| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Ercan Zorlu Süper Moderatör

Kayıt: 28 Arl 2007 Mesajlar: 1648 Konum: MODA-KADIKÖY --İSTANBUL Hastalık:CROHN İlaç:NALTREXONE(LDN)
|
Tarih: Prş Hzr 04, 2009 2:24 pm Mesaj konusu: KOLESTROL OYUNU... |
|
|
CANAN HOCAMIZA TEŞEKKÜRLER...
GÖNDERDİĞİ BİLGİLER İÇİN..
KOLESTEROL
260 Kolesterol iyidir ile başladık.
İlaç satışları düştükçe, sağlıklı yaşam için gerekli kolesterol miktarı da düşürüle, düşürüle 120 ye indi.
Baktılar bu da satışları arttırmaz oldu,
Şimdi diyorlar ki; Statinler (Kolesterol ilaçları) , Alzaimer'i önlüyor.
Oysa bu konuda tek bir araştırma yok.
Unutmayın metabolizma erkeklik hormonunu kolesterolden yapar-
Prof. Dr. Cankat Tolunay
(05.05.2008 ATV Muhabir programı)
**
Statinler tüm vücudu koruyor.
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
(28.09.2005 Hürriyet)
***
"Kolesterol İcat edilmiş bir hastalıktır"-
Shane Ellison
Kolesterolümüzün yükselmesinden çok korkuyoruz. Çünkü diyetisyenler ve hekimler,
basın-yayın organlarında, kolesterolün kalp ve damar hastalıklarına neden olduğu
yönünde hemen her gün bizi uyarıyor.
Ancak sesleri diğerlerinin arasında kaybolsa da aksini iddia eden uzmanlar da var.
Yüksek kolesterolün, söylendiği gibi sağlığımız için tehlike oluşturmadığını söylüyor,
hatta kandırıldığımızı iddia ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde 'Bir Masalmış Kolesterol'
adlı kitabı Türkçede yayımlanan Shane Allison, aslında bir hastalık tanımlandıktan
sonra onunla ilgili bir ilacın yapılması gerektiğini belirtiyor ve şöyle diyor:
'Kırmızı pirinç mayası denen mantarın, kolesterol düşürücü etkisi olduğu keşfedilince
ilaç endüstrisi sırf ilacı satmak için insanları yüksek kolesterolün bir hastalık olduğuna
inandırdı. Önce ilacı yaptılar, sonra hastalığı icat ettiler.' Benzer görüşleri
Türkiye'de dillendirenler de var. Prof. Dr. Ahmet Aydın ve biyolog Mevlüt Durmuş
bunlardan ikisi. Bu üç uzmanla kolesterol üzerine yaptığımız röportaj, hiç duymadığınız
bilgi ve yorumları içeriyor.
Kolesterolümüzün, uzmanların yaşımıza ve cinsiyetimize göre belirlediği değerlerin
üzerine çıkmasından fena halde korkuyoruz. Çünkü yüksek kolesterolün damar tıkanıklıklarına
ve kalp rahatsızlıklarına sebep olduğu yönünde, yayın organlarında hemen her gün
bir uzman uyarısı ile karşılaşıyoruz. Sesleri, kolesterolü yükseltecek gıdalardan şiddetle
kaçınmamız gerektiğini söyleyenler kadar çıkmıyor; ancak aksini iddia eden uzmanların
sayısı da hızla artıyor. Kolesterolün yüksek olmasının sağlık için bir tehlike oluşturmadığını,
hatta ticarileşen tıbbın, ilaç tüketimi için icat ettiği bir hastalık olduğunu söylüyorlar.
Kitaplar yazıp, sanal ortamda seslerini yükseltiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Hayy Kitap'ın '
acil serisi' dizisinden çıkan 'Bir Masalmış Kolesterol' adlı kitabı buna bir örnek. Kitapta,
yükselecek diye ödümüzün koptuğu kolesterol ile ilgili ilginç iddialar öne sürüyor, organik
kimya uzmanı Shane Ell ison. Kitabın yayınını fırsat bilerek, sentetik tıbbı terk edip bağımsız
bir araştırmacı olarak çalışan Shane Ellison ile bir söyleşi yaptık, kendisinden pratik öneriler aldık.
Kolesterol ile yaygın kanıların aksine tezleri ile bilinen Prof. Dr. Ahmet Aydın'a ve biyolog
Mevlüt Durmuş'a mikrofonumuzu tuttuk. İşte kolesterol ile ilgili pek sık duyamayacağınız
türden açıklamalar...
Senelerdir kolesterol ile ilgili olarak kandırıldığımızı yazıyorsunuz.
Peki, bu 'kandırmaca' neden?
Çünkü sadece kârlarını düşünüyorlar. 'Bir Masalmış Kolesterol' kitabımda gösterdiğim gibi,
sağlık mafyası hem toplumu hem de doktorları kandırmak için istatistik cambazlığı yapıyor.
Kendi yazdıkları -veya yazdırdıkları- yazılar uzmanlar tarafından yazılmış gibi gösteriliyor.
Her iki taktik de kolesterol düşürücü ilaçlar ve kalp hastalığı hakkındaki gerçekleri gizliyor.
Kitabımdaki gibi gerçeklerle karşılaşıldığında, ilaçlar olmadan da kalp hastalığından
korunabileceğimizi görüyoruz...
Doktorların 'kötü' dediği LDL-kolesterolün kötü olmadığını söylüyorsunuz.
Kolesterol ve LDL-kolesterol nedir?
Kolesterol vücutta en bol bulunan steroid moleküllerden biridir. Birkaç görevi vardır.
Hücre zarını bir arada tutar. Miyelin kılıfını oluşturan parçalardan biri olarak beynin
çalışmasına yardımcı olur. Bizi viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan korur. Hormon seviyemizi
düzenler. Tüm bu görevleri yerine getirebilmek için kolesterol 100.000 mil uzunluğundaki
arterler boyunca 'lipoproteinler' tarafından taşınmalıdır. En önemli lipoproteinlerden biri de
düşük-yoğunluklu-lipoprotein (LDL)'dir. Temel görevi ihtiyaç duyduğumuz kolesterolü vücudun
çeşitli parçalarına dağıtmaktır. LDL-kolesterol olmasaydı ölürdük. Kitabımda da gösterdiğim gibi,
LDL-kolesterol düştüğünde sağlığımız da çöküyor; fikir liderleri bize ne söylüyorlarsa tam tersi!
Peki, dediğiniz gibi kolesterol bu kadar faydalı bir molekülse,
neden uzmanlardan aksini duyuyoruz?
Çünkü ilaç endüstrisinin kolesterolü düşürecek bir ilacı var. Kolesterol düşürücü ilaçların
ortaya çıkmasından itibaren (1970 senesi civarında), insanların kafasına vura vura
'yüksek kolesterol kalp hastalığına sebep olur' mesajı verilmekte. Aslında bir hastalık
tanımlandıktan sonra onunla ilgili bir ilacın yapılması beklenir. Fakat bu örnekte bunun
tam tersini görüyoruz...Kırmızı pirinç mayası denilen mantarın,doğal ortamında istilacılarına
zehir olarak ürettiği bir salgının kolesterol düşürücü etkisi olduğu keşfedildi.
İlaç endüstrisi insanlar üzerinde de aynı etkiye sahip olduğunu gördü.
Böylece bunu izole edip kendileri üretmeye başladılar. Artık, ilacı sa tmaları için yapmaları
gereken tek şey insanları kolesterolün tehlikeli olduğuna, yani yüksek kolesterolün bir
hastalık olduğuna inandırmaktı. Bu mesajı yeteri kadar yaydıklarında insanlar ilaçları
kullanmaya başladı. Önce ilacı yaptılar, sonra has talığı icat ettiler.
Kolesterol ilaçlarının etkisiz olduğunu gösteren
bir bilimsel kanıt var mı?
Hem de tonlarca... Statinlerle ilgili yapılmış bilimsel araştırmalara topluca 'kolesterol
düşürücü ilaç deneyleri' deniyor. Kitabımı okuyanlar, bu araştırmalarda, ilaçların faydasının
görülmeyip tehlikelerinin belgelendiğini öğrenecekler. Bu gerçeklerin doktorlardan ve
toplumdan nasıl saklandığını da…
Kolesterol dediğiniz gibi suçlu değil de masum ise
kalp hastalığına aslında neler sebep oluyor?
Hareketsiz bir hayat sürmek, yeteri kadar C vitamini almamak, güneşe yeteri kadar
çıkmamak, çok fazla şeker ve yapay tatlandırıcı yemek gibi alışkanlıkların tümü kalp
hastalığına sebep olabilir. 'Bir Masalmış Kolesterol', kalp hastalığını önlemek için, ilaç
kullanmaksızın yapabileceğimiz şeyleri de gösteriyor. Kardiyovasküler sağlığımızı
korumak için en önemli şeylerden biri hareketli bir hayat sürmek. Düzenli ve hafif spor
yapmak genel sağlığımızı korumak için yapabileceğimiz en iyi şey. Hareketsiz kalmak,
vücudumuza, ona artık ihtiyacımız olmadığı mesajını veriyor.
YAZI DİZİMİZİN 2. KISMI BİRAZDAN ... _________________ "Low Dose Naltrexone (LDN) may well be the most important therapeutic breakthrough in over fifty years. It provides a new, safe and inexpensive method of medical treatment by mobilizing the natural defenses of one's own immune system.
........... " — David Gluck, MD
ÇEVİRİSİ.:...............
"Düşük Doz naltrekson (LDN) de en önemli tedavi atılım elli yıl içinde olabilir. Bu kişinin kendi bağışıklık sisteminin doğal savunma seferber ederek tıbbi tedavi, güvenli ve ucuz yeni bir yöntem sağlar.LDN önemli sağlık maliyetlerini azaltır ve hastalıkların geniş bir dizi tedavi artırır........
Naltroxene (LDN = Low Dose
Naltrexone)..(ETHYLEX -VIVITROL-NEMEKSİN=Muadili NALTREXONE)
OKUNUŞLARI:Naltrekson,Naltrexone,Naltreksone
http://www.barsakforum.com/naltrexone-tedavisi-crohn-da-vt58.html?highlight=naltroxen |
|
| Başa dön |
|
 |
Ercan Zorlu Süper Moderatör

Kayıt: 28 Arl 2007 Mesajlar: 1648 Konum: MODA-KADIKÖY --İSTANBUL Hastalık:CROHN İlaç:NALTREXONE(LDN)
|
Tarih: Prş Hzr 04, 2009 3:08 pm Mesaj konusu: |
|
|
'Şeker, vücudumuzun bir numaralı düşmanı' diyorsunuz.
Gerçekten bu kadar kötü mü?
Sükroz, früktoz, yüksek früktozlu mısır şurubu (nişasta bazlı sıvı şeker)
formundaki şekerler ve aspartam, sukraloz gibi yapay tatlandırıcılar en
kötü şeyler arasında. Bunlar vücudumuzda obezite, diyabet, kalp hastalığı
hatta kansere davetiye çıkaran bir ortam oluşturuyorlar.
Kalp-damar hastalıklarını önlemede bize yardımcı olacak,
önereceğiniz yiyecekler var mı?
[b]
Kalp hastalığını önlemek için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri işlenmemiş,
rafine edilmemiş, fabrikadan çıkmamış yiyeceklere yönelmek olmalı. 'Yiyecek bir
kutudan veya ambalajdan çıkıyorsa uzak durun' diyorum kısaca. Kalbi korumak
için yenebilecek en güzel gıdalar doğal ortamda otla beslenmiş dana-sığır eti,
brokoli, karnabahar, yumurta (doğal ortamda yaşayan tavuk yumurtası), çilek,
ahududu, böğürtlen gibi meyveler ve ıspanak...
Yakın zamanda Türkçeye çevrilecek başka bir kitabınızın
daha olduğunu duyduk, öğrenebilir miyiz?
Health Myths Exposed (Sağlık Efsaneleri İfşa Ediliyor) isimli kitabım eylülde
yine Hayy Kitap tarafından basılacak. Kitabın farklı bir ismi olabilir, onu şu anda
net söyleyemiyorum. Bu türden kitaplar, yeni bir harekete yol açıyor. Aşırı bir şekilde
artmış bulunan hastalıklardan ve tehlikeli ilaçlardan uzak durmaya çalışan insanlar
var artık. Bu hareket, Türkiye'de de yayıldıkça, reçeteli ilaçlar olmadan da sağlıklı
yaşamaya çalışan insanların sorularına cevap niteliğinde kitaplar da artacaktır.
45'inden sonra kolesterol zaten yükselir
Kolesterolün, yaygın kanının dışında zararlı olmadığı
öne sürülüyor, siz ne diyorsunuz?
Kolesterolün zararlı olduğu yönündeki yaygın bilginin bir masal olduğu görüşüne
katılıyorum. Şöyle ki: Size bir bardak su getirsem ve 'içindeki bileşenler zararlıdır'
desem tepkiniz muhtemelen sıvının ne olduğunu anlama yönünde olurdu. İçinde
ne olabilir, H2O olabilir ya da hidrojen peroksit H2O2 olabilir ki o da sıvıdır.
İlki hayat verir, ikincisi öldürür. Kolesterol konusunda yapılan saçmalık, verdiğim
örneğe benzer şekilde, bardakta ne olduğu söylenmeden size sıvının zararlı olduğunun
söylenmesidir. Kolesterolün zararlı olduğu yönündeki yaygın teoride, yöntem yanlış,
matematiksel ve mantıksal değil.
Öyleyse neden bize sürekli kolesterolden kaçınmamız gerektiğini
söyleyen görüş hakim?
Bu kaçınılmaz. Dünyadaki 8 milyar insanın 45 yaşından sonra en az yüzde 30
ila 40'ında kolesterol yükselmek zorunda. Eğer kolesterolün yüksek oluşunu bir
hastalık olarak gösterip bunu düşürecek bir alternatif gösterecek olursanız,
sürekli ve muazzam bir para kazanırsınız. Kardiyologlar ölüm oranları ile kolesterol
yüksekliği arasındaki ilişkiye asla girmezler. Çünkü yaşlılarda kolesterol düzeyi
yükseldikçe ölüm oranı azalır. Yüksek kolesterol zararlı diyen uzmanların
söylediklerinin tam tersi bir durum yani.
Kolesterolün düşük tutulması gerektiği yönündeki
yaygın kanıya siz neden katılmıyorsunuz?
Organizmada bazı moleküller yükseliyorsa bu, bir hastalıkla ilişkilidir.
Mesela bir enfeksiyonda kandaki lökosit sayınız artar, ateşiniz yükselir.
Doktor size 'Kandaki lökosit sayınız sizi hasta etti' demez, 'Hastalığınızdan
dolayı lökosit sayınız arttı' der. Enfeksiyona neden olan bakteriyi verdiği ilaçla
öldürür ve lökosit sayısı normale iner. Aynı mantık kolesterol için de geçerlidir.
Kolesterolün yüksekliğini hiçbir hastalıkla ilişkilendiremediler. Bu yüzden
de doğrudan kolesterolü hedef aldılar.
İlaç tüketimine dayalı sistem işliyor
Yaygın bir kanaat var, 'kolesterolümüz düşükse sağlıklıyız ve kalp
rahatsızlıkları açısından risk altında değiliz' şeklinde.
Siz bunun doğru olmadığını söylüyorsunuz, neden?
Bir yığın araştırma var, kolesterolü ortalamadan düşük olanların başka hastalıklara
çok daha fazla yakalandıkları yönünde. Ancak bunları söylemek size ticari açıdan
bir şey kazandırmaz, kaybettirir. O yüzden ibre daha çok kolesterol karşıtı kampanya
yürütenler lehinde çalışır.
Tıbbın ticari bir faaliyete dönüştürülmesinden mi kaynaklanıyor bu?
Sanayiciler artık ciddi yatırımlar yapıyorlar. Çünkü çok büyük bir rant var ortada.
1960'lara 70'lere kadar bu böyle değildi, tıp safiyane amaçlarla yapılıyordu.
40 yıldır ilaç tüketimine dayalı bir anlayış ve sistem geliştiriliyor. İlaç sanayii,
hastalığı değil, belirtilerini yok edecek ilaçlara yöneldi. Mesela başınız ağrıyorsa
onun gerçek nedenini bilmeyi değil, ağrısını dindiren ilaçlar vermeyi öneriyor tıp.
Sebebi bilinip tedavi edilecekken migrenin 50 bin çeşidi üretilir, bunların yüzlerce
ilacı çıkar. Hastalar bu ilaçları kullanır, ağrıları yıllarca devam eder. İşte ilaç sanayiinin
de aradığı budur. Kolesterol ilacı da kullanmak tam bir abonelik sistemidir, 40 yıl kullanırsınız.
Kolesterolün düşürülmesinde kullanılan 'statin'lerin
zararlı olduğu iddiasına ne diyorsunuz?
Mesela vücudunuzda enerji santralı olan bir madde vardır ve bunu bu ilaçlar tahrip eder.
Bu ilaçları kullananlar zaten halsizlikten şikâyet ederler. Bütünüyle emin değiliz,
ama teorik olarak baktığımızda kansere de sebep olma ihtimali var. Diyorlar ki 'madem
öyle ispat edin'. Asıl siz bu ilacın zararsız olduğunu ispat etmek durumundasınız.
Ve bunu ispat etmek için trilyonlar harcamanız gerekir. Kârı olmadığı için de hiçbir firma
böyle bir masrafı karşılamaz. İşin kötüsü, devletlerin desteklediği, bağımsız araştırmalar
yapan kurumlar kalmadı. Araştırmaların yüzde 90'ı ilaç firmaları tarafından yapılıyor ve tedaviye,
önlemeye yönelik değil.
Kolesterolümüzü düşük tutarak, birtakım risklerden uzak kalmıyor muyuz?
Vücutta mikropsuz bir iltihap vardır. Vücut bunu kolesterol ile tamir etmeye çalıştığı
için kolesterol oranını yükseltir. Kolesterol bir tamir materyalidir orada. Bu, bir yangın
mahallindeki itfaiyeyi görünce 'itfaiye yangın çıkarıyor' demenize benzer. Çünkü bundan
büyük paralar kazanılıyor.
Tıpta bu kadar ilerleme ve kolesterollü gıdaların tüketiminde
büyük bir azalma varken neden koroner kalp rahatsızlıklarında muazzam bir artış var? _________________ "Low Dose Naltrexone (LDN) may well be the most important therapeutic breakthrough in over fifty years. It provides a new, safe and inexpensive method of medical treatment by mobilizing the natural defenses of one's own immune system.
........... " — David Gluck, MD
ÇEVİRİSİ.:...............
"Düşük Doz naltrekson (LDN) de en önemli tedavi atılım elli yıl içinde olabilir. Bu kişinin kendi bağışıklık sisteminin doğal savunma seferber ederek tıbbi tedavi, güvenli ve ucuz yeni bir yöntem sağlar.LDN önemli sağlık maliyetlerini azaltır ve hastalıkların geniş bir dizi tedavi artırır........
Naltroxene (LDN = Low Dose
Naltrexone)..(ETHYLEX -VIVITROL-NEMEKSİN=Muadili NALTREXONE)
OKUNUŞLARI:Naltrekson,Naltrexone,Naltreksone
http://www.barsakforum.com/naltrexone-tedavisi-crohn-da-vt58.html?highlight=naltroxen |
|
| Başa dön |
|
 |
imre Süper Moderatör

Kayıt: 15 Nis 2008 Mesajlar: 1517 Konum: Ankara Hast: Ülseratif Kolit
|
Tarih: Prş Hzr 04, 2009 5:29 pm Mesaj konusu: |
|
|
elinize emeğinize sağlık ercan abi kolesterolle problemim olmadığı halde yinede okudukca içim ferahladı. _________________ (.Fırtına Ne Kadar Sert Eserse Essin Kayadan Alıp Götüreceği Sadece Tozudur .) |
|
| Başa dön |
|
 |
Ercan Zorlu Süper Moderatör

Kayıt: 28 Arl 2007 Mesajlar: 1648 Konum: MODA-KADIKÖY --İSTANBUL Hastalık:CROHN İlaç:NALTREXONE(LDN)
|
Tarih: Prş Hzr 04, 2009 5:49 pm Mesaj konusu: |
|
|
CANAN hocamızın ellerine sağlık ...
Bu ara atağa geçti bir kısım yazılarla ...
Hazır kendisi ortalıktayken faydalanalım...  _________________ "Low Dose Naltrexone (LDN) may well be the most important therapeutic breakthrough in over fifty years. It provides a new, safe and inexpensive method of medical treatment by mobilizing the natural defenses of one's own immune system.
........... " — David Gluck, MD
ÇEVİRİSİ.:...............
"Düşük Doz naltrekson (LDN) de en önemli tedavi atılım elli yıl içinde olabilir. Bu kişinin kendi bağışıklık sisteminin doğal savunma seferber ederek tıbbi tedavi, güvenli ve ucuz yeni bir yöntem sağlar.LDN önemli sağlık maliyetlerini azaltır ve hastalıkların geniş bir dizi tedavi artırır........
Naltroxene (LDN = Low Dose
Naltrexone)..(ETHYLEX -VIVITROL-NEMEKSİN=Muadili NALTREXONE)
OKUNUŞLARI:Naltrekson,Naltrexone,Naltreksone
http://www.barsakforum.com/naltrexone-tedavisi-crohn-da-vt58.html?highlight=naltroxen |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|