifin amacı,
üretilen malların dağıtımını sağlamaktı.
Aslında, derneğin "ortaklaşa çalışma"ya yönelik
girişimleri, kooperatifin kurulmasından
sekiz yıl öncesinden başlamıştı. O tarihte dernek
üyeleri, aralarında bir centilmenlik anlaşması
imzalamışlardı. Bu anlaşmaya göre hiçbir
üye, belirlenen satış fiyatının üzerinde
ya da altında satış yapmayacak ve yoksullar
mutlaka korunacaktı.
İLK BURUŞMAZ KUMAŞ
Dr. R.S. Willows başkanlığında bir ekip tarafından,
Manchester'deki Tootal Broadhurst
Lee tekstil tesislerinin laboratuvarında 14
yıllık bir araştırmadan sonra ilk kez buruşmaz
bir kumaş yapılabildi. Bu buluş, 9 Ağustos
1932 günü resmen açıklandı. Bu tür bir kumaştan
yapılan ilk ürün ise, "Tootal" kravat ları oldu. 1932 yılı sonbaharında Tootal
kravatları, İngiltere'nin her yerinde adeta kapışılıyordu.
1933 yılının Nisan ayında ise, buruşmaz
kumaştan yapılan her tür giysi, mağazaların
vitrinlerini süslüyordu. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Cum Mar 27, 2009 11:26 pm Mesaj konusu: |
|
|
İLK BURUŞMAZ KUMAŞ
Dr. R.S. Willows başkanlığında bir ekip tarafından,
Manchester'deki Tootal Broadhurst
Lee tekstil tesislerinin laboratuvarında 14
yıllık bir araştırmadan sonra ilk kez buruşmaz
bir kumaş yapılabildi. Bu buluş, 9 Ağustos
1932 günü resmen açıklandı. Bu tür bir kumaştan
yapılan ilk ürün ise, "Tootal" kravat ları oldu. 1932 yılı sonbaharında Tootal
kravatları, İngiltere'nin her yerinde adeta kapışılıyordu.
1933 yılının Nisan ayında ise, buruşmaz
kumaştan yapılan her tür giysi, mağazaların
vitrinlerini süslüyordu.
İLK KAMUFLAJ
Modern kamuflaj sanatı, adını Fransızca'da
"gizlemek" anlamına gelen "camoufler" sözcüğünden
aldı. İlk kez Birinci Dünya Savaşı
sırasında, yerdeki askeri araç ve kuruluşları,
hava saldırılarına karşı korumak amacıyla uygulandı.
Her iki dünya savaşı sırasında da
mevzilerin, yolların, hatta göllerin üstleri, özel
ağlarla kapandı. Gemiler ve uçaklar, ana çizgilerini
gizleyecek şekilde boyandı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1942 yılındaki
El Alameyn Savaşı'ndan önce, sahte boru
hatları, Almanları İngiliz saldırısının ne yönden
geleceği konusunda yanılttı ve savaşın kaderini
etkiledi. Bugün kamufle edilmiş bölgelerde
çekilen özel filmler, nesnelerin gerçek
yüzlerini açığa çıkarabilecek niteliktedir. Bu
filmlerde, sahte kaplamalar mavi-yeşil, gerçek
kaplamalar ise kırmızı renk verir.
İLK KRONOMETRE
1714'te, İngiliz Parlamentosu, devlet bütçesine
"boylamı tam olarak ölçebilecek bir aygıt yapan
kişi ya da kişilere verilmek üzere" 20 bin
sterlinglik bir ödül koydu. Çünkü o yıllarda
ticari gemiler, rotalarını tam olarak saptayamadıklarından,
seyahat süreleri uzuyor ve bu
da doğal olarak işadamlarının zararına işliyordu.
John Harrison, bu ödülü alabilmek için
tam 40 yıl uğraştı ve sonunda denizcilere doğu
ya da batı yönünde ne kadar yol aldıklarını
doğru gösterebilen bir alet yaptı. Üstelik
bu alet, her türlü hava koşullarında da, hiç etkilenmeden
çalışıyordu. 1761 yılında yaptığı
dördüncü kronometre, yılda yarım dakika hata
yapacak mükemmellikteydi. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Çrş Nis 01, 2009 12:51 am Mesaj konusu: |
|
|
İLK MÜNAZARA KULÜBÜ
"Ne denli açık ya da karmaşık olursa olsun,
her türlü konu tartışılabilir. Bizim inancımız
budur. Herkes fikrini söyler, üyeler
acımasızca rakibinin üzerine gider, ortalık tam
anlamıyla karışır, ama sonunda öyle bir durulur
ki, tartışılan konu ile ilgili gerçek, fırtınadan
sonra doğan güneş gibi pırıl pırıl
karşımızdadır."
Belirli bir konu üzerinde tartışma yapmaktan
hoşlanan insanların kurduğu ilk münazara kulübü
"Rota Club" adıyla 1659 yılında kuruldu.
Londra'da bulunan kulübün üyeleri,
hemen her gece Westminster yakınlarındaki
Türk Başı denilen yerde toplanıyorlar ve çeşitli
konular üzerinde tartışma açıyorlardı. Kulübün
kurucu üyeleri John Aubrey, John
Milton ve Andrew Marwell idi. Kulübün baştartışmacısı
James Harrington, 1660'ta yazdığı
bir kitapta, çalışmaları şöyle anlatıyordu.
İLK KOZMETİKLER
Tarihin ilk zamanlarından itibaren gerek kadınların,
gerekse erkeklerin kozmetik kullandığına
ilişkin bulgular vardır. Kozmetiklerin
çıkış yerinin Doğu olduğu sanılıyor. Ama
asıl gelişimleri, Ortadoğu'da oldu. Mezopotamya
ve Mısır'da yapılan kazılarda, kral mezarlarının
içinde kutularca kozmetik bulundu.
Bunlar arasında yüz kremleri, allıklar, dudak
boyaları, rastık ve sürme vardı.
İpeği ve baharatı Ortadoğu'dan Avrupa'
ya getiren ticaret yolları, makyaj malzemelerinin
de Yunan ve Roma imparatorluklarına
ulaşmasını sağladı. M.S. 1. yüzyıldaki Roma
İmparatoru Neron ile karısı Poppaea, ciltlerini
beyazlatmak için tebeşir tozu, yanaklarına
ve dudaklarına kırmızı boyalar, gözlerinin
çevresine rastık ve sürme sürerlerdi.
Kuzey Avrupa'da makyaj, önceleri çok az
bilinen bir olguydu. 11. ve 13. yüzyıllarda gelen
istilacılar, makyaj malzemelerinin Ortadoğu
ülkelerinden buralara gelmesine yetti. 13.
yüzyıldan itibaren yüz kremleri ve renklendiriciler,
saç boyaları ve parfümler, zengin Avrupalılar
arasında moda oldu. 16. yüzyılda
İngiliz Sarayı'ndaki hanımlar, Rönesans İtalyası'nın
kadınlarından etkilendiler. 17. yüzyılda
hemen her sınıftan kadın, makyaj
yapıyordu. 1920'lerde sinemanın gösterdiği
hızlı gelişme, makyajın da olağanüstü bir yayılma
göstermesine yol açtı.
İLK KURU TEMİZLEME
Kuru temizleme yöntemi ilk kez 1849 yılında
Paris'te, M. Jolly-Bellin tarafından bir kaza
sonucu bulundu. Karısının alışverişe gittiği bir
gün Bay Jolly-Bellin, masanın üzerindeki lambayı,
daha o sabah örtülen masa örtüsünün
üzerine devirdi. Karısı gelmeden durumu düzeltmenin
telaşı içindeyken, lambanın içindeki
gazın döküldüğü yerlerin, öteki taraflara
oranla çok daha temiz olduğunu farketti. Çok
dikkatli birkaç denemeden sonra, asıl mesleği
olan terziliğin yanında, ikinci bir meslek daha
edindi. "Nettoyage â Sec" (Kuru
Temizleme) adıyla yeni bir servis kurdu. Temizlenmesi için kendisine getirilen çamaşırların
lekeli kısımlarını terementi-benzin
karışımının içine yatırıyor, sonra da fırçalıyordu.
Tekrar batırıp kuruttuktan sonra, bir
kez daha fırçalıyor ve böylece-kuru temizlemeyi
bitirmiş oluyordu. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Çrş Nis 01, 2009 12:57 am Mesaj konusu: |
|
|
ELEKTRİKLE AYDINLATILAN İLK KASABA
Daha önce kullanılan gaz lambalarının yerini
elektrik lambalarına bıraktığı ilk kasaba,
ABD'nin Indiana eyaletindeki Wabash'dır.
Bu kasabanın meydanı 4 bin mumluk 4 Brush
ark lambası ile aydınlatılıyordu. Değişiklik 31
Mart 1880 günü yapıldı.
ELEKTRİK MOTORLU İLK KORNA
İngiltere'de United Motor Industries Ltd. tarafından
Wagner Electric Motor Horn adıyla
üretildi. 28 Ağustos 1906'da The Motor adlı
dergide ilanlarla tüketicilere tanıtıldı. Firmanın
kendi satış rakamlarına göre korna, çok
büyük ilgi gördü. Eylül ayında, aynı dergide
yayınlanan ilanlara göre, "Bu yeni kornaya
olan hayranlık bir çığ gibi büyüyor, üretim
adeta kapışılarak tüketiliyordu." O ay yapılan
bir denemede, kornanın sesinin yaklaşık
800 metreden duyulabildiği saptandı. Sıradan
kornalar ise, ancak 400-500 metreden duyulabiliyordu.
Bu yeni aygıtı ilk kullananlar, Napier
marka arabalarına taktıran Cecil Edge ve
S.F. Edge'dir.
İLK KUBBE
Üç boyutlu kemer de diyebileceğimiz kubbe,
Romalılar tarafından bulunmadan önce, binaların
çatıları düz, odalar da dörtgen şeklindeydi.
Bu nedenle kubbeler, binaların değişik
görünümler almasını sağlamakla kalmadı, aynı
zamanda geniş kullanımlı mekânlar yaratılmasına
da olanak verdi.
M.S. 124 ve 128 yılları arasında İmparator
Hadrianus tarafından yaptırılan Pantheon
Tapınağı'nın kubbesi, Romalılar zamanında
yapılan kubbelerin en büyüğü ve en görkemlisidir.
Yaklaşık 47 metre çapında olan
kubbe, 25 metre yüksekliğinde ve 7 metre kalınlığında
bir duvarın üzerinde durur.
Kemerler gibi, kubbeler de ahşap bir kalıpiskele
üzerine inşa edilir. Yapım tamamlandıktan
sonra bu ahşap kalıp sökülür. Bizanslılar,
kubbe yapımcılığında ileri bir adım daha attılar
ve kare şeklinde bir mekânın üzerini kubbeyle
kapatmayı başardılar. M.S. 537'de yapılan
Ayasofya, bunun en görkemli örneğidir.
1300'lü yılların sonlarında, Orta Asya'da, Semerkand
yöresinde, İslam şaheseri olan kubbeler
yükselmeye başladı. Rönesans'la birlikte,
kubbe yapımcılığı bir kez daha Avrupa'
nın tekeline geçti ve yeni başyapıtlar, Avrupa'nın
çeşitli yerlerim süsledi. Osmanlıların da
kubbe mimarisine büyük katkıları oldu. Modern
geometrik kubbelerin yapımı ise 1948 yılından
itibaren Amerikalı mimar Buckminster
Fuller'ın öncülüğünde gerçekleşti. _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|
| Başa dön |
|
 |
gülcan
Kayıt: 01 Şub 2009 Mesajlar: 331
|
Tarih: Çrş Nis 01, 2009 2:50 pm Mesaj konusu: |
|
|
ramazan bey bu ilkler bi eksiklikmi var mesela ilk crohn hastası kimmiş.ben onu göremedim.valla çok merak ettim.bulmak mümkünmüki??  |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|