rsevinc

Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 2390 Konum: Kadıköy/İstanbul
|
Tarih: Pzr May 04, 2008 4:47 pm Mesaj konusu: SANAL DÜNYADA AKLI BAŞINDA KALMAK |
|
|
Sanal Dünyada Aklı başında Kalmak
Sanal dünyanın, YALAN DÜNYA olduğu ve buradan, ne gerçek dostluk ve arkadaşlıkların ve ne de kalıcı ilişkilerin çıkmayacağı gibi yaygın bir kanaat var. Uzatmaya gerek yok…Bu düz mantıkla bakanlar meseleyi şöyle yorumlayıp ortaya koyuyorlar:
Gerçek hayatta, çevresiyle iletişim kuramayan, mahallesindeki, sokağındaki insanla, komşusuyla, hatta aynı apartmanı paylaştığı insanlarla arkadaşlık, dostluk kuramayan insanlar, sanal dünyada yalancı dostluklar, arkadaşlıklara sığınıyorlar!
Düz bir mantıkla bakıldığında bu yargı doğru gibi görünüyor. Gerçekten, benim de aynı apartmanda oturduğumuz insanlarla bile, sanal alemde olduğu kadar iletişimim ve arkadaşlığım yok! Ancak, meseleye bir de tersinden bakmayı deneyip, sıradışı ve AYKIRI(olumlu manada) bakacak olursak, benim -aynı zamanda rahatlıkla ve genişçe kanıtlayabileceğim- tam aksi bir iddiam var ve şu:
AKLI BAŞINDA OLAN VE NE İSTEDİĞİNİ TAM BİLEN BİR KADIN VE ERKEK İÇİN, SANAL ALEM, EN AZ GERÇEK DÜNYA KADAR GERÇEKTİR; HATTA, ÜSTÜN TARAFLARI OLDUĞU BİLE SÖYLENEBİLİR!
Doğrusu şu ki; burada insanları tanıma imkanına sahip olduğumuz kadar, gerçek hayatta çoğu zaman sahip olamıyoruz! Uymuyor çünkü… Bir kere, herkesin kendine göre bir telaşı var…Siz, mahalle ve sokağınızda, apartmanınızdaki bir insana, sanal alemde olduğu gibi sorular sorup, ne düşündüğünü söylemesini isteyemezsiniz!…En basitinden tuhaf kaçar…Ancak sanal alemde bunu rahatlıkla yapabiliyorsunuz…Mesajlaştığınız bir insanla ilgili her şeyi, ne istediğini, ne istemediğini hangi meseleye nasıl baktığını, zaaflarını, … sorabiliyorsunuz! Gerçek hayatta bunu yapmanız mümkün değil! ( istisnaları saymıyorum, genel manzaradan söz ediyorum)
Tabii, kendimizi kandırıp polyannacılık oynamazsak…İnsan ilişkileri şu anda benim tasvir ettiğim gibi…
Sanalı YALAN DÜNYA olarak algılayanlara şunu sormak lazım: Siz, bugüne kadar, zorunlu olarak tanıştığınız insanlar dışında, sokakta, otobüste, şurada burada gördüğünüz kaç insana (kadın veya erkek) tanışma teklifinde bulundunuz, kaç kişiyle arkadaşlık/dostluk kurdunuz?
Kısacası;istisnai olarak bunu becerebilen insanlar olabilir…Ancak,bu şekildeki iletişimler son derece sınırlıdır, denilebilir…Uymaz bir kere…Neye göre ve nasıl yanaşıp teklif edeceksiniz…Huyunu, suyunu, düşüncelerini, nasıl bir insan olduğunu nereden anlayacaksınız? Ters bir tepki almayacağınızın garantisi nedir?
Elbette ki, ret cevabı alma, sanalda da ihtimal dahilinde ama, en azından, hayır, cevabı aldığınızda, reel hayattaki gibi gururunuz incinmez, yolunuz açık olsun!, dersiniz! Fakat, gerçek hayatta böyle mi? Bir de belki azar ve istiskal işitirsiniz!Yani, deyim yerindeyse, olay format meselesi…Sanalın formatı bu iş için ideal…Ancak, tekrar belirteyim, tabii ki, belli bir birikimi olan, aklı başında insanlardan sözediyorum…Karşısına çıkacak insanı tanıyacak kadar birikimi ve deneyimi olan, ne istediğini, ne istemediğini tam birilerinden sözediyorum…
Çünkü, insanların iç dünyalarını, burada kopan fırtınaları bilmeniz, içlerinde çeşitli fırtınalar kopan insanların, kendi hayatlarına dokunulmasını isteyip istemediklerini anlamanız mümkün olmuyor…
Ayrıca; reel hayatta karşınıza çıkacak olan veya tanışacağınız bir insan -çoğu zaman- öncelikle sizin kılık-kıyafetinize, dış görünümünüze, arabanıza, statünüze…vs. bakarak size yaklaşacak ve sizi böyle değerlendirecektir…İtiraz etmenin anlamı yok, bu böyle…Örneğin; pejmurde –ya da mütevazi- bir kıyafet ve kirli bir sakalla girdiğiniz bir toplumda, kimse sizin beyninizin içinde olanları, dünya görüşünüzü, kişiliğinizi merak etmez…Reel hayattaki tanışma istek ve taleplerinin büyük bir kısmı, sırf bu yüzden sonuçsuz kalmaktadır…(Kadın-erkek veya duygusal ilişkileri bırakın, sosyal veya ticari-kültürel hayatta bile bu böyle…) Fakat, insanlar sanal dünyada karşıdakini nötr olarak değerlendirip, onun düşüncelerini, hayata bakışını, kişiliğini…vs. beğendikten ve bunu kendi kafalarında çözdükten sonra, daha sonra karşılarına çıkan insanın soyu-sopu,fiziği, mevkii…ne olursa olsun, bunu görmüyorlar bile…
Düşüncelerini tanımadan önce, aynı insanı sokakta veya bir topluluk içinde görseler, belki dönüp bakmazlar…
Burada, üzerinde durulması gereken tek önemli nokta, sanal alemde yazılan ve söylenenlerin gerçekleri ne kadar yansıttığıdır? …İşte burada, hayat deneyimi ve birikim devreye giriyor!
Kanaatimce; sanaldan istenilen düzeyde verim alınamamasının en önemli sebebi insanların ketum oluşu sonucu, kendilerini, açık, net ve mertçe ifade edip ortaya koymamaları ve bunu belirtmemeleridir…
Bir de, gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan şeyler peşinde koşan veya bunu arkadaş, dost, eş… seçiminde bir ölçü olarak almaya çalışan, hatta hayatını bunun üzerine kuran bayanlar var… Örneğin; aynı burçtan olmak/olmamak…
Benim bu konudaki düşüncem şu: Bir şey, ya BİLİM-in konusudur ki, bu taktirde, doğruluğu kesin olarak kanıtlanabilir ve laboratuarda test edilebilir olmalıdır… Ya da DİN-in (ve inancın) konusudur ki, bu taktirde de kutsal metinlerde, hiçbir yoruma yer bırakmayacak bir açıklıkta ve kesinlikte yer almalıdır… Bu açıdan bakıldığında, burçların (ve bununla bağlantılı olan tüm şeylerin) bu her iki referansta da bir yeri yok…(Bu her iki referansı temsil iddiasında olan kimi insanların, bu söylediklerime aykırı olan ve bu tür şeylere prim veren düşünceleri ise kaale alınmaz…Çünkü, onların kişisel düşünceleridir…) Dolayısıyla; burç olayına sadece bir eğlence ve -belki- folklor olarak bakmak gerektiği kanısındayım…
Sanal hakkındaki en yanlış, tehlikeli ve şık olmayan düşünce, öyle ise, burada işin ne? anlamına gelebilecek yorumlardır… Bu düşünceyi tehlikeli buluyorum… Çünkü, bu ve benzeri düşüncelerin -eski tabirle- mefhum-u muhalifi şudur:Sanala, aklı başında, toplumsal problemlerle ilgilenen, bunlar için projeler üreten, insanlara yardım etmeyi seven, organik bağı olan insanlar için kendini feda edebilen….vs. düzeyli insanlar girmez! Peki, biri kalkıp, bu tür yorum yapana şunu sorsa ne olur ve bunun ucu nereye dayanır: Ne yani, buraya hep kalitesiz, bir işe yaramayan, insanlar mı giriyor?…Peki sizin yeriniz neresi?
Bu, kabul edileceği gibi hiç şık bir soru olmaz…. Kendi adıma, sanala girdiğim –yaklaşık- 1 yıllık zaman içinde -sanala ilk girişteki düşüncelerimi de aşan- olumlu bir dünya ile karşılaştım…En az reel hayattaki kadar içten, özverili, dürüst, kendisiyle barışık, iyi niyetli…insanlar tanıdım…İçlerinde, doktor, mühendis, avukat, öğretim üyesi, müzisyen…vs. her sınıftan insan vardı…Ülke olarak; Almanya, Kanada, Kosova, Bulgaristan, Avusturya, Hollanda…dan bile arkadaşlarım oldu…
Tekrar, sanal alemin gerçek hayat karşısındaki konumuna dönecek olursak, aklı başında olan ve ne istediğini ne istemediğini tam olarak bilen ve bunu açıkça ve net olarak ifade eden birisi için, sanal alemin gerçek hayattan hiçbir farkı yoktur;
Ve son söz: Keşke sanal dünya ile 10 yıl önce tanışmış olsaydım
psikolog zeyneb gülay kibaroğlu _________________ "SEVGİ EMEK İSTER"
"SEVMEK İÇİN YÜREK; SÜRDÜRMEK İÇİN EMEK GEREK"
www.barsakforum.com |
|